Hükümetin Türk Lirasının döviz karşısında değer yitirmesi ve KKTC’nin ekonomik olarak yangın yerine dönmesi  üzerine aldığı sözde ekonomik önlemler, Hükümetin acz içinde olduğunu gösterdi. Bu yönde alınan tedbirleri açıklayan Kalyoncu’nun açıklamasını okuyanlar, “Dağ fare bile doğurmadı” dediler. 90 gün süre ile ithalâtta tüketim maddelerinde kurların sabitlenmesi olumlu gözükse ve bu birçok kesimin talebi olsa bile, tamamen softa şaşırtmasıdır. Çünkü kurların sabitlendiği Mart – Ağustos dönemi kur ortalamasının alınması ile kurların en yüksek olduğu dönemin ortalaması olduğu için çok yüksektir. Olumlu hiçbir etkisi görülmeyecektir. Kur sabitlemesi 2015 Mali yılı bütçesi hazırlandığı günkü yani doların 2.20 olduğu kur olmalıdır. Çünkü o kura göre hazırlanan bütçedeki personel giderleri ile cari transferler tesbit edilmişti. Dolayısı ile çalışan ve emeklilerin reel gelirleri bugün sabitleneceği söylenen dolar kuruna göre bile %23 değer kaybetmiştir. Çalışan ve emeklinin reel gelirindeki 7 aylık kayıbın bir kısmını olsun karşılayacak hiçbir önlem alınmamıştır. Türk Lirasının 2014 yılındaki deger kayıblarını da göz önüne aldığımız zaman çalışan ve emeklinin gelirlerindeki reel kayıb %40’ları aşmaktadır. Yani TL’nin değer kaybından dolayı en fazla mağdur olan çalışan, emekli ve asgari ücretli için hiçbir önlem düşünülmemiş ve alınmamıştır. Hükümetin sabitlemeyi düşündüğü kur sabitlemöesinden de yine en kârlı hükümet çıkacaktır. Çünkü çok yüksek sabitlenen kurlar yüzünden hükümetin dolaylı vergiler yolu ile gelirleri artmaya devam ederken, çalışan, emekli ve asgari ücretli de fakirleşmeye devam edecektir. Hükümetin alması gereken önlemler, kurun bütçenin hazırlandığı kura göre sabitlenmesi, asgari ücreti günün koşullarına göre yükseltmesi, sahte değil, gerçek hayat pahalılığını eşel mobil yoluyla geçmişte olduğu gibi iki ayda bir maaşlara yansıtması, temel gıda mallarının fonunu ve KDV’sini düşürmelidir. Bu önlemler uygulanırken hükümetin gelir kaybının önüne geçilebilmesi için her türlü lüks tüketim malından alınan fonları yükseltmesi, ülke dahilinde de lüks sayılan tüketim mal ve hizmetlerinin vergilendirmesi gerekmektedir. Örneğin otel gibi iş yerleri dışındaki özel yüzme havuzlarından metre kare başına enaz 100 lira vergi alınması, lüks araçların seyrüsefer harçlarının artırılması gibi. 2015 yılı mali bütçesi hazırlanırken o günkü dolar kuru olan 2.2 liradan Türk Lirasına çevrilen ve bütçeleştirilen TC yardım ve kredilerinin bugünkü kurdan yeniden hesaplanması ve aradaki fark TC’den talep edilirken, Kayıt dışı ekonomi ile mücadeleye hız verilmelidir.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31