Bugün 19 Mayıs…

Ata’nın gençliğe hediye ettiği gün.

Mesajlar yayınlanacak, nutuklar atılacak, gençliğin ülkeler için ne kadar önemli olduğuna vurgu yapılacak!

Ve yarın da hepsi unutulup gidecek!

Gönül isterdi ki böyle bir günde, gençlerimiz geleceğe umutla bakabilsin, işsizlik sıkıntısı çekmesin, geleceğini de başka ülkelerde değil kendi ülkesinde arasın.

Ama mümkün değil!

Bir devlette eğer gençler için hiçbir proje üretilmiyorsa, resmi makamlarca açıklanan 15 bin işsiz genç geleceğe nasıl ümitle bakabilir ki?

UBP Gençlik Kolları gün dolayısıyla bir takım etkinlikler düzenledi.

Bunlardan bir tanesi de ‘bir dilek tut’ kampanyasıydı…

Buna cevap gecikmedi;

Telefonda arayan bir genç, ‘biz de en az onlar kadar istihdam edilmeyi istiyoruz’ dedi…

Yani, onlarla aramızda dağlar kadar fark var dedi…

Ülkede fırsat eşitliği olmadığını, partili çocuğu olmayınca istihdam edilmenin mucizelere kaldığını ifade etmeye çalıştı…

Yalan mı dedi?

Bu devletin gençler için tek bir projesi bile yok!

Yok çünkü, önce kendi gençlerim, önce kendi partilim, önce kendi insanım diyor.

Hoş diğerleri de farklı değil!

Gelen kendi insanını alıyor, öbürünü kovuyor, bir kısır döngüdür almış başını gidiyor…

Bir sosyal sigorta emiklisinin oğlunu işten atıp, onun yerine emekli bir müsteşarın oğlunu istihdam ederseniz, bu ülke gençliği nasıl geleceğe umutla bakabilsin ki?

Şu anda hangi gence bir dilek tut deseniz, kapar gözlerini ve öncelikle istihdam diye haykırır…

Haykırır, sonra da üstüne buz gibi bir bardak su içmekle kalır…

Bu ülkenin bir gençlik projesi olsaydı bu kadar çok genç trafik kazalarında heba olmazdı.

İstatistiklere bakınız ölümlü kazaların çoğu 20 yaşlardaki gençlerimiz.

Gençliğin verdiği enerji, hız tutkusuyla birleşiyor, buna bir de alkol eklenince kaçınılmaz son geliyor ve ardından da hüzün dolu tablolar…

Çıksın devletin bir kişisi gençler trafik kazalarında yitirilmesin diye hangi projeyi ortaya koymuş?

Bugün 19 Mayıs…

Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı…

Önce anıta çiçekler konacak, sonra gösteriler yapılacak ve bol nutuklu söylemler birbirini izleyecek.

Hükümeti de muhalefeti de gençlere verdiği önemi sıralayacak…

Ve biz de yutacağız!

 

 

Okur görüşleri

 

“İşi çığırından çıkaran biz velileriz…”

 

“Özel derse bende karşıyım ama mecburen götürüyoruz Bu yıl oğlum İngiltere’ye gitti. Geçen yıl 4 dersten ders aldırıyordum . Benim tespitim çocuklar kolaya alışmış sınıfta ders dinlemiyorlar ne de olsa!


Derse gideceğim orda dinlerim hesabı. Biz öyle değildik, yeni gençlik maalesef öyle verdiği emeğin karşılığını bir tamam alan öğretmenin yanında! Öğretmenlerin bazıları tanıdık çocuklardan para almıyorlar. Bu işi çığırından çıkaran aslında biz velileriz, çocuğun arkadaşı alıyor ha de bizde. TMK’da öğrenciler ders dinlemeyip çalışmadıkları için bazıları iki hocadan matematik, kimya ve fizik dersi alıyor. İki hocanın biri okul hocası oluyor diğeri başka okuldan. Genellikle Yakın Doğu’dan bir hoca oluyor. Derse gitmeyen çocuklar geçemiyor. Seçilmiş çocuklar olmasına rağmen bazen sınıfın yarısı bazı derslerden 3-4 alıyor. Çocukları şımartıyoruz, ondan sonra da zapt edemiyoruz…”

(Kerime-LEFKOŞA)

“Levent Bey,


Kıbrıs'taki dershane meselesi iki büyük dershane olan Atlas ve Yeni Sistem dershanesinin pastadan mamma kapma meselesidir. İkisinin de sahibi devlet öğretmenidir. Biri takkiye yaparak dershaneyi emekli subay olan eşinin üzerinde, diğerleri de serbest çalışan bir öğretmen ortakları üzerine kayıtlamışlardır. Her gün biri diğerini ispiyonlamakta ve zavallı müfettişler de bunlara alet olarak öteki dershaneyi basmaktadır. Bu olayı bilmeyen de yoktur. Olay rant olayıdır. O bu yalan dolandır…”

 

 

MESAJ KUTUSU

 

Sayın Ersan SANER, Ercan havaalanı içerisinde bir personelin arpa ektiğinden haberiniz var mıydı? Bence yoktu, bir inceleyin bakalım bu rezalet ve laçkalık daha ne kadar devam edecek?

Sayın Tamay SOYSAN, Bakanlar Kurulu’nun 12 Mayıs’ta telekomünikasyon ile ilgili aldığı bir karar var. İnceleyin bakalım, perde gerisinde neler olup bitiyor?

Sayın Erdoğan SORAKIN, batık bankalar operasyonunda sizin adınız da anılmaya başladı. İddiaya göre 50 bin sterlin değerindeki bir araziyi sadece 18 bin sterlin alarak kapattığınız ifade ediliyor. Yakında kapınız çalınabilir hazırlıklı olun.

Sayın Necdet ERGUN, Ercan’ın özelleştirilmesi konusunda adınızdan sıkça bahsedilmeye başlandı. Bazı şirketlere aracılık ettiğiniz söyleniyor doğru mu?

Sayın Zorlu TÖRE, bakanlık makamından sonra her gün yüzlerce kez çalan telefonunuzun artık sesinin kesildiğinden şikayetçi oluyormuşsunuz. Siyaset böyle bir şeydir işte. Ama bu durum sizi üzmesin aksine sevindirsin. Stresli günler geride kaldı artık…

Sayın Cafer GÜRCAFER, kamu ihaleleri konusunda başlattığınız boykota yerli firmalardan destek mesajları alıyorsunuz. Bu konunun Ankara’ya da yansıdığı ve bu konuda önümüzdeki günlerde önemli gelişmelerin olacağı söyleniyor.

Sayın Yahya KURT, dün Lefkoşa’da ABD, İngiliz ve Fransız iş adamları ile önemli bir toplantıda gözlemlenmişsiniz. Yakında gökdelen inşaatının da atılacağı söyleniyor. Hayırlı işler dileriz…Bu arada bir gazete projesi için çalıştığınız söyleniyor, hadi bakalım kolay gelsin.

Sayın Ferdi Sabit SOYER, yapılan bir siyasi ankette en popüler siyasi lider olduğunuzu biliyor muydunuz? Yarına bütün sonuçları açıklayacağım, bizi izlemeye devam edin…

Sayın Burhan YETKİLİ, G.Mağusa kanalizasyon işinde çalışan işçileriniz günlük 36 TL’ye isyan ediyorlar. Bu kadar ağır ve riskli işe bu para az değil mi? Bir çoğu isyan noktasında bilesiniz…

Sayın Kemal HAVALI, bu sıralar canınız biraz sıkılabilir hesap sormak için kapınız çalınabilir. PEYAK dosyası tekrar açılıyor ve 35 trilyonluk açığın hesabı sorulacak. Bilginiz olsun istedik.

Sayın Cemal BULUTOĞLULARI, Başbakan İrsen Küçük, “Lefkoşa köy kalmayacak” derken acaba ne demek istedi? Bunun bir açıklaması olmalı değil mi?

Sayın Ali ÇELEBİ, mesajınızı aldık hassasiyetinizden dolayı teşekkür ederdik. Çok yakında size şikayetçi olan veli ile ilgili öğretmenin ismini de vereceğiz, hiç kuşkunuz olmasın.

Sayın Sibel SİBER, dünkü köşe yazınızla bir çok katı insanı bile ağlattınız. Bir yazı ancak bu kadar duygulara hitap edebilir ve insanı isyan noktasına getirir. Kaleminize, yüreğinize sağlık diyoruz.

Sayın Sami OSMANLI, gençlere yaptığınız çağrıdan dolayı mesajlar aldık. Sizin partiden olmayan bir genç dilek tutmuş, ve en az sizin kadar bu ülke insanı olduğu için fırsat eşitliği istemiş. Bir yorumunuz olacak mı?

Sayın İlkay ASLIM, çocuk bakıcısı konusunda eşiniz epey endişelenmiş ve evin bütün bölümlerine kamera yerleştirme kararı almış. Ayrıca bu kameraların masrafları da size fatura edilecekmiş. Vah kadersiz kardeşim benim vah!

Sayın Behram KAMER, biraz geç başlatmış olsanız da çevre konusundaki operasyonlar memnuniyetle karşılanıyor. Kolay gelsin diyoruz…

Sayın Hüseyin Avkıran ALANLI, hafta sonu DP rozeti takacağınızı öğrendik. Yeni partiniz hayırlı ve uğurlu olsun.

Sayın Rasıh REŞAT, üç günlüğüne İzmir yollarına düşüyormuşsunuz. Hayırlı yolculuklar dileriz. Buzlu badem ve midye tava tüketimi artacak demektir değil mi?

 

Günün Fıkrası  

 

Erkekler ve kadınlar…

 

Yeryüzündeki herkes ölür ve Tanrı'nın huzuruna çıkarlar... Tanrı der ki: "Erkekler 2 sıra olsun; bir sırada karıları tarafından yönetilen erkekler, diğer sırada karılarını yöneten erkekler. Ayrıca bütün kadınları cennete aldım; onlar meleklerle birlikte gidecekler şimdi.."

Böylece kadınlar gittikten sonra Tanrı erkeklerin karşısına geçer. Bir bakar ki karıları tarafından yönetilen erkeklerin sırası 100 km.'den uzun; ama karılarını yöneten erkeklerin sırasında sadece bir adam duruyor.

Tanrı diğer sıradakilere çok kızar: "Kendinizden utanın!! Sizi bu dünyada güç ve idarenin temsilcisi olarak yarattım ve şuraya bakın, hepiniz güçsüz karaktersiz 100 km.lik bir sürü olmuşsunuz. Bakın bir tek erkek kulum şu yan sırada tek başına gururla dikiliyor. Ondan ders alın!

Oğlum, sen anlat bunlara, sen ne yaptın da "karılarını yöneten erkekler" sırasında bir tek sen oldun?" Ve adam cevap verir:

- "Bilmem ki, karım bana burada durmamı söyledi"

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31