Arkadaş, “Sabah humus çorbasına gidelim,” dedi…

Baf’ta vardı erken saatte humusçular…

Kebapçılar da vardı.

Ciğerciler de.

Kültür bu.

Türkiye’nin Adana gibi güney ilerinde sabah kebap yeme alışkanlıkları var…

Araplarda da var.

Fakat bizdeki yaşam biçimiydi.

Onsuz olmazdı hayat.

Pide içinde ciğercik veya şişcik…

En çok da humus çorbası…

Böyle bir kültürden gelen bizler sıcak humus çorbasına hayır diyemeyiz elbet.

Bol ekşili, tahınlı nohut çorbası.

Veya nohutlu, bol ekşili tahın çorbası.

Ne derseniz deyin humus çorbasına.

Üstüne biraz da acılık serpiştirdiniz mi, değmeyin keyfinize…

Gidelim, dedik…

Erkenden buluştuk.

Sabahın ya beşiydi ya altısı.

Gittik geçerken humus çorbası yazan tabelanın olduğu dükkâna…

Kapalıydı.

Arkadaş bana, ben arkadaşa baktık.

Yanlışlık olmasın, dedim.

Yanlışlık olmasın, dedi.

Yanlışlık yoktu.

Üstelik liman gibi işlek bir caddede bulunan lokanta açık değildi.

Sandviç yeylim dedik.

Cengiz Topel Sinemasının olduğu yerde Veleddin Dayı vardı.

Sandviççi…

 Bol malzemeli, doğal sebzeli, biklalı, bazen tavukluydu sandviçleri.

Yanında da olmazsa olmazı kola…

Buradakinin sandviçleri benzer mi, dedim.

Benzer, dedi.

Madem benzer gidelim humus yerine sandviç yeylim.

Bol biklalı…

Gidelim yeylim, dedi bol biklalı.

Gittik.

Bizans, Luzinyan, İngiliz, Osmanlı ve Kıbrıs Cumhuriyeti kokusu olan Mağusa surlar içine…

Hava güneşliydi.

Isı iyiydi.

İstanbul’da bombanın patladığı gün gibi soğuk değildi…

Sessizdi de Mağusa’nın en turistik bölgesinin en işlek caddesi.

Çektik birer iskemle.

Oturduk…

Yap, dedik en fiyakalı sandviçinden.

Birer de Karga Suyu.

Karga Suyu dedikleri Mağusa’da Kıbrıslılar tarafında üretilen mandarin suyu.

Çok da güzel...

Bizim Baf’ta üretilen Ves Kola’nın meyve suları gibi.

Netice itibarı ile.

Sandviç bile yerken kaybedilenleri aradığımızı anladık.

 

Ancak humus çorbacısı, daha sonra gittiğimizde, geç açtığını anladığımız bir TC kökenli…

Humus çorbasından ne anlar, dedik.

Sandviç ise ne Veledin Dayının sandviçlerine benzer ne de Kıbrıs’a ait tadı barındırır.

Dönerken…

Durup geçenlere baktım…

Ha Adana’daki bir cadde, ha Hatay…

Daha ileri diye çıktığımız bu yoldan bu kadar geriye düşeceğimizi kim bilebilirdi?

İşte o gün bunu göremedik.

O gün dediğim, toptan kuzeye göç etmeye başladığımız ilk gün.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31