Hatırlarsınız, kısa bir süre önce Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Kıbrıs’a gelmişti...

Bu ziyaretinin başlıca nedeni Kıbrıs sorununda “arap saçına” dönen “ortak açıklama” kriziydi...

Bu bağlamda da hem Eroğlu, hem de Eroğlu’nun tercih ettiği siyasi partilerle biraraya geldi...

Yani CTP, DP ve UBP ile...

Toplantı sonrası partilerin ve Eroğlu’nun yaptığı açıklamalardan “uzlaşı” sonucu çıkıyordu...

Peki, tüm partiler ve Eroğlu hangi konuda uzlaşıya varmışlardı...

Daha doğrusu CTP hangi konuda UBP ve DP ile ayni görüşü paylaşmıştı?

Bu sorunun cevabı “TASLAK ORTAK AÇIKLAMA”da yatıyor...

Yani Davutoğlu’nun “alın bunu ve noktasına dokunmadan öneri olarak sunun” dediği metin!..

Kısacası bizim gerçeğimiz...

Türkiye dışişleri bizim adımıza bir öneri hazırlıyor ve sorgulamadan sunmamızı istiyor...

Sandığa gidip kişisel tercihimizi kullanarak seçtiklerimiz ise bu duruma ses çıkartmadan “peki efendim” diyorlar...

Yani içeride önlerine ne konuyorsa “kuzu” gibi kabul ediyolar...

Ama dışarıya çıktıklarında birer “aslan” kesiliyorlar...

Peki, ne var bu “taslak ortak açıklama”nın içeriğinde?

İşte öne çıkan ve bazılarımızın olmazsa olmaz noktaları;

1- İki toplumlu ve iki kesimli, siyasi eşitliğe dayalı bir federasyon zemini olacak...  

 2- Birleşik Kıbrıs, BM’nin ve AB’nin bir üyesi olarak tek uluslararası hükmi şahsiyete ve tek egemenliğe sahip olacak... 

3- Federal yasalar tarafından düzenlenen tek bir birleşik Kıbrıs vatandaşlığı olacak...

Bu üç madde Kıbrıslı Rumların olması için direttiği, Eroğlu, UBP ve DP’nin ise “imkansız” dediği konular...

İşte Ahmet Davutoğlu bu önerileri de içeren “taslak ortak açıklama”yı CTP, UBP, DP ve Eroğlu’nun önüne koydu...

CTP hiç düşünmeden olurunu ortaya koydu...

Çünkü yıllardır savundukları unsurları içeren bir öneri önlerine kondu...

DP, UBP ve Eroğlu ise, CTP’yi takip ederek bu taslağı onayladılar...

Elleri mahkum bir şekilde, “kuzu” gibi “peki efendim” dediler...

Neye?

Tek vatandaşlığa ve tek egemenliğe...

Nerede?

“Silahtar”ın içinde, kapalı kapılar ardında, Davutoğlu’nun tam karşısında...

Peki, dışarıda ne yaptılar?

“Aslan” kesildiler “aslan”...

Eroğlu yıkılmış durumda...

“Ben bunu alıp nasıl öneririm” derdinde...

“Uzlaşı” var diyor başka bir şey demiyor...

Soran olursa “çoğunluk öyle istedi, uzlaşı var uzlaşı” diyecek...

Serdar Denktaş önce “uzlaşı” var dedi...

Davutoğlu kaçarkenden de “ama çekincelerimiz de var” diye ağladı...

E kolay değil babasının kendisine aldığı oyuncağı olan “KKTC”nin feshine onay verdi...

Özgürgün ise, “tek egemenliği asla kabul etmedik” diye açıklama yapıyor...

Ancak Özgürgün bunu kabul etmediğini ziyaretine gelen dernek başkanlarına değil Davutoğlu’nun yüzüne karşı söylemeliydi...

Ama söylmeye cesareti olmadı ve “kuzu” gibi “peki efendim” dedi..

Neye?

Tek vatandaşlığa ve tek egemenliğe...

Benim bir şikayetim yok ama KKTC’yi sonsuza kadar yaşatacağınıza inandırdığınız kişilerin bu durumdan şikayetleri var mı bilemem...

Ancak sizlerin içeride “kuzu” dışarıda ise “aslan” olduğunuzu anlamadılarsa, sanırım bu yazdılarımdan sonra anlamışlardır...

Hep beraber bir kez daha söyleyelim;

Siyasi partilerimizin tümü ve Eroğlu hangi konular üstünde uzlaşıya varmışlar?

Tek vatandaşlık ve tek egemenlik...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31