Dün Demirel’in cenazesi vardı.

Cenazeye çok katılan oldu.

Bizden de katıldılar…

Şapkasını alıp giderken arkasından ağlayanı çokmuş meğer.

Oysa onun hakkında çok yazıldı.

Çok söylendi.

Üç gencin idamına el kaldırılışı öne çıkartıldı.

Esprili konuşmaları yanında cani bir ruhu varmış.

İnsan öyle midir gerçekten yoksa siyaset mi insanı öyle yapar bilinmez.

Yetki meselesi bu...

Yetkiyi, gücü kaybetmemek için verilmiş kararlara daha sonraları kim bilir ne çok üzülen olmuştur…

Hitler mesela.

Mussolini…

Pişman olmadılar.

Veya pişman olacak kadar yaşamadılar.

91 yaşına gelmiş Demirel el kaldırmasından ne kadar pişmanlık duymuştur veya duymuş mudur kimse bilemez.

Keşke diyorum.

Hiç olmazsa ölmeden önce yanlış yapanlar hatalarını söyleyebilselerdi.

Belki gelecek nesiller o yanlışlarda ısrar etmezlerdi.

Dünya daha yaşanabilir olurdu.

Mesela Denktaş…

Diyebilseydi ki 1960 dönemlerinde işlenen cinayetler yanlıştı.

Diyebilseydi ki göbeğimizi yanlış yere bağlamışız.

 Diyemeden gitti.

Belki de hiç pişmanlık duymamıştır veya ölmeyeceğini düşünmüştür.

Bugün Akıncı Ankara’ya cenazeye gitti…

Eleştirdik.

Eroğlu gitti…

Eleştirmedik.

Yorgancıoğlu gitti…

Demirel’in olaylı günlerin en canlı dönemine tanık olmuştu.

Yorgancıoğlu’nu da gitti diye eleştirdik.

Gitmeselerdi acaba daha mı doğru olurdu?

Oturduğumuz yerden yazmak kolay.

Eleştirmek de öyle.

Akıncı’yı RTE ile görüşmeye giderken de eleştirmiştik.

Madem “irade bende olmalı” düşüncesindeydi, gitmemeliydi diye düşünmüştük.

Böyle olur muydu bu coğrafyada?

Bugün görüşmelerde 100 bin Rum kuzeye geçecek diye bir haber çıktı.

Kıyameti kopardılar.

Olmaz böyle, dediler.

Diyenlere bakıyorum.

Bu işin misyonunu üstlenmiş kişiler.

Tabii ki onlara verilmiş görev bu.

Kıbrıs’ta alınmış toprak geri verilmeyecek düşüncesindeler.

O toprağı kendi evlerinden getirmiş gibi sahipleniyorlar.

Oysa Kıbrıs’ın kuzeyinde de güneyinde de Kıbrıslıların yaşaması gerekiyor.

Hatta ne kuzeyi ne güneyi olmamalı…

Bir Trabzonlunun Karpaz’da, Hataylının Lefkoşa’da işi olmamalı.

Onlar gelip burada haksız yer işgal edeceklerine, yerin sahiplerinin gelip yerleşmeleri daha doğaldır.

Bugün Akıncı’yı gitti diye eleştirdik.

Gitmemeliydi, dedik.

RTE ile görüşmeye gidecekse RTE’nin gönderdiği uçakla gitmemeliydi dedik…

Biz eleştirilerimizi sıralarken o doğru bildiği gibi yoluna devam ediyor.

Umalım…

Yanlış yapıyorsa makamı terk etmeden daha fark ederse yanlışlarını ifşa etsin.

Yok eğer…

Doğru yapıyorsa Kıbrıslıların evlerine dönüşlerinde yanlış düşündüğümüzü yazacağız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31