“Sevgili Levent

Gazetecilik mesleğinin “kamuoyunu bigilendirme” işlevini hakkıyla yerine getiren gazetecilerimizin arasında önemli bir yeriniz var. Ancak siz bu işlevin de ötesine geçerek “kamuoyu oluşturmak” konusunda da başarılara imza atmaktasınız.  Kamuoyu oluşturmak tabii ki gazetecilik mesleği için özenle ele alınması gereken bir olgudur.  Mesleğiniz gereği çok farklı gruplar ve kişilerle bir araya veya karşı karşıya gelmektesiniz. Gazeteciler de herhangi bir birey gibi karşı karşıya veya biraraya geldikleri grup veya kişilerden etkilenebilirler.  Bu etkileşimin ise mesleğe yansıması gazetecilikte farklı sonuçlar doğurabilir.

 Sizin başarınız herhalde burada yatmakta. Belli ki sizi etkileyen olgular çeşitli grupların veya kişilerin özelleri  değil toplumun genelini etkileyen yani toplumsal olaylar.  Sizi tebrik ediyorum.

Son dönemlerde özellikle askerlik ve sağlıkla ilgili yapmış olduğunuz yayınların bir çok kurum üzerinde etkili olduğunu düşünmekteyken bunun da ötesinde bunlarla ilgili  toplumsal duyarlılıkların gelişmesinde de etkili olduğunuz aşikardır.

Güncellenmesi gerekli askerlik yasasıyla ilgili gerek sizin yazılarınız gerekse köşenizde yer verdiğiniz okuyucu mesajları karar vericilerin dikkatle izlemesi gereken içerikteydi. Umarım bunların olumlu sonucunu yakında görürürüz. Kıbrıs Türklerinin tümünü doğrudan ilgilendiren bu yasanın değiştirilmesiyle bir yanda bedelli hakları genişlemeli diğer yanda ise  iki kez askerlik yapmak zorunda kalan  Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Kıbrıslı Türkler  bu eşitsizlik ve  haksızlıktan kurtulmuş olmalılar.

Nüfus politikamızın gerek içte gerekse görüşme masasında ve uluslararası alanda böylesine tartışıldığı bir ortamda kendi insanlarımızı ülkemize çekmenin önünü açacak yasal düzenlemeleri yapmaktan çekinmenin bir anlamı yok artık.

Özellikle Türkiye’de doğan ve/veya yaşayan Kıbrıs kökenli kişilerin ülkemize geri dönüşünün önünü açmalıyız. Türkiye’de bir çok alanda –tıp, bankacılık, sanat vs- bir çok başarılı Kıbrıs kökenli insan yaşamaktadır. Bu insanların ülkemize geri dönüşünü sağlamak, kültürel, ekonomik ve siyasi olarak kendi çıkarımızadır. Bu geri dönüşün önünü açacak teşviklerin başında da iki kez askerlik yapmak mecburiyetinin kaldırlması gelmektedir.

Umarım köşenizi takip ettiğinden emin olduğum karar vericiler de, yayınlanması arzusuyla gönderdiğim bu mesajı da okurlar. Kararlılığınıza bir destek de ben vermek istedim…”

(Kudret AKAY)

 divider4.20111215233146.png

Okur Görüşü

Türkiye’de bedelli askerlik dönemi başladı

“Sayın Levent Bey

Bugün (dün) itibari ile takip ettiğiniz gibi Türkiye’de bedelli yasası onaylandı. Kıbrıs’ta yetkililerin bence acele etmesi gereken bir durum oluştu çünkü benim gibi bir çok insan acaba Kıbrıs’ta çıkar mı diye düşünüyor çıkmaz diyip belki de bedelli hakkını burada kullanacaklar bu konuda yazılarınız olursa mutlu olurum.
"Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onayladığı 6252 sayılı “Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile bugün itibariyle fiili askerlik hizmetine başlamayan, en geç 31 Aralık 2011’de 30 yaşından gün alanlar, 6 ay içinde askerlik şubelerine başvurarak bedelli askerlikten yararlanacaklar. Başvurular için son gün 15 Haziran 2012 olacak. Başvuranlar 30 bin lira ödeyecekler. Ödemeler defaten veya yarısı başvuru tarihinde, yarısı da başvuru tarihinden itibaren 6 ay içinde yapılabilecek…”

(Yasin AKLAN-Adana)

divider4.20111215233146.png gunun-fotograf_.20111215232959.jpg

divider4.20111215233146.png

MESAJ KUTUSU

Sayın Sunat ATUN, bakanlığınıza bağlı ETİ’de  emekli oldukları halde göreve devam eden birkaç tane yöneticinin varlığı diğer çalışanları huzursuz ediyormuş. Bu konuyu gündeme getirip gayrı yasal uygulamayı sonlandırmanız isteniyor.

Sayın Şener ELCİL, 120 kadar devlet öğretmeninin bazılarının hiç işe gitmeden maaş çektiği bazılarının da günde sadece birkaç saat çalıştığı yönünde duyumlar almaya başladık. Bunları çok yakında listeler olarak bu köşede yayınlayacağız şimdiden bilginiz olsun.

Sayın Ercan İBRAHİMOĞLU, Kalkınma Bankası’nın çok yakında kapatılacağına dair bazı mailler medya kuruluşlarının elektronik postalarına ulaştırıldı ve haber metninde sizden hiç de iyi şekilde bahsedilmiyor. Acaba sizin müdürlük hayalleri gerçekleşmeden son mu bulacak?

Sayın Ersin TATAR, devlete trilyonlarca vergi borcu olanların dosyalarının açılmadığı konusundaki açıklamalarınız uzun bir süre gündemden düşmeyecek gibi görülüyor. Lütfen o dosyaları bir de bizimle paylaşın en azından vatandaş vergi yüzsüzlerini tanımış olsun.

Sayın Kemal DÜRÜST, Seniha Kanatlı isimli manken ajansı sahibi bayanın öğretmenlik atamasını iptal etmeniz doğru ve yerinde bir karar oldu. Tebrik eder, bundan böyle tüm çalışmalarınızın toplum yararına olmasını dileriz.

Sayın Aşkan İLGEN, nüfus sayımında kendini saydırmayanlar için kanuni işlemlerin ne zaman başlayacağını soran çok sayıda vatandaş var. Bu konuda hükümetten talimat mı bekliyorsunuz yoksa artık elinizi masaya vurarak kanun tanımayanların hakkından gelecek misiniz?

Sayın Meral EROĞLU, Ortopedik Özürlüler Derneği Spor salonunun bitirilmesi için başlattığınız kampanyadan dolayı çok sayıda teşekkür mesajınız var. Ancak kamuoyu artık bu tür etkinliklerde yanınızda Gülin hanımı da görmek istiyor. Haksız da değil hani değil mi?

Sayın Osman KORAHAN, Sayıştaylık yıllardır sadece 12 denetçi tarafından yürütülürken hükümetin ansızın 24 kadro daha açması karşısında siz bile hayretler içine düşmüşsünüz. Aman nazar değmesin, bir an önce gerekli işlemleri yerine getirin.

Sayın Ertuğrul HASİPOĞLU, faiz yasasının geçmemesi için engel olduğunuz yönde bazı söylentiler artık ayyuka çıktı. Bu konuda sağlam bir açıklama yapmakta yarar var, zira hiç günahsız yere güme gideceksiniz.

Sayın Oskay HOCA, bazı sanatseverler çoktandır senfoni müziği dinlemediklerinden muzdarip olduklarını belirtiyorlar. Madem ki ülkemizde böyle bir birim var artık biraz kıpırdanmanın sırası gelmedi mi?

Sayın Abdullah ÖZTOPRAK, DAÜ yurdundaki yangın dolayısıyla büyük geçmiş olsun diyoruz. Anında öğrencilerin yanına koşmanız taktire değerdi. Ama artık bundan böyle merkezi ısıtma sistemine geçmek de şart oldu değil mi?

Sayın Ferdi Sabit SOYER, dedenizden kalma bir Nakşibendi uzantınız olduğu ve isterseniz yeni şeyh sizin olabileceğinizi duyduk. Zaten biz sizde yılar öncesinden manevi bir derinlik olduğunu sezmiştik. Şu şeyhlik işini bir düşünün deriz, emin olun ki binlerce müridiniz olacaktır.

Sayın Serhat APAKGÜN, mutfak alışverişlerinizi Lefkoşa semt pazarından itina ile yaparken görülmüşsünüz. Ancak üreticiyi pazarlık konusunda epey üzdünüz söyleniyor. Bir dahaya sizi pazara sokmazlarsa sakın şaşırmayın olur mu?

Sayın Erdoğan ŞANLIDAĞ, partilileriniz Güzelyurt bölgesinden bol miktarda transfer bekliyor. İlçe Başkanı olmak kolay değil, kim dedi size evde torun bakarken siyasete tekrar dönüm diye.

Sayın Murat GİRGEN, NTV’de yemek programında görüldükten sonra işlerinizin ikiye katlandığını duyduk. Aman Ersin bey bunu duymasın yoksa vergi memurlarına dükkan önünde çadır bile kurar.

Sayın Zeki ZİYA, Pegasus’un istihdam ettiği eski KTHY çalışanları daha ilk günden telefona sarılıp size teşekkür mesajı gönderiyor. Böyle giderse siz de cennetliksiniz. Giderken sakın elimizi bırakmayın olur mu?

Sayın İrfan Tansel DEMİR,  Hadi Karadenizli olsanız anlayacağız ama Trabzonspor’u tutmak nereden aklınıza geldi anlayamadık. Gelin siz bu sevdadan vaz geçin her hafta sonu bu eziyet çekilmez.

Sayın Özdemir GÜL, sizin de vurguladığınız gibi artık yeni bir siyasi oluşumun tam zamanıdır. Yoksa gidenler bir daha geri dönmeyecek ve yeni arayışlar içine girecek. Daha ne duruyorsunuz o zaman?

Sayın Akın AKTUNÇ, herkesin takımı kazanınca başkasından pasta baklava yer, sizin takım kazanınca pastaları yine siz ısmarlıyormuşsunuz. Ne anladık bu işten bir türlü çözemedik doğrusu.

Sayın Hüseyin TURAN, YDÜ TV müdürlüğünüz hayırlı ve uğurlu olsun. Basamakları hızla yükseliyorsunuz, umarız tansiyon sorununuz filan yoktur.

Sayın Hasan KILIÇ, Çin gezisinden yeni döndüğünüzü öğrendik. Beraberinizde öğrenci de getirdiniz mi? Ayrıca dostlarınız yine elinizin boş geldiğinden şikayet ediyorlar bilesiniz.

divider4.20111215233146.png

Günün Fıkrası : Temel'in pisuvarı

Temel İstanbul a ilk kez gelmiş ve Bebek koyunda methedilen sinek barı arayıp durmuş. En sonunda sinek barı bulmuş ve içeri girmiş.

İçkisini içerken kendi kendine düşünmüş "Ya bu sinekli barın ne özelliği var, herkes methetti ama hiç bir özelliği yok".

İhtiyaçtan tuvalete gittiğinde bir de ne görsün pisuvar altın ve pırıl pırıl parlıyormuş; "Demek buranın özelliği buymuş..." demiş kendi kendine.

Geri dönüp içkisini içmiş.

Ertesi akşam yine gelmiş. İçkisini bitirince tuvalete gitmiş ki altın pisuvar orada yokmuş. Kızgın bir şekilde geri dönmüş.

Barmene çatmış : "Hani buranın altın pisuvarı kardeşim, bir özelliğiniz vardı o da yok şimdi".

Barmen kenarda duran iri yarı adama seslenmiş :

"Sadullah abi gel dün akşam senin saksafona işeyen adamı buldum".

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31