Aslında güven yaratıcı bir önlem olarak düşünülen, bir Kuzeyde Kıbrıslı Türklerden oluşan ve bir de Güneyde Kıbrıslı Rumlardan oluşan iki Eğitim Komitesi kuruldu. Kuzey’de Cumhurbaşkanlığında, Akıncı’nın tarih Danışmanı, Tarih doktoru Meltem Samani, başkanlığında 11 kişilik Türk Eğitim Komitesi kuruldu. Rum tarafında ise Mihailis Zembulas başkanlığında Rum Eğitim Komitesi kuruldu. İki başkan ayni zamanda eş başkanlar sıfatını da taşıyorlar. Bu komitelerin kurulmasına Rumlar onay verirken, kesinlikle tarih tartışmalarına girilmeyeceği şartını koymuşlardır. Zaten Zembulas da Rum Tarih kitaplarında hiçbir değişikliğin söz konusu olmadığını da açıkladı. Zembulas yine açıklamasında komitelerin Kuzey İrlanda, Güney Afrika, İsrail ve Bosna Hersek gibi farklı ülkelerin eğitim programlarını irdeleyeceğini söyledi. Yani dikkat edilirse eğitim programları irdelenecek ülkeler hep bir şekilde bölünmüş sayılan ülkelerdir. Rum tarafında kurulan komitenin kimlerden oluştuğunu ve niteliklerini bilmiyorum. Türk tarafında oluşturulan komitenin başındaki Eş Başkan Samanı’nın tarih doktoru olduğunu biliyorum. Komitede yer alan 11 ismi de az çok biliyorum. Samani Türk tarafında okullarda okutulan tarih kitaplarının yeniden yazılmasında epeyi emek vermiştir. Bu arada yine tarihle ilgili Dayanışma Evinde yapılan seminerlere de katılmıştır. İyi bir tarihçidir. Ama Kıbrıs gibi etnik iki toplumdan oluşan ve bölünmüş bir ülkede eğitimin nasıl olması ile ilgili, bildiğim kadar bir çalışması yoktur. Cumhurbaşkanlığında böyle bir komite kurulacağını duyan kızımın arkadaşı olan bir bayan öğretmen de, cv’leri ile birlikte Cumhurbaşkanlığına baş vuruda bulundu. Bu bayan öğretmenin biri ABD, biri de İngiltere’den olmak üzere eğitimle de alâkalı iki masteri vardır. İki toplumlu öğrencilerle birlikte Amerika’da çalışmaları olmuştur. Bu bayan öğretmen, İngiltere’deki Brighton Üniversitesinden yıllık 40 bin sterlinlik tam burs kazanarak doktorasını orada yapmıştır. Şimdi sıkı durun. Bu bayanın doktorasının konusu “Bölünmüş Ülkelerdeki Eğitim sistemleri arasındaki farklardır” Şimdi daha da sıkı durun. Bu bayanın doktora tezi “Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk tarafındaki eğitim sistemlerinin karşılaştırılmasıdır.” Bu satırları okuyanlar eminim Bayan Eğitimci hakkında bu komite için biçilmiş kaftan diyecekler. Ancak ne yazık ki bu kızımız Kıbrıs Türk Eğitim Komitesine alınmaya lâyık görülmedi ve alınmadı. Akıncı hep şeffaflıktan bahsederdi. Şeffaflığın bir gereği olarak bize cumhurbaşkanlığında kurulan bu komiteye kimler başvurdu, alınanlarla birlikte alınmayanların da CV’lerini açıklayabilir mi? Yani seçim yapılırken kimler etkili oldu ve hangi kriterlere dayanılarak seçimler yapıldı? Tarih konuşulmamasının şart koşulduğu bir komitede bir tarih doktoru eş başkan yapılırken, eğitim konusunda biçilmiş kaftan olan eğitimci kızımız neden tercih edilmemiştir? Hadi kamuda hep parti rozetine bakılıp negatif seleksiyon (Kötü seçimler) yapılır diyelim. İyiler kalburun altına düşerken kötüler sırf partili olduklarından hep kalburun üstünde kalırlar. Akıncı’nın cumhurbaşkanlığında damı yanlış seçimler yapılıyor? Akıncı’ya naçizane bir uyarım daha olacaktır. Ne kadar uğraşırsa uğraşsın, 2016 yılı içinde referandum da çözüm de  olmayacaktır. Türkiye, başındaki diktatör yüzünden, her an Suriye’de bir batağa sürüklenip parçalanma riski yaşarken, Rum niye şimdi bir çözüme razı olsun? 42 yıl bekledi, birkaç yıl daha bekleyebilir. Bu yüzden başta su konusu olmak üzere seçimlerde söz verdiğin gibi iç sorunlarla da ilgilenmeye başla.        

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31