19 Temmuz saat 16:00.
Magosadan Lefkoşaya gidiyorum.
Hava oldukça sıcak. 43 derece civarında.
Yolda farklı bir enerji, telaş var.
Daha çok araba var.
Kavşaklarda, köşe başlarında toplanmış insanlar var.
Bayraklar sallanıyor. Kornalar çalınıyor.
Arabalara posterler, bayraklar asılmış.
Kamyonlar yol kenarlarındaki otları topluyor,
Polis arabaları gidip, gidip geliyor.
Yol kenarlarını boyayanlar hızlı hızlı çalışıyorlar!
Radyo sürekli ondan söz ediyor. Geldi, geliyor...

Evet, Türkiye Başbakanı Sayın Erdoğan geliyordu.
Bu geliş 20 Temmuzu bilen bilmeyen,
TC Başbakanını seven sevmeyen herkesi bir şekilde harekete geçirmişti.
Hem de o sıcakta!

Hele Lefkoşada binaların üstü, otobüs durakları,
reklam panoları bir haftadan uzun bir süredir
Başbakan Erdoğan’ın sözleri ve resimleri ile dolmuştu.
Ülkeye fiziksel olarak ayak basmadan neredeyse istila altına almıştı.
Bu başarılı bir iletişim süreciydi. İyi bir taktikti. Kendini hissettirdi!
Bir haftadır resmiyle, mesajıyla KKTC’deydi.

Ancak mesajının içeriği problematikti.
Bu konuda daha önceden de birçok farklı yorumlar almalarına rağmen
yine de iletişim uzmanları
“Geçmişimiz bir
Geleceğimiz bir
Tek yüreğiz”
Söylemini kullandılar.

Geçmişimiz bir(aynı) değildi.
İngilizlere kiralanan, Rumlarla yaşayan,
Osmanlıdan sonra
Atatürk ilkelerini gönüllü olarak takip eden.
‘Napan’ dediği için küçümsenen sadece Kıbrıslı Türklerdi.
Geçmişimiz bir değildi. Ancak kesişen çok yollarımız oldu. Aynı yönlerimiz var.
Benzer yönlerimiz de oldukça çok. Ancak biriz, geleceğimiz de bir dediğiniz anda
Kıbrıslı Türklerin farklılıklarını görmez, takmaz hatta istemez tarzında bir söylem geliştirmiş olursunuz.
Başbakanın imzasını taşıyan ve bir tek onun adının, resminin geçtiği açık hava reklamlarında
tek adam imajı da yaratılıyor. Başbakan ile gelen heyeti unutulmuş.
Bu da Türkiye’deki politik yapı hakkında bir ipucu veriyor.
Ekipler, gruplar pek de temsil edilmiyor.
Mesajlar Tek adam, tek lider üzerinden veriliyor.
20 Temmuz, Özgürlük ve Barış bayramını kutlayan sayın TC Başbakanı
Resimlerde gülümsüyor, gözleri bakanın gözlerine bakıyor.
Ziyarete uygun olarak iki ülkenin bayrakları ve
arka fonda gelecek, özgürlük duygularını çağrıştıran gökyüzü resmi kullanılmış.
Mesajın görselleri stratejiyi destekleyici olsada içeriğinde kullandığı‘tek’lerden dolayı problematikti.
Mekanların seçimi, mesajın yoğunluğu ve zamanlama ise iyi seçilmişti.

20 Temmuza bir kaç gün kala Lefkoşa Belediyesi de kendini hissettirdi ve
Bir çok ilan tahtasına “...kıymetli başbakan sayın Recep Tayyip Erdoğan.... hoş geldiniz” diyen afişler astı. Mesajda ve imzada problemler olsa da yine de iyi düşünülmüş bir cevap.
İyi günler....

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5