Önce dik dik bakıldı…

Sonra omuz atıldı.

Omuz atana omuz atıldı.

Derken dişler sıkıldı ve yumruk girdi sıraya.

Bu didişme anında yumruklar havaya uçuştu, dişler döküldü, başlar yarıldı.

Ve cinayetler peş peşe dizildi.

Pat diye ölüm olmadı bizde.

Göstere göstereydi her şey.

Savaş çıktığı günleri çok iyi hatırlıyorum.

Yaşım müsaitti.

Omuz atmaların üzerinden iki yıl geçince cumhuriyet ilan edildi.

Ancak üç yıl dayanabilen cumhuriyet omuz atanlarca yıkılmaya çalışıldı.

Cumhuriyet emeklemiyordu bile…

Fırsat vermediler.

Çünkü omuz atarak geçinmek, diz çürüterek geçinmekten daha kolaydı.

Dışarıdan destek gelecek, içerden kaosla geçinilecek..

Derken harala gürele geçinmek için biz bize vuruşurken…

Araya birileri “hop ne oluyor orada” diyerek daldı.

Öyle bir dalış ki…

Çamur banyosundan çıkan birilerine dönüştük.

Kollarda, ayaklarda, gövdenin her yerinde çamur vardı.

Yetmezmiş gibi tüm duyu organlarımızı da kapatmıştı çamur.

Ve çamuru temizlenmeye çalışınca…

Önce kulaklar açıldı.

Sonra burun delikleri.

Ve gözler.

Gözler açılınca pusluydu etraf.

Pus bir türlü dağılmadı.

Çamur için sıkılan su bile çamurdu.

Net görmeye başladığımızda ise aradan bir ömür kadar zaman geçti…

Şimdi “allaalla” demeye başlayanlar çoğaldı.

Haliyle sorgulamalar da…

Neticede güzel bir söz duyduk.

Atı alan Üsküdar’ı geçti.

Şaka mıydı bu?

Durup otururken kim, nasıl, atımızı alıp gidebilirdi?

At mat alan giden bir kenara…

Bugün geldiğimiz noktada Anastasiadis ile Akıncı var.

Çamura batmışlar çamurdan kurtulunca ilk özlemleri elbette temiz giysilerde temiz vücutlar.

Tutturdular “iki bölgeli, iki toplumlu federasyon”.

Federasyonda önce çıkan şartlardan biri de “kuzeydeki yapıda nüfus çoğunluğu Türklerde olmalı” maddesi

Vay be…

Ne bedendeki çamur gidecek bu durumda ne giysiler yıkanacak.

Belki de hiç yoktan iyidir ama…

Geçen zamanda şükürcü bir toplum yarattılar.

Ve şükürcü toplumun devamına çalışıyorlar.

Önce dik dik baktık…

Sonra omuz attık.

Ve tam birbirimizi yiyecektik.

Araya girenler bir o tarafı yedi, bir de bu tarafı.

Şimdi ne kopartırsak gayretindeyiz.

İşte yanlışımız bu…

Adım atılacaksa ilk durduğumuz noktaya gidip kronometreyi orada sıfırlamalıyız…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31