Ne kadar acıdır ki, insan ticareti ayıbının sarmalındaki ülkeyiz… Bu bağlamda hazırlanan uluslararası raporlardan da hiç eksik olmuyoruz.  KKTC olarak demirbaşıyız bu raporların… Ne kadar utanç verici bir imaj!..

İnsan ticaretinin üç boyutu var… Birincisi kadınların seks kölesi olarak kullanılması… İkincisi yabancı erkeklerin ucuz iş gücü olarak sömürülmesi… Üçüncüsü ise ülkenin uluslararası insan kaçakçılığının transit platformuna dönüştürülmesi...

Ortadoğu ülkelerindeki savaşlardan ve dayanılmaz yaşamdan kaçabilme düşüncesiyle insan tacirlerine kendilerini çaresizce teslim eden zavallı mağdurların Kıbrıs kıyılarına gizlice bırakılmalarından kaynaklanan nice trajediye tanıklık etmekteyiz.

Bu garibanların kimileri Akdeniz’deki Avrupa kıyılarına salıverildiklerini sanırlar. Kimilerine ise Kıbrıs’ın kuzeyine çıkarıldıkları doğrudan söylenir. Güney’deki AB ülkesine geçiş yapabileceklerine inandırılmıştır bunlar da. Güney Kıbrıs’a kapağı atmayı başarırlarsa “siyasi mülteci” muamelesi göreceklerini ummaktadırlar...

Kara ekonominin en kazançlı işlerinden biri olduğundan insan ticaretinin kökü dünyamızdan kazınamıyor. Kadın ticareti, uyuşturucu ticaretinden çok daha fazla gelir getirmektedir.
     *       *      *

Bu utanç sektörü bizim ülkemizde devletin de taraf olduğu çarpık bir düzen oluşturmuştur. “Konsomatris” ya da “artist” adı altında ülkemize getirilen genç kadınların fuhuş sektörünün malzemesi olduğu çok iyi bilinir. Her ülkede olduğu gibi fuhuş bizim ülkemizde de yasaklar listesinde. Ama devletsel duyarsızlık nedeniyle fuhşun kökü kazınamıyor. “Konsomatris” ve “artist”leri çalıştıran gece kulüplerinden devletin maliyesi vergi almakta, devletin sağlık servisleri bu kadınları her hafta zührevi kontrolden geçirmekte, devletin polisi ise arada bir baskın yaparak kazanç vergileri tahsil edilen ve zührevi sağlık kontrolleri yapılan bu zavallı kadınları patronları ve müşterileriyle birlikte derdest etmektedir.

Düzenin çarpıklığını yansıtan bir fotoğraf değil mi bu?
     *      *      *

Dr. Bülent Dizdarlı’nın yeni çıkan “Güneşe Kaçmak” adlı romanının odağına ülkemizi de sarmalına alan insan ticareti yerleştirildi. Bu roman, insan ticareti konusundaki duyarlılıkların yoğunlaşmasına ve daha etkin yasal ve de ahlaksal önlemlerin alınmasına vesile olur mu acaba?.. Olmasını dilerim…

Romanda, Suriye’deki kan davasından kaçırılan ve “Avrupa toprağı” diye Kuzey Kıbrıs’a salıverilen genç Vahap’ın öyküsü var. Vahap’ın Kuzey Kıbrıs’taki serüveni hem ülkemizin otantik dekorlar içindeki genel panoramasını çiziyor ve hem de çeşitli nedenlerden soluğu ülkemizde alan değişik karakterlerle kesişiyor. Bu karakterler arasında İngiltere’deki bir tarikat mafyasından yürüttüğü yüklü parayla kaçan ve Vahap’la erotik bir yakınlaşmaya girecek olan güzel ve seksi Kathleen de var.

Kıbrıs, Doğu Akdeniz’deki stratejik konumu nedeniyle çeşitli kültürlerin ve kimliklerin üzerinden sürekli geçtiği ve buluştuğu bir ada. Dr. Bülent Dizdarlı, işte bu zengin mozaikler ülkesine çeşitli coğrafyadan savrulan birkaç ilginç insanın kadersel çatışmasını anlatıyor. Kuzey Kıbrıs’ın siyasal ve sosyal dokusuna yasladığı sürükleyici öyküsünü anlatırken, bizi kısa gazete yazılarında alıştırdığı yaratıcılık pırıltılarıyla ve o kurgulama becerisiyle de etkilemeyi başarıyor.

Yazar, insan ticaretinin seks kölelerini de karakterleri arasına almayı neden ihmal etti? Bunu yapsa, ülkemizin genel manzarasını vurgulamakta hem daha etkili olacaktı, hem de öyküsüne zenginlik katacaktı. Gerek bu eksiklik, gerekse yazım hataları, romanın aceleyle baskıya verildiğine ilişkin bir gözlem edinmeme yol açtı. Bir diğer eksiklik de kitabın kapağına “roman” sözcüğünün yazılmamış olması. Öykü gerilimli ve çekici, kurgular ustaca… Ve inanıyorum ki bu yerel romanımız ilgiyle okunacaktır.  

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31