Siz seyredin!

Bir bir ölen; bir bir kaybolan; bir bir iflas eden yurttaşlarınızın seyrine dalın! Biz bakarız başımızın çaresine!

Siz lüksünüze lüks, mevkiinize mevki katın!

Siz çevrenizdeki küçük insanları(!) satın almanın yollarını arayın. Mevkilerinizi ve paralarınızı kurnazlığınıza ekleyin: Gücünüzü artırın!

***

Demek ekonomi büyüyor.

Demek Avrupa’daki krize, gelişmiş memleketlerin ekonomide daralmaya gitmelerine karşın bizim ekonomimiz uçuyor.

Demek devlet maliyesinin yönetimi çok işe yarıyor.

***

Yine de ekonomik nedenlere dayalı intiharlar;

Ekonomik sıkıntılara dayalı boşanmalar;

Ekonomik nedenlerden kaynaklanan iflaslar, mazbatalar bitmek bilmiyor.

Bitmek ne kelime: Her geçen gün artıyor!

***

O halde bu gelişmişlikten, bu ekonomik büyümeden kim nasipleniyor?

Her gün devlet büyüklerimiz çıkıyorlar ve son derece mutlu bir şekilde, bizlere ekonomimizin ne kadar büyüdüğünü anlatıyorlar. Tozpembe tablolar çiziyorlar. Her şeyin iyiye gitmekte olduğunu müjdeliyorlar.

İşte aklımın almadığı tek nokta da burada başlıyor. Orta ve dar gelirli kesim nasıl oluyor da her geçen gün bunca olumlu gelişmeye rağmen daha fazla sıkıntıya düşüyor. Neden geçim sıkıntısından dert yanıyor herkes anlaşılamıyor doğrusu…

Bu mesele sosyal bir sorun.

Görünen odur ki, sosyal ve kültürel meseleleri, halkın sosyal yaşamını ve huzurunu artıracak önlemleri her zaman siyasal meselelerin arkasında sayan devletimiz yine iş başında.

Pek çok sorunu hasıraltı ederek, önceliği, yıllardır bir arpa boyu yol kat edilemeyen meseleler ile topluma zaman kaybettirmenin bedelini şimdi daha ağır ödemeye başlıyoruz.

Hasıraltı edilenler artık saklanamaz oldu.

Birike birike volkan gibi patladı.

Demokrasimizi yönettiğini iddia edenler, sosyal sorunlardan bihaberler. Sosyal sorunlardan haberleri olmayanlar, toplumsal huzuru inşa edemezler ki! Toplum genelinde baş göstermekte olan ekonomik sorunları da göremezsiniz. Ve insanlarımız birer birer çıkmaza girerler.

Kimileri boşanır!

Kimileri hastalanır;

Kimileri intihar eder;

Kimileri yolsuzluğa başvuru;

Kimileri memleketi terk eder…

Tek tek satırlar halinde çabucak, kolaycacık yazdığım bu sonuçların arkasından getirdiği artçı sosyal sorunları sıralamayı denemek ister misiniz?

Geride kalanların yaşadıkları ve etraflarına yaşattıklarını düşünebiliyor musunuz?

***

Devleti yönettiğini iddia edenlere bir sorum var: Bu rahatlık, bu rehavet, bizi nereye sürüklüyor ilgilenen var mı acaba?

Kafalarını kuma gömerek devlet yönetenlerin gönülleri vicdanları rahat mı acaba?

Halkın kasıp kavrulduğunu görmek, sosyal bir sorunun patlak vermiş olduğunu görmek için her hanenin tek tek yanıp kavrulmasını mı bekliyorlar.

***

Bundan üç yıl öncesinde her gün gazetelerde, televizyonlarda intihar haberleri duyuyor muyduk? Bir düşünün bakalım, başbakanlık önünde kendini yakmaya çalışan insanlarımız var mıydı? Her gün apartmanın çatısını çıkıp kendini atmak isteyen, av tüfeğini alıp tarlaya giden, zehir içen, tüp gazı açıp derin uykuya dalan insanlar için meraklanıyor muyduk?

Neler oluyor? Bize neler yapıyorlar?

Adamız üzerinde oynanan oyunların cani ve hain bir parçasının daha kurbanı olup, bedelini en ağır şekilde ödemeye mahkûm edildiğimizi izleyen bile yönetici anlayışına daha ne kadar sabretmemiz bekleniyor?

***

Bugünden tezi yok!

İntiharlar ile ilgili gerekli araştırmalar yapılmalı, sebepleri öğrenilmeli.

Sebeplerine göre uygun önlemler tespit edilerek harekete geçilmeli…

Eğer sizi seçen yurttaşlar, sizin için kıymetliyse bir an evvel harekete geçersiniz. Yok, eğer bu durum bizi bozmaz diyorsanız, o da size kalmış…

İntihara sürükleniyoruz. Bunu bilin, anlayın yeter!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31