Savaşımız varlığımızın devamı içindi.

Nereden geldiğimizin pek önemi yoktu o saatten sonra…

Var olmamız önemliydi.

Bir kısmımız Osmanlı’dan geldiğimizi düşünüyordu.

Bir kısmımız karışım olduğumuzu.

Ancak dilimiz Türkçeydi.

Okullarda okutulan Türkiye kitaplarıydı.

Aldığımız eğitim hep o yöneydi.

Neticede kendimizi Rumca konuşan ahaliden farklı görüyorduk.

Savaşımız bunaydı.

Korunmak.

Yasada 7/3 idi oranımız…

Yedi Rumca konuşan üç Türkçe konuşan.

Topu topu 3 yıl dayandı bu sistem.

Çöktü.

Sonra ellerde silah…

Her an birileri ölebilir, öldürebilirdi.

Hep çoğunluğa karşı bitmemek, erimemek içindi savaşımız.

Ve…

Başına “mutlu” koydukları olay gerçekleşti.

Mutlu son.

Oğlanla kız filmin sonunda kavuşmuşlardı.

Bu aşk sonsuza kadar sürecekti.

Film tam orada bitti derken, herkes gecenin bir yarısı evine sevinçle dönerken, filmin devamı geldi.

“Bu akşam Atıf’ın sinemasında”…

Lollo bağrıyor, herkes kulak kabartıyor.

Meğer filmin 2. Bölümü girmiş vizyona, duyuru o.

1974 ve öncesi siyah beyazdı her şey, şimdiki renkli.

Gün gibi ortada.

Bilinmeyen kalmadı.

***

Bölünen Kıbrıs’ın güvenli denilen kuzeyinde…

Film orada çekildi.

Artistler orada.

Figüranlar da öyle.

Polisler var sokaklarda asayişi temin eden…

Çoğu TC’li…

Asker de öyle.

Elçi, bizim elçimiz değil TC’nin ancak vali yetkisinde…

Gümrüklerde, trafikte, karayollarında TC’liler hâkim.

Meclis diye kullanılan Dianellos’un güvenliğini bile sağlayan memurların çoğu TC’li…

Gümrük kapıları kalbura dönmüş, y organını, çocuğunu, torununu kapan içeride…

Giriş mührünü basanlar yine TC’li.

İhaleler TC’de açılıyor, katılanlar TC’li haliyle kazananlar da.

Yollarlımızı tarlaların ortasına yapanlar da TC’li, toprağı taşı kazıp dağıtan da.

Suyu bitirenler ve su getireceğiz diyenler…

Hep aynı.

Çıkış kapımız TC üstünden.

TC mührü vurulmadan başka bir ülkeye gidemezsin.

Timbu’dan başka bir ülkeye gidilecekse ille TC, ya da dünyada geçmeyen KKTC pasaportu gerekiyor.

Maliye Bakanımızın adı var yetkisi yok.

Üstelik Merkez Bankamız onun idaresinde değil.

Kumbara sende anahtar başkasında.

Kullandığımız para TL.

Sahillerimiz, sahil güvenliğimiz bizimle ne alakası var, TC’lilerin kontrolünde.

Her taraf kumarhane, kerhane…

Sahiplerinin çoğu hatta kapıdaki goriller bile TC’li.

Sıkıldınız değil mi?

Savaşımız varlığımızın devamı içindi.

Yeni hükümet Polat Alemdar’ın elinden Kültür Elçiliği Ünvanını iptal etti…

Sevindik.

İrademize koşar adım...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31