Prof. Dr.  Ünsal Oskay , YDÜ’de Master yaparken  keyifle ders aldığım hocalardan biriydi. Allah rahmet eylesin; şimdi hayatta değil. Ünsal hoca herkesin aklında şu esprisiyle hatırlanır “dünyadaki savaşların tümü kadınlar yüzünden çıkmıştır”; haklı bir söz aslında. Şu kadın milleti erkeklerin başını hep belaya sokar. Keşke Kıbrıs içinde bu sözü kullanabilsek, ama bizde öyle kadınlar yüzünden eli yüzü düzgün kavga bile çıkmaz. Kuzey Kıbrıs’ta kavgalar hep siyasi çıkarlar yüzünden çıkar.

Sendikaların huyudur babaları Başbakan olsa babalarını da eleştirirler. Muhalefet partileri de keza öyle; onlarda zaman zaman koalisyon ortağı olana kadar Hükümete verip veriştirirler ama koalisyon ortağı olur olmaz her ne halse her şey yolunda gitmeye başlar. Dedik ya bu ülkede kavgalar siyasi çıkarlar yüzünden çıkar.

Başbakan İrsen Küçük’ü ele alalım. İrsen bey Başbakan oldu olalı bazı çevreler hazmedemedi gitti. Kurultay’da yarıştığı Ahmet Kaşif’i bile doğal olarak bakanlıktan alması gerekirken; Olgun davranıp alışıla gelmiş davranışlardan uzak, görevden almamış ve iyi bir ilişki içinde yoluna devam etmiştir.

NEDEN BAŞBAKAN BAŞARISIZ GÖSTERİLMEYE ÇALIŞILIYOR?

Klasik ama her zaman geçerli bir sözdür “meyve veren ağaç taşlanır”; durum budur özetleyecek olursak ama özetlemeyelim de biraz yazalım bu işlerin perde gerisini. Gelin İrsen beyin geçmişine bakalım; adı bir tek yolsuzluğa, şüpheye, vukuata, söylentiye karıştı mı? Hayır.

İrsen bey  1980’li yıllarda kendisine “gel UBP’nin başına geç” dendiğinde “hayır zamanı değil deyip, Başbakanlığı reddetmedi mi?”, son kurultayda seçimde her şey mubahtır deyip aleyhine yapılan tavırları ve çirkin sözleri bir kenara bırakıp, herkesi tekrar kucaklamadı mı? Derviş beyin Başbakan olduğu dönemde sendikalara yalan yere söz verip imza atan ve sözünde durmayan bir Genel Başkanlık merhumunu sözünde duran, sorunlara ivedi çözüm getiren bir noktaya getirmedi mi? Yüzlerce KTHY çalışanının işten çıkartılmasının ardından göreve geldiğinde bu insanları işe tekrardan almaya başlamadı mı? El-Sen eyleminde mağdur olan halk Hükümetin yanında yer aldı, Başbakan Küçük buna da sığınırak onlarca Teknecik çalışanını işten atsaydı sanıyor musunuz ki halk dönüp işsiz kalan bu kardeşlerimize bakacaktı. Bu nokta da İrsen bey yine kimsenin dolduruşuna gelmedi. Derviş beyin prestijden ve güven duygusundan yoksun bıraktığı bir Hükümet koltuğunu devralıp da insanlarda yeniden saygı, hoşgörü ve itibar üretmeyi kolay sanıyorsanız,  yanılıyorsunuz. İrsen bey Başbakan oldu olalı, kendinden önce hep yıkılan ve bozulanı onarmakla zaman harcamak zorunda kaldı.

Hükümet her konuda bir numara olmayabilir, zaman zaman yanlışlarda yapabilir. Ama en azından vatandaşa karşı sorumluluklarını bilen, bu sorumlulukları yerine getiren ve tutamayacağı sözlerle halkı kandırmayan bir Başbakan var. UBP’de İrsen bey öncesinde Kimlerin neler götürdüğünü ve ne vakalara karıştığını yazsam sayfalar yetmez. Kimlerin borç içindeyken ansızdan tüm borçlarını ödeyip de arabasını bile değiştiğini yazsam  herhalde konuşanlar biraz susar. Ama bırakalım konuşsunlar.

Hem CTP parti meclisinde görev yapmış hem de Saraya yakın olarak yaşayanlar acaba nasıl bir ilişki içindedirler? Usta !her şey göz önündeyken ve yazmaya başlayacak olsak günlerce yazacağımız bir maratona girmek yerine ülkedeki sorunlara konsantre olsak ve yapıcı öneriler yapsak daha faydalı olur.

 Başbakan İrsen Küçük’ün yep yeni bir arabası var, makinesi de oldukça güçlü bir araba; anlayacağınız daha çok yolu var gideceği.  Misyonunda başarısız olanlarda ya sussun ya da artık evinde kitap yazmaya çekilsin derim ben.

GEMİDEN İNENE VATANDAŞLIK HELAL, TEMEL BULUT’A HARAM MI?

Geçtiğimiz gün Bulut inşaat ile ilgili bir yazı yazmış ve bu konuda kendilerini iyi anlatamadıklarını belirtmiştim. Yazının hemen ardından bir kahve içmek için davet aldım. Bu tür davetlere normalde pek icabet etmem ve önyargılı davranırım. Ön yargımı bir kenara bıraktım ve gittim. İyi ki gitmişim. Bulut inşaat yetkilileriyle oturup bir kahve içtik ve şu an toplumun değil sektörün tüm kaygılarını birazda suçlayıcı üslupla sordum.

Toplumun Bulut inşaattan bir sıkıntısı yok; ilk önce bunu açıkça ortaya koymak lazım. Vatandaş 75 bin pounda apartman dairesi almak yerine 35-40 bin pounda ev almayı tabii ki tercih edecek. Bu da çok normal. Bulut inşaatın direktörü önüme çıkardı ve evlerin maliyet hesaplarını koydu. Gözlerime inanamadım. Evet bir apartman dairesini pek ala 40 bin pounda satın alabilirsiniz ve müteahhit firma da size bu fiyata karıyla birlikte satabilir. Peki bizim yerli müteahhitlerimizin uyguladığı bu fahiş fiyat ne? Diye sordum. Fiyatların yüksek olmasında iki etken konu var birincisi apartman yapmak için satın alınan arsaların değerlerinin yüksek olması ama ikincisi ve en önemlisi yerli müteahhitlerin yüksek kar marjı uygulaması. Bulut inşaat devraldığı apartmanlarla ilgili yüksek bir kar marjı uygulamadığı için evleri bu fiyatlardan satmaya başladı. Gayet de başarılı götürüyor. Yapım gereği biraz ön yargılıyım, bu ön yargım beni bazen fazla saldırgan yapabiliyor olaylar karşısında ama merak eden herkese Temel Bulut ile bir kahve içmesini tavsiye ederim. En azından size anlattıkları karşısında pek ala uygun fiyata ev sahibi olabileceğiniz gerçeğini ortaya koyuyor.

GEMİDEN İNENE VATANDAŞLIK HELAL, TEMEL BULUT’A HARAM MI?

Bu ülkede gemiden inen bir çok insana yanlış ve gereksiz vatandaşlıklar dağıttı Hükümetler. Temel Bulut bu topraklara yaklaşık olarak 20 milyon dolarlık bir sermaye getirdi. Ülkemizdeki yasalar hala dış yatırımcının kolayca iş yapmasına olanak tanımıyor. Böylesine ciddi bir yatırımın sağlıklı yapılabilmesi için de Hükümet Temel Bulut’a vatandaşlık vermiş. Müteahhitler birliği ortalığı kaldırdı. Bence Başbakan İrsen Küçük  bu vatandaşlığı gözden geçireceğini açıklamıştı. Allah aşkına bu ülkeye yılda kaç tane büyük yatırımcı geliyor da bu kadar yüksek yatırım yapan bir adama vatandaşlığı çok göreceğiz. Dahası Temel Bulut’a verilen bu vatandaşlık Temel Bulut’un ne işine yarayacak doğrusu merak ediyorum. Adam sadece saplıklı yatırım yapabilmek için almış bu vatandaşlığı. Tanınmamış ve ekonomisi zorda olan, hiçbir ülkede kabul görmeyen bir vatandaşlığımız var; bu ne yazık ki doğru. Yani Temel Bulut KKTC vatandaşlığıyla ABD başkanlığına mı aday olacak?

Gemiden inen  yüzlerce vasıfsız insana oy için vatandaşlık dağıttık biz. Burada Hükümetin dikkat edeceği tek bir nokta var ki Bulut inşaatın rekabeti tetiklemesine engel olmamak ama yerli sektörü de batırmasına izin vermemek. Gördüğüm kadarıyla Bulut inşaatın yerli sektörle bir derdi yok. Asıl yerli sektör oturup bir gözden geçirmeli  75 bin pounda daire satmaktan ne zaman vazgeçecek.

Bugün yeni evlenecek bir çift 70 bin pounddan aşağı ev bulmakta zorlanıyor. Evler yüksek karla satılıyor . Hiçbir firma zarar edeceği bir işe girmez. Ben Bulut İnşaatın maliyet ve karlı satış rakamlarını gördüm. Ülke insanına uygun fiyatlı ev sunan bir firmaya eroin kaçakçısı muamelesi yapmak ayıp, bunu söyleyim. Kaldı ki bu firma yerli bankalara borcu olan ve batan bir başka yerli firmaya da bu evleri satın alarak yardımcı oldu. Şimdi bu kadar iyi niyetle KKTC’de işe giren bir işadamını ülkeden atalım mı yani? Kırk sene daha biz adam olmayız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31