Çöküşe götüren bir sürü sebep sıralanabilir kamuoyuna…

Ve kamuoyundan kocaman bir “Vay be!” tepkisi alınabilinir”…

Diyelim Cemal Başkan hata üstüne hata yaptı ve KTHY’nda olduğu gibi gereğinden fazla kişiyi sözleşmeli olarak işe aldı…

Anlaşılabilir bir hatayla LTB’sini batırdı.

İşçiler tehlikeyi görerek biraz da köşeye sıkışmış olmaktan ötürü işe el koydular…

Tahsilâta başladılar…

Kıyamet koptu.

Ne dersiniz?

Dersiniz ki demek ki yapılacak daha işler var…

Çöküşte olan UBP iktidarının başındaki İrsen Bey’in belediyedeki bu gelişmeler karşısında sarf ettiği “Yardım edersem elçiye ne söylerim” gibi abuk bir cümleyi kurması nasıl anlaşılır?

AB başkanlık koltuğuna oturdu diye ayağa kalkan çevreler ne düşünürler bu tavır karşısında?

Bir kere şu sonucu çok iyi okumak lazım…

Birincisi İrsen Bey bu sözle idarenin kendisinde değil elçide olduğunu itiraf etmiştir.

İkincisi KKTC ekonomisi, kokuşmuşluktan ötürü bitmiştir ve tüm gelirleri, elçinin kontrol ettiği TC parasından ibarettir.

İki kuruluşa bakarak ne yapabiliriz? Sorusuna cevap arayalım…

Bazı büyük kuruşların AKP’ye yakınlıkları biliniyor.

Sırf bu yakınlığı kullanarak dünyada yeri olmayan bu kuruluşa(KKTC) hiç katkıda bulunmak istemezler…

Çünkü bu görüşün yani çözümsüzlük çabalarının gittiği nokta KKTC’nin TC’ye tam bağlanmasıdır…

Tam bağlanıldığında bugün KKTC’ye verilecek her kuruş KKTC ortadan kaldırıldığı için boşa gitmiş sayılacaktır ki bu para cepte kalmayacak demektir.

Vergi verilmezse ve eğer KKTC TC’ye bağlanırsa işte bugün zaten ortadan kaldırılacak KKTC’ye verilmeyen her kuruş yeni TC vilayetinde ek gelir olarak bugün devlete borcunu vermeyen o firmanın sermayesinde kalacaktır...

Ki bu yeni kurulacak vilayetin içinde sağlam zemine oturmak adına çok işe yarayacaktır…

Olansa bugünlerden başlanıp gerek işsiz bırakılan, gerekse kendi yapısına ters düşecek yabancılara bağlanmayı kabul etmeyip mağdur edilen ve bu toprakları ülkesi bilen, buraya sahip çıkmaya çalışan bizlere olacaktır.

Ne yapmalı?

Hala idaresinde bizlerin olduğu kuruluşları işbirlikçilerin elinden alıp peşkeşten kurtarmalıyız…

Bu uğurda gerekirse aç ve işsiz kalmayı göze almalıyız…

Denmeli ki “biz az mı açlık çektik”.

Bugün çalışanının LTB’ne el koyup tahsilâta başlaması ile sermayeye ders LTB’ne de maddi katkı sağlanırsa…

Ve çalışanlar ayakta kalmayı başarırlarsa TC’ye bağlanması için çözümsüzlüğe oynayan işbirlikçilere en azından “siz de çekilin biz kendi işimizi kendimiz yapacağız” diyebileceğimizi göstereceğiz…

Dün fotoğraf grubumuzla önce Sultanahmet Cami’yi sonra da Ayasofya kilisesini gezdik…

Bakalım neler görmüşüz…

Belki yarın anlatırım… 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31