Barakalarda otururken dama vuran yağmur taneciklerinden hocalarımızın sesini duymakta zorluk çekerdik.

Pencereler şimdiki gibi çift cam değildi.

Kapılar ise bildik tenekeydi.

Hoca içeriye girince hep birlikte susup ayağa kalkardık.

“Oturun” derdi el hareketiyle…

Otururduk.

Yüzümüze bakardı.

Biz de ona bakardık.

Gülümserdi…

Böyle başlardı derslerimiz…

Sonra diğer hocalar girerlerdi derslerimize.

Dersler biter, spor başlardı.

Hedefimiz vardı.

Birinci hedef derslerde başarılı olmak, ikinci hedef Baf’ın adını bir adım ileriye taşımak.

Ne yapabilirdik?

O şartlarda nasıl başarıya ulaşabilirdik?

Elimizdeki imkanlar sadece insandı.

Ve imkansızlıklar hırslandırırdı insanı…

Futbol takımlarının gelmekte nazlandıkları o uzak kentte dayanışma olmasaydı, ayakta duramazdık.

Ve her nasıl oluyorsa o uzak diyara nazlanarak gelenler de oralı oluyorlardı.

Vardı bir sihri...

Bilinmezi.

Hırçındı Baflı.

Mücadeleyi severdi.

Ve başarırdı.

Barakalar yağmur yağdığında yerinden sökülüp gidecekmiş gibiydi.

Biz ise Baf’ın zor koşullarında başarmaya çabalıyorduk.

Bir gün hocamız geldi…

Elinde renkli kağıtlar vardı.

-Beyaz kağıt ne yazık ki yok, dedi...

Verdi hepimize de ince ve kalitesi düşük renkli kağıtlardan.

-İare edelim, dedi.

İdare ettik.

Son sınıfa geldiğimizde üniversite hazırlıkları başladı.

Dersler bitince akşamüzerleri hocalarımız da karşılık beklemeden derslere geldiler, gittiler.

Sonunda başardık, çoğumuz bir baltaya sap olduk.

Ve o barakalarda başlayan maceramız iyi bir yerlerde bitti.

Şimdi durumlar değişik.

Okul binaları en azından taş bina…

Pencereleri çift cam.

Kapıları çelik ve ses geçirmeyen.

Hoca içeriye girdiğinde dışarısı ile irtibat kesiliyor.

Ağzından çıkanı duymamak gibi bir eksikleri yok.

Ancak yine de sıkıntı var…

Şimdi sıkıntıları “ısınma”…

Çocuklar üşüdüklerini söylediler.

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) ile birlikte eylem yaptılar.

Her türlü haklı eylemin arkasında durdum.

Bu tür eylemler de zaten olmalı.

Ancak haberi okuduğumda birbirimizi duymakta zorlandığımız o barakalı yıllar aklıma geldi.

Ve dedim ki, “Sıfırı bilmeyen 10’a gelse de orada ille takılır… Ve onların 11’leri de zor olur…”

Keşke tüm sorunumuz “ısınma” sorunu olsaydı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31