Yüzde 58’e değil, yüzde 42’ye bakmak lazım...

Sandığı kimler ve neden boykot etti…

Sağcılar mı solcular mı?

Yoksa partilerden umudunu kesen kişiler mi?

Ya da UBP’ye küsenler mi?

Hepimiz biliyoruz ki, bu seçimde partiler gücünü test etti.

Tek amaç Lefkoşa’yı almak ve Lefkoşalıya hizmet vermek değildi...

Bu yüzden özellikle ilk 4 parti seçime var gücü ile asıldı.

Ancak UBP kurultay frenine takıldı...

Partinin ikiye bölünmesi ve İrsen Bey’in akıl almaz hırsı yüzünden, UBP’nin onursal başkanı konumundaki Eroğlu faktörü UBP’nin ipi göğüslemesini engelledi.

Alışıla gelmiş iktidar yanlısı zorunluluğu, parti içi hesaplaşmalara kurban oldu.

Aslında bundan büyük avantaj elde etmesi gereken muhalefet ise, geçmiş hatalarına kurban giderek, gereken güveni veremediler.

Ama yine de ortada bir gerçek var...

Yüzde 42 boykot her partinin korkusu yanında ağzını sulandırsa da, boykotçuların asla oy vermeyeceği parti elbette ki UBP’dir...

Çünkü UBP seçmeni boykotun ve dik duruşun anlamını bilmez…

Yani İrsen Bey ve UBP’liler şunu anlamalı...

Öyle iş, para, terfi dağıtma...

Memur, müsteşar, müdür ve odacı seferberliği ile tüm imkanları kullanma...

“Anavatanlarının” desteğini arkalarına alma gibi olayların modası geçti…

Uçmadan “uçuyoruz” , yapmadan “yapıyoruz” , “her şey ülke istikrarı için” gibi boş sözlere toplumun karnı tok...

Hiç bir kesimin mutlu olmadığı bir yapıda, iki kere değil on kere düşünmelisiniz.

TC ile birlikte hazırladığınızı iddia ettiğiniz, “yıkım paketi” veya “göç yasası “ diye adlandırılan paketlerle birlikte paketleneceğinizi bilmelisiniz.

Acımasız faiz oranları ile perişan olan halk mı size kanacak?

Yoksa peşkeş çektiğiniz yerlerde psikolojik travma geçiren çalışanlar mı?

Kendi partisi içinde bile “kan davasına” dönüşen iktidar paylaşımının bu toplumu ne hale getirdiğini göremeyen bir zihniyetin, bu halka karşı ne vereceği ne de alacağı bir şey kalmıştır...

Hiç olmazsa bu saatten sonra onurlu davranarak istifa etmeniz, bu topluma yapılacak en büyük iyiliktir.

Ama esas iş her zamanki gibi muhalefete düşmektedir...

Özellikle de ana muhalefete...

Parti için değil, halk için kazandığını ispat edecek...

Şeffaf, hesap verebilir ve eşitlikçi olacak.

En az partililer kadar partisizleri de koruyacak...

Bu güne kadar popülist yaklaşımlarla ödün verdiği ilkelerine sahip çıkacak...

Yapamadığı yerde “eyvallah” diyerek halkının yeniden desteğini talep edecek...

En önemlisi geçmişteki hatalardan ders aldığını ve mutlak surette Türkiye’nin yönetiminden çıkacağını bu topluma uygulamaları ile ispat edecek.

Tüm bunları bir seçim daha kazanmak için değil, ülke ve halk için yapacak...

Zaman değişse de yeni fidanlar, güçlü ve köklü bir çınarın yerinde değil yanında yer almalıdır...

Ahmet Mithat Berberoğlu, Naci Talat ve Özker Özgür sadece anma günlerinde hatırlanmasın diye... 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5