İstanbul’a yaklaşık 140 km uzaklıkta.

Karadeniz kıyısında.

Mağaralar ve kayalıkların üstünde.

Eski adı Salmydessos, şimdiki adı Kıyıköy.

Çerkezköy’ü geçiyorsun, ormanların arasından epeyce ilerliyorsun…

Karşınıza, İmparator Jüstinyen döneminde yapılan kalenin kapısı çıkıyor.

Kapı sizi köyün ana caddesine çıkartıyor.

Caddenin devamında fener var.

Yol iki taraflı dükkânlar, turistik eşya satan mağazalar, sağlı sollu balıkçı meyhaneleri ile dolu.

Fenerden uçsuz bucaksızmış intibaı veren Karadeniz’e bakarsınız.

Balıkçıların motor sesleri gelir ta uzaktan…

Balıkçılara selam verin.

İnin fenerden aşağıya.

Dere ile denizin kucaklaştığı noktada durun.

Tahta köprü var orada.

Geçince altın renkli kuma basıyorsunuz.

Geçmeden önce Ahmet Abi’nin teknesi var.

Ahmet Abi orada.

Bir şemsiye koymuş, bir de masa.

 İsterseniz Ahmet Abi 40TL’ye dere boyu ağaçların, nilüferlerin, yansımaların ortasından geçirip şifa suyuna götürür…

Sonra.

Bitmez ki orada yapılacaklar.

Bir manastırları var köy dışına, Ay Nikola Manastırı.

Gezersin eski tarihi manastırı.

Tarihi canlandırırsın gözünde.

Orada ne ayinler yapılmıştı düşünürsün.

Osmanlı yoktu daha.

Ne bileyin İstanbul işgal edilmemişti.

Oradan kalenin diğer kapısından tekrar köye girersin.

Bu yüzü başkadır köyün.

Aşağıya baktığınızda kıvrılarak denizle kavuşan Papuçdere’yi görürsünüz.

Nasıl olabilir bu?

İki tarafında da başka tat.

Bir taraf kuzeye, diğer taraf doğuya bakıyor.

İki taraftakiler de aynı insanlar.

Dün oradaydım.

Arkadaşlarımla birkaç sene önce gitmiştik.

Geçen gidişimiz yazdı terledik, keyif aldık.

Bu sefer kahverengisiyle, kırmızısıyla, yeşiliyle kısacası renk cümbüşüyle sonbahar…

Yine keyif aldık.

Kim bilir ulaşılması güç karlı günlerde nasıl olur…

Kıyıköy: İstanbul’a yaklaşık 140 km uzaklıkta ancak gidince yakın gelen bir köy.

Karadeniz kıyısında.

Mağaralar ve kayalıkların üstünde.

Eski adı Salmydessos …

Gitmeyeniniz varsa ki çoğunuz gitmedi.

Antalya, Bodrum ve onlar gibi yerlere gidip rezil olacağınıza…

Atlayın arabanıza, vurun kendinizi otoyola.

Sapın ormanlar arasına…

Bilemedin 2,5 saat sonra doğanın ortasındasınız.

Her giden keşke burada yaşasam der.

Ama yaşamayın.

Ki orası da saydığım diğer güzel kentler gibi bozulmasın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31