KKTC Meclisi, yeni Yasama yılına dün başladı.

Hayırlı olsun.

Kavgaların, toplumsal gerginliklerin artmasını sağlayacak kararların değil, umut verici adımların atılacağı bir dönem olsun.

Şu bir gerçek ki KKTC Meclisi, son dönemlerde pas geçiliyor.

Hükümetin aldığı kararlar, Meclisi ve diğer siyasi partileri ikinci plana itti.

Meclis, adına yakışan şekilde halkın Meclisi olmalıdır.

Toplumun her kesiminin temsil edildiği yegâne çatı Meclis çatısıdır.

Meclis uzlaşı yeri, üretim yeri, karar merci, hizmet noktasıdır.

Meclis Başkanı ve yeni dönemde de bu göreve talip olan Sayın Hasan Bozer vekillerin isteksiz olduğunu söyledi.

İlk önce bu isteksizliğin sadece vekillere ait olmadığını söylemeliyim.

Ülkedeki her şeyin merkezinde vekiller görüldüğü için belkide bu durum onlara özgü algılanabilir.

Ama gerçek öyle değil.

Devletin en tepesi, Sayın Cumhurbaşkanı Kıbrıs konusunda gelinen noktada ne kadar istekli?

Yada bugüne kadar ne kadar istekli oldu?

Müzakere sürecinde devam eden görüşmeler kapsamında Türkiye ile güney Kıbrıs arasında şekillenen pazarlıklar, Cumhurbaşkanının istekleri ile mi oluşuyor.

Veya seçimle iş başına gelen ve bu toplumun iradesini temsil eden iktidar kendi arzusu doğrultusunda mı kararlar alıyor. 

İktidar partisi mensubu vekiller, sadece zorunlu zamanlarda Meclisteki koltukları doldurmasınlar, nasıl ki seçim zamanı istekleri var, icraat zamanlarında da istekli olmalılar.

Hele hele muhalefet vekillerinin isteksiz olması hiç kabul edilemez.

Bugün bu ülkede nüfusa yetersiz kalan sağlık hizmetinin bekçileri olan sektör çalışanları da isteksiz, eksiklikleri giderilmeyen öğretmenler de isteksiz, yasaların yetersiz ve günümüze göre eksik olduğunu haykıran avukatlarda isteksiz, ticari birer eşya gibi görünen öğrencilerde isteksiz, Hayvancılar, narenciyeciler, askeri ücrete ve her türlü haksızlığa mahkûm özel sektör çalışanı da isteksiz.

Peki devlet memurları, emekliler.

Onlar bulundukları konumdan çok mu memnun.

Bir ülkede yaşayan insanların geneli isteksiz ve mutsuzsa bu ülkede ciddi bir travma var demektir.

Sözün özü bugün için ülkedeki mutsuzluk ve isteksizlik sadece vekillerimize özgü bir durum değil.

Kaldı ki Meclisin ve seçilmişlerin isteksiz olma gibi bir lüksü yoktur.

Bu durumda olanların tek bir seçeneği vardır.

İsteksiz oldukları görevden ayrılmak.   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5