TL’nin döviz karşısında sürekli değer yitirmesinden dolayı ekonomik deprem yaşanan KKTC’de, nihayet hükümet ettiğini sananlar yaptıkları toplantıda “Vatandaşları rahatlatmak açısından neler yapılabileceğine, hangi tedbirlerin alınabileceğine bakılacak” diye açıklama yaptılar. Sanki de Amerika’yı yeniden keşfedecekler. Bu sütunda birkaç defa neler yapılabileceği ile ilgili yazılar yazdım. Paranın sahibi KKTC olmadığı için parasal önlemler alınamaz. Ancak mali önlemlerle birlikte, başta gümrükler olmak üzere, özel okul ve kolejlerde dövizin belli bir kur oranına sabitlenmesi mümkündür. Bu önlemleri açacak olursak, her şeyini ithâl eden KKTC’de, tüm ithalât Türkiye’den yapılsa bile hep döviz bazındadır. Hükümet de gümrüklere gelen her türlü emtianın faturasındaki döviz tutarını o günkü veya anki kurdan çarparak Türk Lirasına çevirmekte, onun üzerinden gümrük, harç, fon ve her türlü vergiyi hesaplayarak malın ithalâtçısından almaktadır. İthalâtçı tüccar gümrükte ödediği her türlü ödemeyi, peşin vergi sayılan stopajı dahi maliyetlerine yansıtarak halka sattığı için, mutfaklar adeta yangın yerine dönmüştür. Böyle olmasından hükümetçilik edenler de mutlu olmaktadırlar. Çünkü artan döviz fiyatları ile birlikte, gümrüklerde topladıkları dolaylı vergi TL gelirleri artmaktadır. Bunu da halka yerel gelirlerimizdeki artışla(!) yerel bütçemizin yüzde şu kadarını yerel gelirlerle karşılıyoruz diye başarı olarak yutturmaya çalışıyorlar.

Yukarıda da yazdım. İlk iş olarak hükümet ettiğini sananlar derhal gümrüklerde, bilhassa zorunlu ve lüks olmayan tüketim maddelerindeki hesaplamalarda dövizi sabitlemelidirler. Bundan oluşacak gelir kaybını önlemek için de lüks tüketim mallarının her türlü gümrük ve harçlarını artırmalıdırlar. Örneğin artık KKTC’de sıfır kilometre olarak satılan her beş araçtan ikisi Mercedes ve BMW olmamalıdır. Bu tip araçlardan dahilde alınan her türlü vergi ve harçlar da artırılmalıdır. Bu önlem halka pahalılık olarak yansımaz. Konutlardaki her yüzme havuzundan metre kare başına 100 TL su tüketim vergisi alınmalıdır. Tüm harcamalarını TL olarak yapan özel okullar ve kolejlerde döviz kuru bütçenin hazırlandığı kura göre sabitlenmelidir. İthalâtta alınan fonlar lüks tüketim maddeleri dışında düşürülmeli, Fiyat İstikrar Fonu genel bütçeden çıkarılıp, cari harcamalar yerine kuruluş amaçlarına uygun kullanılmalı ve tüketici fiyatlarında denge sağlanmalıdır. Çalışan, emekli ve asgari ücretlinin döviz karşısındaki kayıplarının kısmen telâfisi ve talep artışı ile birlikte tüketimin artması için maaşlarla asgari ücrete yeniden zam yapılmalıdır. Bu maksatla TC ile masaya oturularak finansmanı TC tarafından karşılanacak ek bir bütçe yapılmalıdır. Çünkü TL döviz karşısında değer kaybederken, bunun küçük bir kısmı dünyadaki ekonomik ve siyasi nedenlere bağlıdır. Esas neden Türkiye’deki gelişmelerdir. Dolayısı ile TL kullanmaya mecbur edilen Kıbrıslı Türklere yüzde yüz bedel ödetilmemelidir. Ayrıca 2015 bütçesi hazırlandığı sırada dolar kuru 2.18 TL idi. TC KKTC’ne mali yardım ve kredi olarak 2015 yılında 600 milyon dolarlık yardım yaparken, bunun o günkü Tl karşılığı 1 milyar 308 milyondu. Halbuki bugünkü TL karşılığı, 1 milyar 800 milyondur. Arada yarım milyar TL KKTC aleyhine kayıp vardır. Üstelik bu paranın hibe kısmı 2.18 dolar kuru ile TL olarak bütçeleştilirken, geri kalan büyük bölümü dolar olarak kredilendirildiğinden, KKTC’nin Türkiye’ye kamu borcu TL’nin döviz karşısındaki değer kaybı oranında TL olarak artmaktadır. Bundan dolayıdır ki yapılacak ek bütçenin finansmanı TC tarafından sağlanmalıdır. Bunlar yanında kayıt dışı ekonomi kayıt altına alınarak, vergi yüzsüzlerinden gerçek kazançları üstünden vergi alınarak, ve de 2007 yılından beri Mecliste bekletilen batık bankaları hortumlayanlarla ilgili yasayı süratle meclisten geçirerek hortumcuların iç ettiği 220 milyon doları da kurtararak, TL’nin değer kaybından dolayı yaşanan depremin daha az hissedilmesini sağlayabilirsiniz. Elbette niyetiniz ve iradeniz varsa. Yani muktedirseniz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31