Bugün özel bir gün. Evrensel anlamı olan Dünya Kadınlar Günü bugün bizim ülkemizde de çeşitli etkinliklerle kutlanıyor… Daha da güzeli, sırf kutlamalarla yetinilmiyor. Kadın sorunları derinliğine irdeleniyor ve bu sorunların aşılabilmesi için çözümler gösteriliyor… 

   Feminist kronoloji incelendiğinde, kadın haklarının kazanılmasının uzun ve çetin mücadeleleri gerektirdiği görülür. 8 Mart, bu çileli mücadeleyi evrensel boyutta simgeleyen gündür. Tüm dünya kadınlarının bayramına dönüştürülen 8 Mart, ayni zamanda kazanılmış hakların ve kadının toplumdaki yerinin güncel koşullar içinde tartışıldığı ve yeni açılımların saptandığı gündür.
   1857 yılının 8 Mart’ında New-York'ta toplu işten çıkarmaları ve çalışma koşullarını protesto etmek için on binlerce kadının direnişe geçmesi ve bu uğurda 129 ölümün, çok sayıda da yaralanmanın göze alınması, uygarlığa ve demokrasiye ivme kazandıran sonuçları da beraberinde getirmişti. Toplum içinde kadının yerinin duyarsızlıkla geçiştirilemeyeceğini vurgulayan bu olay, refahın, barışın ve demokrasinin elde edilmesinde ve geliştirilmesinde kadınların dışlanamayacak potansiyelini kabul ettirdi.

     *       *       *

   Ülkemizde, kadın hakları demir ökçe altında değildir. Toplumumuzda kadının adı var. O ad yüreğimizdedir, vicdanımızdadır... Kadın haklarına gösterdiğimiz saygı ve duyarlılık, bizler için en büyük onur kaynağıdır.
Kadınımızın, yasalarla güvence altına alınan, erkeğinin yanındaki "eşitlik" statüsü tartışılmaz biçimde nettir. Ama bu statünün hiç delindiği olmuyor mu? Tabii ki oluyor… Kadın haklarına düşürülen gölgenin de bilincinde olmalı ve daha eşitlikçi bir düzenin yaratılabilmesi adına her türlü çaba gösterilmeli. Kadına uygulanan şiddet bu özel günün ana temasını oluşturuyor. Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nin “Kadına Yönelik Şiddet” konulu paneli yeterince bilmediğimiz acı gerçeklere ışık tuttu. 
   Panelde anlatılan olaylar ve verilen rakamlar hem şaşırtıcı oldu, hem de ürperti yarattı. Toplumumuzdaki değer yargılarının geçirdiği hızlı değişim, sosyal ve ekonomik dengelerin bozulması, aile içine şiddeti soktu. Polis Genel Müdür Yardımcısı Pervin Gürler, son üç yılda polis kayıtlarına giren şikâyetlerin yüzde 26’sını kadınlara yönelik şiddetin oluşturduğunu, fakat çoğu kadının konuşmadığını açıkladı. Daha da acısı, şiddet yüzünden yaşamını kaybeden kadınların dramına da değinildi. Uygar toplum görüntüsüne yakışmayan bu utancın toplumsal yaşamdan tümüyle silinmesi adına, uzmanlarca ortaya konulan çözümler dikkate alınmalı. Bu sorunları ve çözümlerini anımsayabilmek için bir yeni 8 Mart’ı beklemeden yılın her gününde duyarlılık gösterilmeli, çaba harcanmalı.

                  *        *       *       

   Genel anlamda, kadınımızın, toplumsal yapımızda istediği her şeyi yapabilmesi için hiçbir yasal veya moral engelleme ve sınırlama yoktur. Kadın bir amaca ulaşmakta yeter ki istekli olsun. O amaç, altın tepsi içinde önündedir.
   İşte böyle bir toplumsal yapıyı gerçekleştirebildiğimiz için, bugün Dünya Kadınlar Günü'nde başımız asla eğik değildir.
   Doğanın birbirini tamamlayan parçaları olan erkek ve dişi, karşıtlığın değil bütünlüğün simgesidir.
   Bu bütünlük, insan neslinin devamını sağlayan kutsal bir olgudur. Dolayısıyla, erkek ve dişi bütünlüğüne, eşitliğine ve dayanışmasına, yalnızca insanın değil; doğanın da gereksinimi var.
   Uygar erkek insanlık tarihi boyunca kadınına hep soylu bir tutkuyla bağlandı.
   Kadın, en büyük sevgiyi ve özveriyi erkekten gördü.
   Adem ile Havva'dan beridir, erkekler en büyük çılgınlıkları, en güzel sanat eserlerini kadınlar adına yaratmakla yetinmediler.
   Kadınların gönlüne girebilmek için kendi kendileriyle de yarışarak uygarlığın gelişmesine bu rekabet bağlamında da katkıda bulundular.
   Kimi zaman, fanatizmi feminizmin uç noktasından ön plana çıkaranlar dahil tüm kadınlara yürek dolusu sevgiler ve saygılar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31