Yıllardır hasret çektiğim, doya doya yaşayamadığım, her şeyiyle Kıbrıs köyünü bulmuştum ya…

İsterse sabaha kadar Muhtar’la dolaşabilirdim.

Her köşesine dokunmak, her kişisine laf atmak istedim.

Ancak ne Muhtar’ın zamanı, ne saatin hızı buna izin vermedi…

Zaman kısıtlıydı.

Gidilecek yerler de belliydi.

Yola çımadan önce köyü, köylüyü uzun uzun anlattı Muhtar…

Yürüdük…

Köşeyi döndük…

Muhtar ilk evi gösterdi, “Bu Dede İbrahim’in eviydi, şimdi restore edildi”…

Köy meydanındaki camiyi gösterdi…

“Bu cami de aslında cem evidir… Hatta kapısı batıya bakar”, dedi.

Sonra köydeki belli yerleri tek tek göstermeye başladı…

Kapısında kilit olmayan, evde olunmadığında iple kapatılan kapıda durdu…

“Hala böyleyiz” dedi.

Yumurta sıvası ile yapılmış su deposuna gittik.

Getirilen su eskisi gibi orada depolanıyormuş.

Bir çocuk orada oynuyordu.

Bize baktı, güldü, gitti.

90 yaşına gelmiş ama hala halı dokuyan Ayşe Neneyi evinde ziyaret ettik.

Köyün yukarısına doğru çıktık…

Bahçelere doğru yol topraktı.

Beşparmakları, zeytinlikleri, harnupları, ağılları ve oradan görünen Mağusa denizini gösterdi.

Sonra dağdan getirilen sudan içtik.

İçerken Kalavaç köyü gibi sırtını dağlara vermiş İstinco’da içtiğim su aklıma geldi.

Kıbrıs köyü dendi mi, aklıma İstinco gelirdi…

Şimdi kuzeyde, o kadar tantanaya, bölme, bozma çalışmalarına rağmen, bozulmamış, inadına ayakta kalan Kalavaç köyü de gelecek.

Kalavaç köyü küçük bir köy.

Nüfusu az, insanları mutlu.

Yaşlıları, gençleri, kısaca her kim varsa en azından kendi yerlerindedirler.

Orada doğdular, orada büyüdüler.

Bizden farklı olarak köylerine sahip çıktılar…

Dilim varmıyor ama orada ölecekler.

Elinde tapuları bulunan Muhtar Ömer Meraklı, köyün adının nereden geldiğini de anlattı…

Bir rivayete göre “Biri gal, diğeri gaç demiş, olmuş Galavaç…

Diğer söylentiye göre, burada Kavalcılar varmış.

Kavalcı zamanla olmuş Kalavaç.

Tüm engellemelere rağmen dokusunu koruyan köyde “AB” destekli organik tarım yapılıyor…

Kıbrıs kültüründe var olan el işlerine devam ediliyor.

Yemekleri, mezeleri, yaşam biçimleri Kıbrıs…

Geç olsa da, umutların zayıfladığı bir döneme de gelsek…

Kalavaç ile “İdealim, Kıbrıs’ın her yerinde yaşayabilme özgürlüğümüzün olması” diyen Muhtar Ömer Meraklı’yı tanıdığım için umutlandım…

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31