Toplumsal yaprak dökümümüz çok hızlı ve sarsıcı şekilde sürüyor. Geçen hafta değerli bir insanımızı daha yitirdik. Kamil B. Raif’in ölümünün medyamızda tek sütunluk, birkaç cümlelik bir habere bile konu olmaması, vefa kültürümüzün yoksunluğunu ve dolayısıyla toplumumuzun yarattığı değerlere duyarsızlığımızı gösterir.
  
Onun gazetedeki ölüm duyurusunu gördüğümde Lefkoşa’nın çok dışındaki bir çalışmadaydım. O nedenle cenazesinde bulunamadım. Kamil B. Raif, yüksek tarım mühendisi olarak yaşama atıldığı andan itibaren gerek ülkesinde, gerekse Birleşmiş Milletler’e bağlı bir uzman olarak dünyanın çeşitli ülkesinde önemli görevlerin başında bulundu.
  
50’li yıllarının sonlarından başlayarak Kıbrıs ortaklık cumhuriyetinin Ziraat Dairesi müfettişliğinde, 1963 Aralık ayı olaylarından sonra Kıbrıs Türk Göçmen Dairesi Müdürlüğü’nde, Kıbrıs Türk Ziraat Dairesi İcra Sekreterliği’nde, Kıbrıs Türk Tarım ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Genel Sekreterliği’nde bulunan Raif, sosyal yaşamdaki girişimciliğiyle de hep ön saflarda oldu. Kıbrıs Türk Mimar ve Mühendisler Birliği’nin kurucu üyeleri arasında yer alarak  bu örgütün genel sekreterliğini yürüttü.  Daha sonra sendikaya dönüşecek olan Kıbrıs Türk Memurin Cemiyeti Sosyal İşler Komitesi’ni kurdu ve başkanlığını yaptı. Kıbrıs Türk Mezunlar Birliği’nin asbaşkanlığını da yapan Raif, bir dönem de YAK Spor Kulübü’nün başkanlığını üstlenerek şampiyonluklara katkı koydu.
    *       *      *
  
Kamil B. Raif’in belleğimde ayrıca özel bir yeri var. Çünkü o, 60’lı yılların başında, yazın hayatımda  aldığım ilk ödülün heyecanıyla özdeşleşmiştir. Mağusalı kültür insanlarının “28 Mehmet Çelebi” anısına düzenlediği törenin üç ödülüne ben, Kamil B. Raif ve Feridun Adahan layık görülmüştü. “28 Mehmet Çelebi” ödüllerini benden yaşça büyük iki önemli aydınımızla birlikte paylaşmak, yazarlık mesleğimin ilk adımlarını attığım o günlerde beni öylesine motive etmiş ve gururlandırmıştı ki…

Kamil B. Raif, o ödül törenini izleyen yıllarda uluslararası alanda bir yıldız gibi yükselirken makale bağlamında yarıştığım kişinin nitelikli kişiliğinin gittikçe ortaya çıkması dolayısıyla daha bir gurur duymuştum.
  
Geçen Eylül ayında Kamil B. Raif’in yayımladığı son kitapları “Nehir İnsanları” ve “İsa İle Söyleşi”yi okuyup bitirdiğimde onun toplumumuzun ender yetiştirdiği aydınlardan birisi olduğuna dair düşüncem daha bir perçinlendi.
          *       *       *
  
1932 Baf doğumlu Kamil B. Raif’in kariyeri parlak başarılarla dolu. Çok iyi yetişmiş bir tarım uzmanıydı. Ülkesindeki hizmetlerinden sonra uzun süre Birleşmiş Milletler görevlisi olarak Danimarka, İsveç, Almanya, İtalya, İsviçre, Meksika, Amerika, Kanada, Ürdün, Suriye, Lübnan, Mısır, Somali, Kenya, Zimbabwe, Pakistan, Avustralya, Yeni Zelanda, Azerbaycan, Ukrayna ve Türkiye’de görevler yaptı. Kıbrıs’ta da, çeşitli resmi ve sivil toplum kurumlarındaki etkin görevleriyle tanındı.
  
“İsa İle Söyleşi” adlı kitabında Kıbrıs’taki anılarına ve yaşanmış öykülere yer verdi. Bu kitabı okuyanlar, onun  Kıbrıs’ta üstlendiği önemli görevlere ilişkin fikir edinebilirler.  “Nehir İnsanları” ise, bu Kıbrıslı Türk aydının Mısır’daki ilginç gözlemlerine dair. Nil Nehri’nin çevresinde önemli bir BM görevlisi olarak çalışırken tanıdığı değişik karakterdeki bir dizi insanı ve onlarla ilişkilerini belleğindeki ekzotik Mısır atmosferiyle birlikte sunuyor. Bu kitap da, Kamil B. Raif’in dış görevlerinin önemini vurgulayan bir içerik taşıyor.

“İsa İle Söyleşi”de anlatılanlara pek yabancı olmadığımdan dolayı özellikle “Nehir İnsanları” beni çok etkiledi. Orada sunulan olaylardan ve insan manzaralarından alabileceğimiz yoğun dersler ve mesajlar var.  
  
Kitaplarla ilgili olarak Eylül  başlarında bu köşede yayımladığım yazıda, güzel bir Türkçe’yle ve akıcı, tasvirci dille yazılan bu kitapları temin edip okumayanların çok şeyler kaybedeceklerinin altını çizmiştim.
 
Kamil B. Raif, uzmanlığının ve örgütçülüğünün yanında, başarılı yazar kimliğini de kanıtladığı 20’den fazla kitaba ve değişik organlarda Türkçe ve İngilizce dillerinde yayımlanan sayısız makaleye imza atmış bir aydınımız.
  
Birleşmiş Milletler’deki görevini tamamlamasının arkasından yine boş durmadı. Yerleştiği Ankara’da başkanlığını Bülent Akarcalı’nın yaptığı Türk Demokrasi ve İnsan Hakları Vakfı’nın genel koordinatörlüğünü üstlenerek önemli etkinliklerde bulundu. Bu vakfın bir benzerini ülkesine döndükten sonra Lefkoşa’da da kurdu.
  
Yaşamı boyunca ışık saçan bir aydınımız olan Kamil B. Raif’in ışıklar içinde yatmasını dilerim.


Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31