Eğildi, avcunu koydu, kana kana içti o sudan.

“Oh” dedi ”çok da güzelmiş”.

Ertesi gün gazeteler açıkladı, o akan su temiz değil…

Körü körüne inanmaktır bu.

Biat etmek.

Sırtını dönmek emin olmadığın kimseye.

Ve her denilene riayet etmek...

Lağım karışıyormuş bize verecekleri suya…

O baraja bölgeden arıtması bozuk kanalizasyon akıyormuş.

Bu yüzden de Mersin Büyükşehir Belediyesi Sarıağaç ve Ormancık mahallelerinin alt yapılarını devralamadıklarını ifade etti.

Alsalardı atık sudan dolayı ceza yiyebilecekler…

Gördük mü bilmeden bastığın bu topraklarda kimlerin yattığını?

Marketten tuz alıyorsanız dikkat edin.

Türkiye’den gelen tuz ise bir daha düşünün derim.

Çünkü bir zamanlar tuz çıkartılan Tuz Gölü’ne Konya’nın lağımı akıtılıyor.

Yıllarca o tuzdan yedi millet.

Kanser olanlar olduklarıyla kaldılar.

Aynı şekilde Marmara Denizi ve Haliç’i kirlettiler…

İstanbul İstanbul olalı dünyanın en güzel şehriydi.

Havası, ormanı, çevresi ile güzel İstanbul…

Taşı toprağı altın, dediler koştular.

Koşanların ilk icraatı denizine işemek...

Çünkü akan her lağımın gittiği yer orasıydı.

Denizinden babaları çıksa yerlerdi.

Baba gibi torikler çıkardı.

Levrekler, çipuralar, sarıkanatlar, hamsiler.

Bir de kalkan balığı vardı eskiden.

Midyeleri, karidesleri, yengeçleri...

Neleri vardı neleri o denizlerinde.

Palamutlar kol gibiymiş bir dönem Haliç’in.

Hem piknik, hem avlanmaya giderlerdi.

Gecesefaları vardı bir zamanlara kadar.

Ve lağım aka aka sonunda gördük halini.

Şimdi uzaktan bakarak geçiyorlar.

Denize girmek için güneye akıyorlar.

Ve güneydeki rezaleti duyuyoruz.

Bugün güzelim, dünyanın en saf ve temiz sahilleri Bodrum’dayken Bodrum bitirildi.

İmar izni verilmeyen deniz kıyısı kalmadı oranın.

Çepeçevre her yanı ile betonla dolduruldu.

Uzaklara gitmeyelim artık.

Dönelim bizim köylere.

Bu köy bizim köyümüz diyerek dalalım minareleri fışkırmış köylerimize.

Temiz, doğal, alımlı köylerimiz.

Kıbrıs kültürü ile yoğrulmuş her karışından beklediklerimiz artık ne kültüre, ne de bize aitlerdir.

Zadece geriye kalan ne varsa kalsın ona razıyız.

Yeter ki daha fazla kirletmesinler.

Anladınız siz nerelere geldiğimi…

Dağları yiyip bitirdiler.

Toprakları asfalta döndürdüler.

Şimdi de lağımlarla denizi bitirecekler.

Ki Akdeniz olsun Marmara…

Bakan bey eğildi, avcunu koydu, kana kana içti o sudan.

Ve nereden geldiğine bakmadan “oh” dedi…

Oh ya…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31