Dünyaca ünlü Türk üroloji uzmanı Prof. Dr. Tibet Erdoğru, Kıbrıs’taki hastalarının ısrarlı daveti üzerine hafta sonunu ülkemizde geçirdi. Dar çerçeveli bir yemekte bazı gazetecilerle buluşarak çalışmalarına ilişkin ilginç açıklamalarda bulundu. Buluşmanın gerçekleşmesinde, Erdoğru’nun yaptığı radikal mesane ameliyatıyla sağlığına kavuşan Hasan Nihat Erduran’ın girişimi etkili oldu.  47 yaşında olan ve İstanbul Ataşehir’deki Memorial Tıp Merkezi Üroloji Bölümü’nde çalışan Prof. Dr. Tibet Erdoğru, ürolojik kanserlerin modern yöntemlerle tedavisinde ve robotik cerrahide sadece Türkiye’nin değil dünyanın da sayılı otoriteleri arasında… 
Erdoğru’nun, Kıbrıs’a ve Kıbrıslılara özel ilgisi de var. Çünkü hemşerimiz Prof. Dr. Sedat Tellaloğlu’nun öğrencilerinden biri. Doçentlik sınavını onun önünde başarıyla verdi. Ayrıca ürolojide devrim yaratan Kıbrıslı Türk bilim adamı merhum Prof. Dr. Alpay Kelami’nin de yakın çevresinde bulunma şansını elde etmiş, hatta Kelami’nin son saatlerinde, Tellaloğlu ile birlikte, Almanya’daki hastanede başucunda bulunmuş genç bir hekim. Robotik cerrahi konusundaki ihtisasını Amerika ve Almanya’da yapan Erdoğru’nun yanında bazı üroloji uzmanlarımız da onun uyguladığı tedavi yöntemlerini izledi. Gelin görün ki, davetli oldukları halde hiçbir hekimimiz, ürologlar dahil, Erdoğru’nun aydınlatıcı etkinliğine ilgi göstermedi!.. 
   “daVinci robotik sistem” adı verilen tedavi ve ameliyat yöntemini operasyonlar sırasında saptanan görseller eşliğinde anlatan Prof. Dr. Erdoğru, “özellikle prostat ve mesane kanserinde daVinci yöntemiyle hastalar bir hafta ya da 10 gün gibi kısa sürede sosyal hayata adapte olabilmekte, kanlı açık cerrahinin dezavantajları en aza indirilmektedir” açıklamasını yaptı. Bu sistemle yapılan ameliyatlar, uzman hekimin bir robotu bilgisayar desteğinde kullanmasıyla gerçekleştiriliyor. Cerrahın eli hastaya hiç değmemekte, sadece uzaktan robotu yönetmektedir. 
   Üroloji dalında açık cerrahi yerine robotik ameliyatın uygulanmasına 2009’dan itibaren başlandığını, bu cerrahiyi Türkiye’de uygulayan iki hekimden biri olduğunu belirten Erdoğru, yurt dışından kendisine çok sayıda hasta geldiğini ve yurt dışından çağrıldığı tıp merkezlerine giderek tedavi ve ameliyatlarını yaptığını anlatırken, en son Malezya’ya gittiğini açıkladı. Uzak Doğu’daki tedavileri sırasında, beslenme kültürü nedeniyle, prostat kanderine çok ender rastladığını anlatıyor bize… Amerika, Almanya ve İsrail gibi gelişmiş tıp ülkelerinden bile gelen hastaları var. Ünlü uzman, ilgiyle izlenen açıklamalarında şunları söyledi:
   “Tüm dünyada robot teknolojisinin en yaygın kullanıldığı kanser türü prostat kanseridir. Hızla yaygınlaşan robotik cerrahi ile prostat kanser ameliyatlarında kan kaybı ve kan nakli ihtiyacı pratik olarak bulunmamaktadır. Bu cerrahi sonrasında hastaların yüzde 95’i birkaç gün içinde hastaneden çıkabilmektedir. Özellikle sondalı kalma süresi laparoskopik ve robotik cerrahide 5 – 6 gün iken, bu süre açık cerrahide 20 – 25 güne kadar uzayabilmektedir. Ayrıca erkekte cinsel fonksiyonları kontrol eden sinir yapıları ve idrar tutma görevini yerine getiren kas yapıları çok daha iyi korunabildiği için, ameliyat sonrası gelişebilecek bu gibi durumlar daha az görülmektedir.”
   Prof. Dr. Tibet Erdoğru, bu sistem sayesinde mesane kanserine kalıcı çözümler getirildiğini, alınan mesanenin yerine ince bağırsaktan yapay mesane yapılabildiğini, böbrek ve testis tümörü ameliyatlarının da risksiz olarak gerçekleştirilebildiğini belirtti. Koruyucu hekimliğe ilişkin sorularımızı yanıtlayan Erdoğru, 40 yaşından itibaren her erkeğin her yıl prostat kontrolü yapması gerektiğine vurgu yaparak, iyi huylu prostat büyümelerinin yanı sıra 90 yaş grubundaki her erkekte prostat kanserinin oluştuğunu, fakat nükseden diğer yoğun yaşlılık hastalıkları nedeniyle bunun önemini kaybettiğinin altını çizdi. Risk faktörleri genetiktir, yaş ilerlemesidir ve beslenme şeklidir. Mesane kanserlerinde ise en önemli risk faktörünün sigara ve kimyasallar olduğuna vurgu yaptı.  
   Leonardo daVinci, tarihte ilk mekanik robotu icat ederek insan ölümlerini savaşta azaltmıştır. Bundan dolayı, bu yönteme  “daVinci robotik sistemi” adının verildiğini de yine Erdoğru’nun açıklamalarından öğreniyoruz. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31