Robert Hawdon’un yazdığı, Hakan Yozcu’nun yönettiği iki perdelik “Karanlık İşler” oyunu Lefkoşa’daki temsillerini tamamladı. İddia taşımayan eğlenceliklere odaklanan Devlet Tiyatroları’nın sabun köpüğü oyunlarından biri daha... Buna karşın şimdi Lefkoşa dışında turneye çıkarılacak olan bu polisiye güldürüyü herkesin izlemesini salık veririm. Neden mi?.. Çünkü moral bozukluklarının gemiazıya aldığı güncelimizde, izleyicisini eğlendirmeyi ve güldürmeyi vaat eden bir seyirlik bu. Vaadini de yerine getiriyor doğrusu!.. 

   Güldürme aygıtlarına çokça ihtiyacımız olan bugünlerde devletimiz de vatandaşı güldürme aygıtı olarak işte kendi tiyatrosunu devreye koymuş!.. O nedenle ilk sahnesinden son sahnesine dek izleyicinin ilgisini canlı tutan akıcı ve tatlı bir oyun seçilmiş. Üstelik mafya hareketlerinin kol gezmeye başladığı ülkemizin bu durumuna göndermeleri de içeren bir tercih yapılmış. Çünkü oyunun temel konusunda mafya, gece kulüpleri ve kumarhaneler var...  Mafyanın karanlık işleri, kara paralar, mafya terörü, gece kulübü kadınlarının çilesi, kumarhanelerde kaybedenler ve tüm bunların karmaşasında güldüren çizgisinde gelişen, adaletin mutlaka yerini bulacağını finalde vurgulayan sürprizli bir öykü. Oyuna bolca erotizm sosunun bulaştırıldığına da vurgu yapmalıyım!.. 

   “Bulvar oyunları” diye nitelendirilen gruba giren bu “Karanlık İşler”in seçiminden dolayı Devlet Tiyatroları eleştirilebilir. Ama görünen o ki, bu tür oyunlar tiyatronun izleyici sayısını gittikçe çoğaltmakta. İlke; ağdalı oyunlarla seyirci ürkütüleceğine, hafif ve hatta erotik seyirliklerle seyirci kazanmak...

   Başta tiyatro salonu yoksunluğu olmak üzere çeşitli olanaksızlıklara mahkûm edilen Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları sanatçılarının sıkıntılarına karşın tiyatro aşkını dimdik ayakta tuttuklarının yeni bir gösterisiyle yüzleştiriliyoruz. Devlet Tiyatroları salonunun yanmasının üzerinden 14 yıl geçti, dile kolay!.. Ne ki, devletin tiyatro sanatçıları hâlâ salonsuz... Buna karşın göçebe kuşlar gibi o salondan öteki salona koşarak tiyatro yapma heyecanını ve halkla buluşmayı sürdürüyorlar. Bu sanatsal direniş bile başlıbaşına bir erdemdir. 

   Devletin tiyatrosundan ve kültüründen sorumlu bakanın oyunu bir tek gece bile izlemediğini bir yana bırakınız, henüz kendisine bağlı Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları’nı ziyaret etme tenezzülünde bile bulunmadığını duyduğumda, yüreğim burkuldu. Kültürümüz kimlere emanet!.. Böylesi duyarsızlığın egemen olduğu ülkemizde Devlet Tiyatroları’mızın kendi salonuna kavuşmasını daha çok bekleriz biz.  

   3 Şubat’tan bu yana haftada bir kez sahneye taşınan oyun, yine eğreti bir salonda, Atatürk Kültür Merkezi salonunda sunulabildiği için tiyatroseverlerin ilgisine yeterince karşılık veremedi. Bu emektar salon başka etkinlikler için de kullanılıyor çünkü... Oyunu izlediğim gece salon baştan başa doluydu. Yer bulamayanlar oyunu ayakta ve merdivenlere oturarak izlediler. Manzara, izleyici ilgisinin göstergesiydi. Mekânsal olanak sağlansa, bu oyun Lefkoşa izleyicisiyle birkaç kez daha buluşabilirdi oysa... 

   “Karanlık İşler”in oyuncu kadrosunda Nergül Tuncay, Ömür Akkan, Zehra Evliya, Tuygun Töre, Hüseyin Çakırlı, Ertaç Hazer ve emektar İbrahim Andaş var. Konuya gelecek olursak; Mandy ve Tanya Londra’da, mafyaya ait gece kulübünde çalışan iki dansçı kızdır. Mandy, kulüpte tanıştığı Gerry ile geçirdiği aşk gecesinin sabahında panik içinde uyanır. Metresi olduğu mafya babası Mack’ın haraçları ve hasılatları onun dairesinde toplanmaktadır. İşte o sabah yine kapıya dayanması eli kulağında olan Mack da gelip bu paraları almaktadır. 

Mack yakın korumasıyla birlikte geldiğinde evde daha başka tiplerle de karşılaşacaktır. Bunlar öteki dansçı kız Tanya ve Mack’ın o eve götürmekle yükümlü olduğu hasılatının bir kısmını kumarda kaybeden restoran kuryesi budala görünüşlü Terry’dir. Mafya babasının saldığı korkunun atmosferinde o dört insan tehlikeyi savuşturabilmek için çeşitli entrikalar çevirirken, rastlantılar ve yanlış anlamalar oyunun güldürü dozunu yükseltiyor. Oyunu birdenbire bir polisiyeye dönüştüren son sahnelerde çapkın Gerry’nin aslında bir maliye müfettişi, budala görünüşlü Terry’nin ise dedektif oldukları anlaşılır. Müfettiş ile dedektif, kara para babası ve vergi kaçakçısı Mack’ı kıskıvrak yakalayabilme adına o daireyi seçmişler ve Mandy ile Tanya’dan operasyonları adına yararlanmışlardır. 

   Genç oyuncular, uyumlu bir ekip çalışmasıyla rollerinin hakkını verme uğraşındalar. Oyunun yükünü taşıyan Mandy’de Nergül Tuncay’ın performansı dikkat çekici. Marjinal karakterlerin gediklisi Ertaç Hazer ile kısa ve sessiz rollerde de farkındalık yaratılabileceğini kanıtlayan “goril” rolündeki deneyimli İbrahim Andaş, sahneye renklerini taşıdılar.   

   Mafya dünyasındaki karanlık işlere esprili bir bakış getiren oyun sanatsal açıdan fazla bir iddia taşımasa da, “daha fazla izleyici” anlayışıyla çıkılan yolda, hedefine ulaşmayı başardı sayılır. Devlet Tiyatroları’nın bu aşamadaki amacı eğer buysa, amacın gerçekleştiğini söyleyebiliriz...  

   Aynı zamanda tiyatro, sinema ve televizyon dizisi oyuncusu da olan 1939 doğumlu İngiliz yazar Robin Hawdon’un bir oyunu bu. Hawdon’dan bizim sahnemize yapılan uyarlamanın reji asistanlığında Türkay Öztiğin’in; sahne amirliğinde Yılsay Özbudak’ın; dekor uygulamasında Mehmet Isırgan, Yalçın Arıcı ve Hayali Okuyucu’nun; kostüm tasarımı ve aksesuarda Gülsen Dünki’nin; ışık sorumluluğunda Mustafa Kral’ın ve efekt sorumluluğunda  İbrahim Türkay Öztiğin’in emekleri var.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31