Yollara düşüp “bağımsızlık” diyenler…

“Elini yakamızdan çek” diyenler…

“Ne paranı, ne memurunu istiyoruz” diyenler…

Bir de son zamanlarda moda olan…

“Suyu biz yöneteceğiz” diyenler…

Size sesleniyorum…

 Gördünüz değil mi?

Görmemişseniz görün artık.

Tereddütleriniz yersizmiş.

Kimse bizim üzerimizde değil.

Bizim işimize karışmıyor.

Biz kendi kararlarımızı kendimiz verebiliyoruz.

Kendimize ait ne varsa dilediğimiz gibi değiştirebiliyoruz.

Bağımsızız.

Bağlantısızız.

Ve irademiz tamamdır.

TC Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, su konusunda açıklamada bulundu…

"Karar verdikleri zaman biz hazırız ama kendileri henüz karar vermiş değil. İnşallah önümüzdeki hafta bir araya geleceğiz" dedi.

Nasıl beğendiniz mi?

Karar versinler, dedikleri biziz.

Yani KKTC’de yaşayan Kıbrıslıtürkler…

Müjde gibi…

Su konusunda kararı biz vereceğiz, biz.

Boru değil bu.

Hava cıva da değil.

Koskoca TC bakanı kararımızı bekliyor.

Ki ne diliyorsak ona göre davranacaklar.

Mesela biz istersen şöyle bir karar alabiliriz…

“Sayın TC yetkilileri… Teşekkür ederiz. Siz bize emek harcadınız su getirdiniz.

 Bu suyu getirirken bir sürü masrafınız oldu. Boruları söz verdiğiniz halde kapılara kadar depolara kadar getirmediniz, döşemediniz ama olsun en azından baraja getirdiniz. Biz de karar verdik o boruları bir zahmet depolarımıza kadar taşıyın. Taşıdığınız boruların geçtikleri yerlerin tapularını size vermeyeceğiz bilesiniz.

Ayrıca tüm su kaynaklarımız sizin değil olması gerektiği gibi yine bizim olacak. Biz gene kuyularımızı, depolarımız, barajlarımız kullanmaya devam edeceğiz.

Eğer yağmaz da suyu eksilirsek, sağ olasınız sizin gönderdiğiniz suyu kaç metreküp kullanmışsak kuruşuna kadar ödeyeceğiz.

Siz bizim için taşıma, pazarlama, para alma, verme ticareti gibi şeylerle uğraşmayın.

O bizim işimiz olacak.

Yani böyle bir karar alsak o açıklamayı yapan Sayın TC Bakanı muhtemeldir ki saygı gösterip kararımıza uyacak.

Öyleyse mesele nedir ey karşı çıkanlar?

Adam belirtti.

Kararımızı bekliyor.

Yoksa başka bir anlam filan mı çıkartmalı?

Hani bize iki seçenek verdiler “Kırk satır mı kırk katır mı” gibi mesela…

Ve “ya o ya bu” mu demek istediler?

Söyleyin a dostlar…

Öyleyse bize neden soruyorlar?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31