Ne zaman sıkışsam arar fikrini sorardım.

Bir gün yine telefona sarıldım.

Numarayı tuşladım.

Ve…

Babam telefonun ucunda yoktu…

Alışkanlıktı bu.

Hep varmış gibi aramıştım.

Ve sonunda çaresizlik…

Ulaşamayacağımı biliyordum oysa.

Fakat elim bunu bilmiyordu.

Beynim de kabullenememişti…

Senden daha çok bilen birisi olmalı hayatında.

Danışılmalı ne zaman sıkışılsa.

Öyle bir dostu olmazsa insanın, yalnızlaşır.

Koskoca İstanbul ki nüfusu belki de 20 milyonu geçmiştir…

Tıpkı 20 milyonluk bir orman gibi orası…

Devasa bir yer…

Ve tek dostun yoksa sen ormanda bir ağaç gölgesindesin…

Güneşi göremeden ömrünü tüketen bir çalısındır.

Kısacası bir adada yapayalnızsın.

İstanbul ile ilgili tonlarca yazı yazıldı.

Tonlarcası döküldü mısralara.

Ve şarkılar bestelendi portrelere.

Hepsi güzelliği üstüne…

Kimisinde martı sesleri çığlık çığlığadır Boğaz eşliğinde…

Kimisi vapur düdükleri eşliğinde yol almaktadır Sirkeci’den Harem’e…

İstanbul dünya kentidir.

Bizans’tan kalan…

Ve İstanbul’a AKP dokundu.

AKP yönetiminden sonra hızla değişime uğradı.

Kadri Fellahoğlu…

Lefkoşa’nın dibe vurmuş gününde talip oldu Lefkoşa’ya…

“Başaracağım” dedi.

Bunun uğruna Baf’a bile Baflılarla giderken aklı oradaydı.

Ne yapabilirim sorusuna hep cevap aradı.

Ve duydum ki İstanbul belediyesinin çevre, sağlık, mali konular, altyapı, bilişim teknolojileri, kentsel dönüşüm projeleri ve katı atık yönüyle ilgili deneyim ve uygulamalarından faydalanmak arzusunda…

İstanbul’un bilhassa çevre konusunu bir daha göz önüne getirdim…

Bugün ormanları ile gıpta edilmesi gereken İstanbul yollar, yeni yerleşim yerleri, yeni havaalanı gibi alternatif çözümleri olan bahanelerle, çölleştirilme yoluna saptırılmış durumda.

Ayrıca kentsel dönüşüm meselesi de var.

TOKİ…

Nereye el atsa kurutuyor.

Ve TOKİ…

İstanbul’un her yerinde…

Sulukule örneği capcanlı gözümüzde duruyor…

Metro ile çözülmesi gereken trafiğin metrobüs gibi gereksiz bir yolla giderilmeye çalışılması.

Yanlış planlamalarla etrafında yüzlerce gökdelen yapılması…

Artan nüfusa hiçbir altyapının yetmemesi…

Hele dünya malı İstiklal caddesinin değiştirilmesi…

Ve sayılacak birçok olumsuzluk örneği dururken…

İnsan ne zaman sıkışsa danışacak, örnek alacak, yardımını isteyecek birilerini arar.

Etrafında olmalı da.

Ancak Lefkoşa belediyesinin İBB’den alacağı ne olabilir?

Bence İstanbul kardeş kent olsun ama baba yerine konulmasın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5