Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları sezonun ilk performansı için ünlü Azeri yazar Elcin Efendiyev’in bir oyununu seçti. Türkiye’de “Yıldızların Altında Cinayet” adıyla sahnelenen oyunun adı bizde “Katil”e dönüştü. Siyasetle de yakın ilgisi olan yazar Efendiyev, cumhurbaşkanı yardımcılığına dek yükselen bir Kıbrıslı Türk dostu. Bakü’ye giden sanatçılarımız Efendiyev’in kendilerine gösterdiği yakınlıktan söz ederler. O nedenle Azerbaycan’la güçlü ilişkileri olan KKTC’de bir Efendiyev oyununun seçilmesini, değerli dost yazara karşı güzel bir jest olarak algıladım. Oyun, Bakü’ye turneye gidecek. Herhalde oradaki izleyicilerinden biri de Efendiyev olacak. Bakalım oyununun Kıbrıs Türk sahnesindeki yorumuna dair neler diyecek!..

Siyasal kimlikli yazar, oyununa ülkesine ilişkin mesajlar yerleştirdi. Azerbaycan’ın Sovyetlerin dağılma sürecindeki sarsıcı değişimleri, oyundaki karakterlerin, siyah dekor önünde ve umudu temsil eden yıldızların altında sergiledikleri travmalarla simgeleniyor. Keşke bu oyun, KKTC ortamına uyarlama çabasıyla ellenmese ve orijinal şekliyle “bir Azeri dramı” olarak sunulsaydı. O zaman Sibirya çalışma kamplarının sözünün edildiği bir oyunda Türk sanat müziğinden şarkılar dinlemek yerine, Azeri şarkılar dinleyecektik en azından!.. Azeri yönetmen bayan Mehriban Elekberzade, bizim tarzımıza öykünmeye boş verip, kendi yöresel ve ulusal tarzını sahnemize taşısaydı, çok daha özgün bir iş yapmış olacaktı. 

Son birkaç yıldır Devlet Tiyatroları erotizmin tavan yaptığı oyunları seçmektedir. Nitekim bu eğilimini “Katil”in sunumunda da bozmadı. Oysa aşırı erotizmi biçim olarak benimsemek, devlet tiyatrolarından değil, bulvar tiyatrolarından beklenir. Erotizme asılan Devlet Tiyatroları’nın bu hali bende inişe geçen Yeşilçam’ın 70’lerde tekrar yükselebilmek adına erotizme can simidi gibi sarılmasını çağrıştırdı. Ne ki, o erotizm furyası, Yeşilçam’a kurtuluşu değil, daha hızlı bir yıkımı getirdi. İzleyici grubuna  + 18 sınırlamasını gerektiren bir oyuna girişin tamamen serbest bırakılması yadırganmaz mı? + 18 sınırlaması sadece oyundaki erotizm bağlamında değil, kadına şiddet bağlamında da geçerli.

İzleyicinin dikkatini gözlemlemek, bir oyunun ilginçliğini test etmenin en klasik yöntemidir. Salondakilerin uykusu gelip başlar öne düştü mü? Her oyunda buna bakınız. Uyutan bir oyun kesinlikle ilginç sayılmaz. “Katil” ise bırakınız uyutmayı, adamın uykusunu kaçırtacak cinsten bir performans!.. En önemli artı puanını bundan alıyor. 

Ama “Katil”de, bu artı puanı yakalamak ve izleyicinin ilgisini dimdik ayakta tutmak adına yapılan nedir? Birinci perde biteviye tekrarlanan erotizm ataklarıyla, ikinci perde ise sadist ataklarla donatıldı. Birinci perdede kıtır bir erkekle kendini “kız kurusu” olarak tanımlayan olgun ve yalnız kadının arasında yaşanan şehvetin; ikinci perdede ise kıtır erkeğin olgun kadına uyarladığı psikopatça şiddetin fırtınası vardır. Hadi gelin de, şehvet ve şiddet fırtınalarının estirildiği o sahnenin karşısında uyuyun bakalım!..    

“Katil”in yıldızı, cesaretli oyunculuğundan ve güçlü canlandırmasından dolayı Oya Akın’dır. Bir ironi yapmam gerekirse, Türkân Şoray’ın erotizm söz konusu olduğunda devreye giren özel kanunları vardı. Oya Akın ise kanunlarını koymadan, performansını özgürce sergiledi. Hem de canlandırdığı karakteri tepeden tırnağa yaşayarak. O radikal şehvet ve şiddet sahnelerinden her yanının ezilmiş olarak çıktığı kesindir. Tiyatromuzun gelecek vaat eden genç oyuncusu Tuygun Töre, kısacık sanat yaşamının en iddialı oyununda başrole çıkarken, daha büyük sanatsal sorumlulukları yüklenmeye hazır olduğunun mesajını verdi.  Akın’ın oyunculuğunu kanıtlamasında, etkin partnerliğiyle kendisine büyük destek verdi.    Değişik kimlikleri gömlek gibi giyip çıkartabilmek oyunculuktaki başarının göstergelerindense, bu özellik Tuygun’da fazlasıyla var. 

Komşu karı – koca rollerindeki Yılsay Özbudak ile Bilen Kılıç müthiş bir dramı yaşayan kadınla delikanlının yaşamına ayna tutan yorumlarını yapıyorlar. Kadının yalnızlık, mutluluk ve dehşet arasındaki gelgitleri, komşularının ona verdikleri tepkilerde yankılanıyor. Erkek komşu, bir katili yakalama ukdesindeki polistir. En sonunda aradığı katille yüzleşince “eksik olsun böyle başarı” dercesine sahneden kaçar. Çünkü yüzleştiği manzara!… 

Hadi o manzarayı deşifre etmeyim. Gidin bu oyunu görün ve o kaçınılmaz şok finalin heyecanını bizzat yaşayın… Yaşı 18’in altındaki çocuklarınızı ise oyundan uzak tutunuz. Yoksa kadın – erkek ilişkileri konusunda, bu şiirsel dönemlerinde, gereksiz etkilere kapılırlar.            

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31