Her şey o günden sonra daha hızlı tırmanmaya geçti…

“Besmele” demişti bizim için.

Besmele işi canımız sıkmıştı.

“Sonra mesai saatlerini değiştirin” talimatı geldi.

Ona göre tembeldik.

Çalışmalıydık.

Öyle saatlerinde yatmak olmazdı bu pişirici yaz sıcaklarında.

Püfür püfür Erzurum serinliğinde Kıbrıs için düşünmek ne kadar gerçekçi olurdu ki…

Biz de onlara güya tepkimizi koymuştuk.

Ama neticede besmele diyenlerin dedikleri olmuştu.

Sonradan gördük ki

Daha iyi bir yaşam süren bizler daha kötü yaşama geçirildik.

Müstahaktı bizlere.

Ve rahat yaşantımız kötüleşmeye başladı.

Hepsine de uygun izahlarda bulundular.

Ve biz onların tatlı dillerine bakarak inandık.

Daha çok çalışıp daha az alacaktık.

Ama daha çok onlara bağlanacaktık.

Çünkü üretim zaten bitmişti bizlerde.

Memur ülkesiydik.

Memur dediğin de vergisi olmayan bir işti.

Devlet halktan alıp memura vermeliydi.

Halk yoktu artık.

Hepsi memur.

Öyle bir coğrafyada yaşarken bir gün gördük ki yer altı sularımızı da çaldılar.

Nereye girmiş olabilirdi?

 Talat açıkladı, “Aküferlerimizi hoyratça kullandık. İsteyen istediği yere kuyu açtı. Yeraltı kaynakları devletin olduğuna göre, dolayısıyla da halkın olduğuna göre, halkın suyu çalınıyor.”

Demek halkın suyunu halk çalıyordu öyle mi?

Bunu düzeltmek lazım geliyor.

Halkın malını kimse çalmamalıydı.

Öyleyse Talat’a göre ne yapılmalı?

Halkın kuyularına, bahçedeki su kaynaklarına ve hatta belediyelerin su merkezlerine el konulmalıydı.

Ki kimse halkın malını çalmasın…

Kim el koymalı?

Devlet mi var ki devlet el koysun.

Bu devletin yağını suyunu veren kimse, o koymalı.

O da takdir etti ve kendi yandaşı bir firmaya bu işe el koyması için el verdi.

İşte geldiğimiz nokta bu…

Güya hükümet.

Güya yetkili.

Ama bir su işini de yüzlerine gözlerine bulaştırdılar.

Ve ver başkaları idare etsin, sen de idare eder gibi görün, mantığını daha da belirgin hale getir.

İşte böyledir bütün mesele.

Kendi kaynaklarını, kendi zenginliklerini başkalarının dayatmaları karşısında direnemeyerek teslim ettiler.

Ben böyle yapan hükümetlerin orada bir dakika dahi kalmamalarını öneririm.

O kadar…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5