31 Aralık’a kadar imzalanması gereken, CTP’nin türlü alavere dalavereleri ile bugüne kadar imzalanmayan 2016/18 yıllarını kapsayan ekonomik protokolle ilgili tartışmalar devam ediyor. Üzücü olan taraf, genç ve temiz denen CTP’li bazı vekillerin, partilerini gözetecek diye yalana sarılmalarıdır. CTP kendilerinin hazırladığını iddia ettiği ve içinde birçok olumlu madde olan protokolü halktan sır gibi sakladı. Hatta gülünç duruma düşerek, paketin içeriğinden kendilerinin bile haberleri olmadığı yalanını sürekli söylediler. Sonunda protokoldeki bazı maddelere karşı dik duruş sergilermiş gibi yaparak protokolü güya imzalamadılar. Dünyada kendi kendine yeten ülke sayısı çok azdır. Bundan dolayı uluslar arası alanda tanınmış ülkeler, gerek birbirleri ile gerekse de uluslararası ekonomik kuruluşlarla sürekli olarak ekonomik ilişki içindedirler. Bu ilişkiler borç verme, borç alma, yatırım yapma, karşılıklı ticareti düzenleme gibi faaliyetlerdir. KKTC uluslar arası alanda tanınmamış bir ülke olduğu için, diğer ülkelerle olduğu gibi, uluslar arası ekonomik kuruluşlarla da ilişkiye giremiyor. KKTC’ni devlet olarak tanıyan tek ülke Türkiye’dir. Bundan dolayı siyasi ve ekonomik ilişki içine girebildiğimiz tek ülke de Türkiye’dir. İş bilmez, beceriksiz, çıkarcı siyasilerimiz yüzünden KKTC ürettiğinden çok fazla tükettiği, hazır yiyiciliğe alıştırıldığı    için üretimden koparılmıştır. Bu yüzden de sürekli Türkiye’ye avuç açar durumdadır. KKTC’ni yönettiğini sanan sözde siyasiler, kendi siyasi gelecekleri için TC yetkilileri karşısında sürekli el pençe divan durmuşlardır. Bu yüzden de hiçbir zaman TC-KKTC ilişkileri normal iki devlet düzeyinde değil, emir alan, emir veren düzeyinde olmuştur. Bunun neticesinde Türkiye’deki her iktidar kendi ekonomik doğrularını bize empoze etmiştir. Gelinen noktada ise, çıkmaz bir sokakta başımızı duvarlara vurmaktayız.

                                          ***

Her ne kadar çıkmaz bir sokakta isek de, Türkiye’ye olan mali bağımlılığımızı azaltabilecek enstrümanlara sahibiz. Mali bakımdan yukarıda da saydığım nedenlerden ötürü, Türkiye’den bağımsız olamayız. Ancak dik durabilecek imkânlara sahip olabiliriz. Mali açığımızı kapatabilmek için, önce tasarruf önlemleri almalıyız. Öncelikle emekli olup da olmayan risk ve makam için tahsisat alan emeklilerin tahsisatlarını kesin. Diplomalı işsizler ve cahiller ordusu yaratan yüksek okul okuyanların burslarını kesin. Sadece devletin önerdiği alanlarda yüksek öğrenim görenlere burs verin. Fazla mesai rezaletine son verin. Yeme ve içmelere son verin. Adını bile duymadığımız ülkelerdeki sözde temsilciliklerle, Türkiye’nin birçok ilinde bulunan sözde kültür ataşeliklerini kapatın. RHA kullanımını azaltın. Sosyal fonlara yapılan yatırımları gerçek maaşlardan üzerinden yapılmasını sağlayın ve kaçak çalışmayı önleyin. Görev zararı denen garagözlüğe son verin. Doğrudan gelir desteğini gerçek üreticiye ve ürün miktarına göre verin. Ağaç sayısına veya dönüm başına değil. Yabancı yatırımcıya verilen her türlü destek ve teşviği, yerli tedarikçilerden mal almaları şartına bağlayın. Kamu reformu yaparak üçlü kararname rezaletine ve bankamatik memuru yaratılmasına son verin. Kamunun verimli çalışmasını sağlayın. Yerli üretime standart getirin. Standart üretim yapabilmesi için yerli üreticiyi destekleyin ve denetleyin. Tüm bu önlemleri hayata geçirdiğiniz gün, kamu bütçesinde yüz milyonlarca liralık tasarruf sağlanacaktır. Bu tasarruf önlemlerine ilâveten gelir artırıcı önlemleri de hayata geçirin. İlk önce vergi dairesini online olarak motorlu araçlar dairesi, tapu dairesi ve belediyelere bağlayın. Böylece menkûl ve gayri menkûl devir işlemleri ile belediyelerde verilen nihai tasvipleri anında takip edebilirsiniz. Nihai tasvibe göre yapılan inşaatın ev mi, malikâne mi olduğunu öğrenir ve kaynağını sorgularsınız.  Lüks tüketime ilâve vergiler koyun. Örneğin bu ülkede Mercedes marka araçlar en çok satan marka olmuşsa, lüks tüketim vergileri yetersizdir demektir. İç talebi ve dolayısı ile tüketimi artırmak için genişletici mali politikalar uygulayın. Geçmişi de kapsayacak nerden buldun yasası çıkarın. Bu gelir artırıcı önlemler de Güney pazarına sızıntı yapmadan bütçeye ilâve yüz milyonlarca liralık kaynak sağlayacaktır. Tüm bunları yapmadan Türkiye ile her türlü ilişkide dik durmak mümkün değildir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31