“Hava sıkıcı…

Kasvetli bir gökyüzü…

Sanki her yer toz içinde…”

Öyle dedi, “Ne var ne yok” diye sorduğum Kıbrıslı arkadaşım…

Camı açtım.

Dışarıya baktım.

Gerçekti.

Telde öten kırlangıca, sokakta neşeyle koşan kediye rağmen gerçekti…

Havada toz zerrecikleri vardı.

Çöl tozuydu bu.

Arap Baharı dedikleri olayın geçtiği topraklar isyan etmişler.

Orada durmaktansa kaçmalı, diye düşünmüşler.

Vurmuşlar kendilerini Akdeniz’e.

Oradan da ya Avrupa topraklarına ya da ne bileyim Rusya, Asya olabilir…

İşte kaçmışlar binlerce yüzyıldır yaşadıkları yerlerden.

Kalanlarsa gün saymaya başladılar.

Çünkü bu Arap denilen bahar, tuhaf bir şeydir.

Bahar dediğin neşe olmalı.

İçinde kıpır kıpır sesler yükselmeli.

Gülücükler sıradan, ağlamak dediğin eylen unutulmalı.

Ama tam tersi bu...

Bir bakmışsın gülmesi gereken gözlerden yaşlar dökülüyor.

Bir bakmışsınız meyhane kalmamış.

Bir bakmışsınız barlar, kafeler, diskotekler.

Zaten yoktular.

Yok yani.

Kumlarının firar ettiği o yerlerin insanları ne yapsın?

Kaçarlar elbet.

Onların kumdan ne farkı var?

Arkadaşıma sordum…

Ne var, ne yok?

Hay sormaz olsaydım.

Neler saydı, neler.

Havadan girdi, piyasayı dolaştı, sonra geldi oturdu boş boş.

Ve bu düşüncelerle dalıp giderken karşıma çıka çıka bir Suriyeli çıktı.

Ona da aynı soruyu sordum…

Ne var, ne yok?

Ne havadan, ne bahardan, ne yazdan, ne de kıştan bahsetti.

Kapkara, dedi.

Yüzüme bakarak, gözlerinde yaş kalmadığından kupkuru gözlerle nazar atarak, anlattı.

“Bir baba, bir abi, bir de kardeş…

Baba, büyük oğluna ve küçüğüne...

Büyük oğlan, babaya ve kardeşe…

Kardeş de hem babaya, hem de abiye atıyor.

Birbirlerini vuruyorlar.

Şimdi hangisine dur demeli?

Biz öyleyiz işte.

Ne şehir kaldı, ne dağ, ne toprak.

Ne de yaşama sevdası…

Nasıl yapmalı.

Ne ev kaldı, ne evcik, ne insanlık,  ne haysiyet.

İnsanlar bugün denizlerde boğuluyorlar.

Ekonomi sıfır.

Yaşamak sıfır.

Biz işte böyleyiz.

Ne yazık ki başta ABD, Rusya ve diğer sömürgeciler olmak üzere bitirdiler bizleri.

IŞİD, MIŞİD, muhalefet, devlet…

Hepsi de boş…

Gerçek olan, bizlerin darmadağın olması…”       

“Hava kasvetli… Toz zerrecikler var…”

Olsun be gülüm…

Olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31