Mahatma Gandhi’nin sözleridir:

Söylediklerinize dikkat edin, düşüncelere dönüşür.

Düşüncelerinize dikkat edin, duygularınıza dönüşür.

Duygularınıza dikkat edin, davranışlarınıza dönüşür.

Davranışlarınıza dikkat edin, alışkanlıklarınıza dönüşür.

Alışkanlıklarınıza dikkat edin, değerlerinize dönüşür.

Değerlerinize dikkat edin, karakterinize dönüşür.

Karakterinize dikkat edin, kaderinize dönüşür.

“Her şey bir sözle başlar” diye bir de Türkçe şarkı var mıydı? 

Yoksa hafızam mı beni yanıltıyor, bilmem… 

Ama “Bülbülün çektiği, dili belâsı” lâfını bilmeyen yok! 

Kaderinizi, kendi sözleriniz belirler demek, tabii çok iddialı bir tespit olur… 

Ancak, insanın dili ile beyni arasında kestirme bir irtibat (hade short way deyim de Öztürkçeciler de anlasın) olduğu da kesin!

Gandhi’nin söylediklerine bir daha bakın… 

“Davranışlar”da bir durup düşünün…  

O noktadan itibaren, artık yalnız değilsinizdir. 

Hoş daha söyleme aşamasında da bir tepki alırsınız ama iş davranmaya gelince, değişir. 

Artık aldığınız tepkiler de sizi etkilemeye başlar… 

Ondan sonra, artık “alışkanlıklar” ve ötesini, sanmayın ki yalnız başınıza belirliyorsunuzdur. 

Engels miydi o, “Tarihi insanlar yapar ama verili koşullar içinde yapar” diyen?  

Yâni insanlığın başından beri bütün insanların yaptıklarının üstüne kurabilirsiniz, kuracağınızı… 

Bunu bu şekliyle, Marx’ın söylediğinden kuşkum yok ama… 

Bu bakımdan söyledikleriniz de acaba tek başınıza sizin yargılarınız mıdır? 

Doğrusu, kesin değildir bu… 

Çünkü nasıl ki sizin söyledikleriniz, kendi dışınızı da etkilerse; dışınızda olup bitenler de sizin söylediklerinizi sadece etkilese iyi, belirler de… 
Söylediklerinizden, kaderinize doğru giden yol, sizin dışınızda değildir elbette ama asla bütünüyle sizin kendi insiyatifinizde de değildir.

Mesele, bunu bilmekle bilmemek arasında sıkışmakla anlaşılamaz! 

Ağzınızdan çıkanın, başınıza getireceklerini bile bile söyleyeceğinizi söylemektedir asıl marifet…  

Onun için “entelektüel”e, “kendi sınıfına ve hatta kendine bile ihanet edebilen adam”der, Niyazi Berkes! Ne uğruna? 

Eline feneri alıp, gündüz gözüyle “adam” yani “gerçek” aramaya çıkmak, “gene de dönüyor” deyip, baldıran zehirini içmek uğruna…

Kendi kaderini belirleyebilmek, böyle bir “küçük” ayrıntıyı içerir…

“Değerlerinize dikkat edin, karakterinize dönüşür.

Karakterinize dikkat edin, kaderinize dönüşür.”

Değerleriniz ile kaderiniz arasındaki bir yolculuktur aslında hayat… 

Ve böyle bakınca ortaya çıkar düşünürün sözlerinin anlamı. 

İşte o noktada, seçim sizin elinizdedir. 

Ya “sözlerinize” dikkat eder, tavşan pisliği gibi gelir geçersiniz bu dünyadan, ya da Gandhi’nin kendisi gibi “etmez” dünyanın en büyük imparatorluğuna tek başınıza karşı çıkar, üstünüzde ham pamuktan sokunmuş bir çarşafla, yalın ayak başı kabak, Buckhingam Sarayı’nda ağırlanmaktan dönüp, Hindistan’da bir kulübede, çıkrığın başında, pamuk eğirmeye devam edersiniz.

Böylece, bu haftayı da tefekkürle geçirdik…

Sözlerinize dikkat edin… 

Çünkü kaderinizdirler…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31