C.başkanı Akıncı’nın Newyork’ta Kıbrıs Gazetesi muhabiri Osman Kalfaoğlu’na 3 ve 6 Ekimde verdiği demeçler, Rum tarafında adeta fırtına kopardı. Rum muhalif partileri de, hükümet sözcüleri ve Rum Dışişleri Bakanı Kasulidis de Akıncı’nın açıklamalarına tepki koydular. Akıncı ne demişti? “Mülkiyet rejimi sosyal düzeni bozmayacak şekilde olmalı. Bu konudaki çareler büyük oranda tazminattan oluşacak. Mülkiyet kriterlerinin Kıbrıslı Türklerin adanın kuzeyinde sarih çoğunluğa sahip olacak şekilde tasarlanması yanında, Kıbrıslı Türklerin kendi bölgelerinde nüfus çoğunluğuna da sahip olması gerektiğini, varılacak çözümün iki bölgeli iki toplumlu olacağının tüm mutabakatlarda yazılı olduğunu,  çoğunluk derken de bunun %50’nin biraz üzerinde değil, elbette epeyi üstünde olacağını” söyledi. Akıncı ayrıca Kıbrıs Türk Tarafının hassasiyet gösterdiği bir diğer noktanın varılacak anlaşmanın AB’nin birincil hukuku haline gelmesi olduğunu da söyledi. Bunların yanında Akıncı “Kalıcı deregasyonlara Kıbrıslı Rumlar veya diğer AB vatandaşlarına getirilecek kısıtlama olarak bakmaktansa, bunu Kıbrıslı Türklerin doğal hakkı olarak değerlendirilmesi gerekir. Yani yaptığımız anlaşmanın ileride mahkemelerde delinmemesi için, bazı hükümlerinin  AB’nin birincil hukuku haline getirilmesini istiyoruz. Deregasyondan kasıt budur. Çapraz oylamanın olabilmesi için dönüşümlü başkanlığın kabul edilmesi gerekir. Siyasi eşitlikten de bahsedilecekse dönüşümlü başkanlığın olması gerekir” dedi. Akıncı’nın bu söylediklerinin altına imza atmayacak tek bir Kıbrıslı Türk yoktur. Garantiler konusunda da Akıncı “İki toplumun da güvenlik kaygılarını giderecek bir orta yol bulunabileceğini” de söyledi.

                                                 ***

Akıncı’nın bu söylemlerine karşılık Rumların tepkisi tamamen olumsuz olmuştur. Bana göre bunun nedeni Rumların işgalinde olan Kıbrıs Cumhuriyeti yönetiminin Rumlarda olduğunun kabul görmesi ve Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu ortağı olduğu gerçeğinin göz ardı edilmesidir. Bu durum devam ettiği sürece de Kıbrıslı Rumlar kendilerinin tek egemen olmayacağı hiçbir anlaşmaya imza koymayacaktır. Bundan dolayıdır ki, Newyork’taki açıklamaları ile ilgili olarak  Anastasiadis bugün yapılacak ikili görüşmede Akıncı’ya hesap soracakmış. Breh breh. Anastasiadis’ten önce, çömezleri Kasulidis ve hükümet sözcüleri de açıklama yaparak güya Akıncı’ya cevap verdiler. Rum Hükümet Sözcü Vekili Viktoras Papadopulos, “Akıncı büyük farklılıkları onaylıyor” açıklamasını yaptı. Papadopulos ayrıca, “Kendi iradelerinin deregasyonlar olmaksızın, AB normlarının bütün olarak iki toplumun yararına uygulanması şeklinde olduğunu, İki bölgeliliğe yönelik saygının temel insan haklarının hayata geçirilmesi ile çatışmaması gerektiğini” söyledi. Hepsi aptal Rum sözcü ve Dışişleri Bakanları Kasulidis açıkgöz. Kasulidis de yaptığı açıklamada “Birincil hukuku kabul etmeyiz, garantilerin devamından söz edenlerin lâflarının hepsi boş” dedi. Kasulidis ayrıca “Hiçbir güven yaratıcı önlem hayata geçirilemedi. Şu anda çözüm olmadığına göre, telefon konularında sahte devletin herhangibir kurumunun tanınması istenemez” dedi. Sahte diye diye ve her şeyi redderek birgün bu devleti tanıtacaksınız ya. Bu arada TC Başbakanı Davutoğlu’nun, sözde sosyalist, toy Yunan Başbakanı Çipras’a yaptığı birlikte Lârnaka’dan Kıbrıs’a gitmeyi, önce Güneyde, sonra da Kuzeyde Türk ve Rum Liderlerin de katılacağı dörtlü görüşme teklifini reddetti. Kravat takmamakla sosyalist olunacağını sanan Çipras Davutoğlu’nun teklifine “Çözümden sonra derken, Kıbrıs Sorunun da bir istilâ ve işgâl sorunu” olduğunu söylemekten de geri durmadı. Siz Kıbrıs’lı Türklerin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu ortağı olduğunu ve sorunun 1963 yılında başladığını ve bu yüzdendir ki adada 51 yıldan beridir BM askerleri olduğunu görmezden gelir ve inkâr ederseniz daha çok beklersiniz gumbarolar. Sizi bu çıkmazınızdan Akıncı bile kurtaramaz.          

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31