Akıncı konuştu: “Birleşik Kıbrıs Federasyonu” dedi.

Ve devam etti…

“Polis gücü 50, 50 eşit olacak. Ordu olmayabilir… Kıbrıslı Türkler kendi kendilerini yönetmek ister…”

Ve bir şeyler daha…

Ancak “Kıbrıs sorununu anlamak için Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bozulduğu 1963’e kadar incelemek gerekir” deyince durdum.

20 Temmuz 1974 günü Türkiye adaya geldiğinde Kıbrıs Cumhuriyeti vardı.

Ki beş gün önce bozmaya çalışılan o Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yasasında yer alan garantörlük hakkı ile gelmişti.

O madde Kıbrıslırumları da bizleri de Yunanistan’a bağlanmaktan kurtarmıştı.

Cumhurbaşkanı geçici olarak kaçmış olsa da yeri onu bekliyordu.

Nitekim daha sonra gerisin geriye gelip makamına oturmuştu.

Ve Makarios bu sefer kurtarmaya gelen TC ile şartları konuşmaya başlamıştı.

Hatırlayın…

Ecevit savaş günlerinde açıklamıştı… “Kıbrıs’a, hem Kıbrıslırumlara, hem Kıbrıslıtürklere barışı getirmek için geliyoruz. Bozulan anayasal düzeni tesis edip döneceğiz”.

Kıbrıs Cumhuriyeti vardı ki Yunanistan bozmaya, vardı ki TC düzeltmeye gelmişti.

1974 yılından sonra işler rayına oturmadı.

Doğru.

Ada fiilen ikiye bölünmüştü.

Kuzeydekiler tanınmayan KKTC’yi kurdular.

Güneydekiler eksik sandalyelere tamammış gibi oturdular.

Ortaklarına sormadan iş yaptılar.

Anlaşmalara imza koydular.

Ancak yapacak başka bir şeyleri yoktu.

İşler yürümeliydi.

Ve yapılan yanlışlara rağmen Kıbrıs Cumhuriyeti’ni AB’ye soktular.

Bugün KC, hem AB, hem BM üyesi.

Kısaca Akıncı, “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bozulduğu 1963” dese de Kıbrıs Cumhuriyeti vardı, hala var…

 Metin Münir yazdı…

“Kıbrıslı Türkler Kıbrıslı Rumlardan her zaman geri kalmıştır…

Barış olursa Rumlar, Kıbrıslı Türkleri yutacak. Olmazsa Kıbrıslı Türkler, Türkiye’nin parasını yutmaya devam edecek. Her iki halde de Türkiye kaybedecek.

Ankara’nın Kıbrıslı Türklerin şımarıklığından bıktı ve onlardan kurtulmaya can atıyor.”

Yanlış mı?

Doğru…

Ancak.

Kıbrıslıtürkler çeşitli bahanelerle önce kapatılmış gettolara yerleştirildiler.

Uzun süre orada tutunmaya çalıştılar.

Tutundular da.

Sonra dağların patladığı 1974 geldi.

Siz kendinizi koruyamayacaksınız, kendinize bakmayacaksınız, dediler.

Onun bunun vesayetine aldılar.

Güya korudular.

Ve onları her türü şekilde Kıbrıs’ın kuzeyine kapattılar.

Ha küçük gettolar, he kuzeyin tamamı.

Hep aynı hikâye…

Sonuç…

Var olan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin sahibi olduğumuzu unutturmaya ve kimseye muhtaç olmadığımız halde başkalarına muhtaçmışız gibi bizleri inanmaya mahkûm ettiler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31