17 Nisan 2022 Pazar 10:39
140 Okunma
ARUCAD'da sanat günü için söyleşi düzenlendi

ARUCAD, 15 Nisan Dünya Sanat Günü etkinlikleri kapsamında gerçekleştirdiği “Sanat Konuşmaları” başlıklı söyleşide ressam Emin Çizenel ve piyanist Rüya Taner’i ağırladı. Kıbrıs’ta ve yurt dışında birçok önemli çalışmaya imza atmış iki değerli sanatçı, Ada’da sanat icra etmenin ne demek olduğundan, çocukluk dönemlerinden ve eğitim hayatlarındaki deneyimlerden bahsettiler.           

 

Söyleşide ailesinin kendisine olan desteğinden, babası ve dedesinden dolayı sanatçı bir aileden geldiğinden bahseden Rüya Taner, Türkiye’de İdil Biret ve Suna Kan gibi isimlerin yurtdışına devlet bursu ile gönderilip yetiştirilmeleri için özel olarak çıkartılan yasanın bir benzerinin Kuzey Kıbrıs’ta kendisi ve yetenekli çocuklar için çıkartıldığını, Üstün Yetenekli Çocuklar Yetiştirme Yasası’ndan yararlanarak KKTC Devlet Bursu ile Londra’da bulunan Guildhall School of Music and Drama’da eğitim alabildiğini anlattı. Taner, bu vesile ile alanında bu kadar ilerleyebildiğinin altını çizdi. Kuzey Kıbrıs ve Türkiye’nin önde gelen konser piyanistlerinden olan Taner, bugüne kadar 90 ülkede pek çok konsere imza attığını aktardı.

 

Yurt dışında ve ülkesinde birçok kişisel sergi açan değerli sanatçı Emin Çizenel ise sanatta kişilikli bir dil oluşturmanın zorlu bir süreç olduğunu, ressam adaylarının okul sonrası karşılaştıkları en sıkıntılı olanın bu başlangıç olduğunu vurguladı. Kendisinin ağır bir üsluplaşmaya karşı olduğunu, oluşturduğu ana başlıklarda kurguladığı her sergisinde, yeni bir maceraya her zaman açık durarak resmini yeni alanlara taşımaya çalıştığını aktardı. Böylece zihnini taze ve genç tutmaya çalıştığını, yeniden kurulabilmek, hatta deneysel olabilmenin kendi açısından önemine değindi. Neredeyse her eserinde çocukluğundan bir anıyı, politik bir sorunu veya Kıbrıs coğrafyası ile ilgili bir olguyu konu edindiğine değinen Çizenel, izleyicilerle paylaştığı görseller ile de işleri ve esin kaynakları hakkında ayrıntılı bilgiler verdi. Mezun olduktan sonra kendisine İstanbul’da atölye açma teklifi geldiğini söyleyen Çizenel, beslendiği kaynakların bu coğrafya olduğunu, çok katmanlı bir geçmişe dayalı, acılı bir kaderin yazgı olduğu bir yer ama bir sanatçıyı iyi kuran bir tercihi kullanıyor olduğunu vurguladı.

Çizenel, Kıbrıs’ta sanat üretiminin ve düşünsel boyutu ile tartışılıyor olmasının çok kısa bir geçmişi olduğunu, buna karşın bu günkü durumun küçümsenmemesi gerektiğini, Ada’daki izleyicinin de hatırı sayılır bir mesafe aldığını dile getirdi. Çizenel, “Kıbrıs bir adadır, dünya sanat merkezlerinden uzaktadır gibi bir yaklaşım doğru değil. Artık global bir dünyada yaşıyoruz. Kıbrıs’ta öncü sergileri bile içine sindirebilen bir izleyici oluştu artık” dedi.     

AKM gibi kurumların sanatçı ve sanatsal etkinlik eksikliğinden değil, ekipsizlik ve yönetimsizlik gibi durumlardan işlevsellik kazanamadığını aktaran Çizenel, buna rağmen Kıbrıs’ta özel girişimcilik bağlamında güzel gelişmeler yaşandığını da iletti. Çizenel, “Bu açıdan bakıldığında ARUCAD çok değerli bir proje olarak ortaya çıktı. Aynı şekilde Art Rooms, galeri olarak harika bir performans gösteriyor. Her iki oluşum da Kıbrıs’taki sanat ortamı  ve geleceği için son derece önemli” ifadelerini kullandı. 

ARUCAD Konferans Salonunda gerçekleştirilen söyleşi, Üniversitenin YouTube, Facebook ve LinkedIn kanallarından da ücretsiz olarak izlenebilir.   

Anahtar Kelimeler:
ARUCADKKTCSanat
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.