banner40
26 Nisan 2018 Perşembe 09:44
Boyra: "Devlet seks işçiliğini engellemek niyetinde değil"

Yeni Bakış'tan Eniz Orakcıoğlu'nun haberine göre, Avukat Boysan Boyra, ABD Dışişleri Bakanlığının yayınladığı 2017 İnsan Hakları Raporunun, Kuzey Kıbrıs’a yönelik bölümlerini değerlendirdi. 

“ABD ülkemizin en büyük sorununu keşfetti”

 Boysan Boyra, İnsan Hakları raporunda Kıbrıs’ın kuzeyinde yürütme ve yasama alanında yolsuzluk ve adam kayırma olduğu tespiti yapıldığına işaret ederek, “Bu tespitin kaynağı muhtemelen kendi politikacılarımızın kendi hükümet mensuplarımızın beyanatlarıdır. Bizler Kıbrıslı Türkler de aynı şeyleri kendi aramızda konuşmuyor muyuz?  ABD Dışişleri Bakanlığı ülkemizin en büyük sorununu keşfetmiş bulunuyor. Doğrudur. Bu anlamda yolsuzluk vardır. Sorumluları ise hiçbir zaman soruşturulmuyor, tutuklanmıyor ve cezalandırılmıyor. Bu nedenle bu tür yollara tevessül edenler bu tip şeyler yapmaktan korkmuyorlar, caymıyorlar ve aynı sebeple hem ülkenin gelirleri tam olarak toplanamıyor hem de birileri bu işten sürekli nemalanıyor, haksız kazanç elde ediyor. Bu açıdan Güney Kıbrıs’la, Kuzey Kıbrıs’ı kıyasladığımız zaman ise, Güney Kıbrıs’ın bizden fersah fersah önde olduğunu görüyoruz. Çünkü hapishanelerinde en az yarım düzine siyasetçi ve kamu görevlisi vardır. Bu da onların yolsuzluklar konusunda bizden daha titiz ve daha önde olduklarını göstermektedir” dedi.

“Devlet seks işçiliğini engellemek niyetinde değil”

Raporda yer alan bir diğer konunun cinsel sömürü ve bundan ticari kazanç elde etme konusu olduğunun altını çizen Boyra, “Son 10 yıldan beri, gerek Amerikalı gerek Avrupalı siyasetçiler ve sivil toplum örgütleri ile ülkemizdeki fuhuş sektörünün ortadan kaldırılması konularını görüşmekteyiz.  Ancak bu güne kadar bu konuda başarılı olamadığımız da aşikar. Dışarıdan bakıldığında bu konu çok daha net görülmektedir. Devletimiz gece kulüpleri vasıtası ile kadınların seks işçisi olarak çalıştırılmasını engellemek niyetinde değildir. Tam tersine rutin sağlık kontrolleri ile bir anlamda bu sektöre yardımcı olunmaktadır. Bilinmesi gerekir ki, Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve uluslararası toplum, kadınların seks işçiliğine aracılık edilmesini ve bundan para kazanılmasını bir insan hakkı ihlali olarak görmektedir. Nitekim bizim yasalarımızda da benzeri kurallar var. Ancak bu kurallar hiçbir işe yaramıyor ve kadınların cinsel anlamda sömürüsü devam ediyor” diye konuştu.

banner41
“Hücreler insan hakları ile bağdaşmıyor”

Rapordaki diğer bir konu başlığı olan ceza evleri konusunda da değerlendirmelerde bulunan Avukat Boysan Boyra, “Cezaevi ve tutuklama merkezlerinin uluslararası standartlara uymadığı bir başka gerçektir. Yani insan hakları raporu bu gerçeği dile getirmiştir. Gerek polis karakollarındaki tutuklu barındırma merkezleri gerekse cezaevinin durumu içler acısıdır. Bu konuda söylenecek fazla söz yoktur. Hükümsüz tutuklular henüz masum olma ihtimali olan kişilerdir, konuldukları hücreler ister polis karakolundaki hücreler olsun, isterse de ceza evindeki hücreler, insan hakları ve onuruyla bağdaşabilen yerler değildir. Geçmişte Yüksek Mahkeme Başkanlarından Sn. Salih Dayıoğlu’nun da bu konuda tespitleri olmuştur. Kapasitesinin 3 katı mahkum barındıran Cezaevimize gelince; mahkumlar nerdeyse üst üste istiflenmekte ve rehabilite düşüncesinden uzakta tutulmaktadırlar. Birçok ihtiyaçları görülemez durumdadır. Yaz aylarında ise duşu kullanma süreleri bile 5-10 dakika ile kısıtlıdır” şeklinde konuştu.

“Raporda çok eksik var”

Boyra, sözlerine şu şekilde devam etti; “ Eğer KKTC’deki insan hakları ihlallerinin bunlardan ibaret olduğu yazılmışsa bilin ki bu rapor gerçekleri tam olarak ortaya koymaktan uzak bir rapordur. Şöyle ki Kıbrıs’ın kuzeyinde sayılanların çok üzerinde insan hakları ihlalleri var. Bunları tek tek saymak şu an için kolay değildir. Ancak şu hususlarda örnekler vermek isterim; İnsan Haklarının belki de en önemlisi “çocuk haklarının korunmasıdır.” Ülkemizde hala çocuk mahkemeleri ya da suçlu çocuklar için rehabilitasyon merkezleri bulunmamaktadır. Bundan ala insan hakkı ihlali olabilir mi? Hata yapan çocukların rehabilite haklarını ellerinden almak ve onları yetişkinlerle birlikte aynı hücrelere koymak nasıl görmezden gelinebilir. Her çocuk hata yapar ve bunun etkilerine ömür boyu maruz kalmamalıdır. Onları kurtarmak sosyal devletin bir görevidir. Hâlbuki o çocukları sadece 1 kez yetişkinlerle birlikte aynı hücreye koydunuz mu tüm ömürleri boyunca suçlu olmalarına sebep olmaktasınız. 1950’lerde İngiliz’in bu maksatla kurduğu ıslah evleri vardı. Şimdi yıl 2018, insanoğlu uzaya çıktı, Ay’a ayak bastı ama biz çocuklarımız için hala bir rehabilitasyon merkezi kuramadık. Bizlere çok ayıp.” 

“Amerikalıların söylediklerinden daha çok ihlaller var”

Ülkede Amerikalıların söylediklerinden çok daha fazla insan hakları ihlalleri olduğunun altını çizen Boyra, “Mesela tutukluların avukatları ile görüştürülmeden bir gecede ifadelerinin alınması ve başka hiçbir delile ihtiyaç duyulmaksızın bu ifadeleri ile mahkum olmaları. Bu da en büyük insan hakkı ihlallerinden biridir. Bir ülkede mahkum edilenlerin yüzde 90’ı bu şekilde mahkum ediliyorsa ben o ülkede insan haklarının ciddi olarak sorgulanması gerektiğini düşünürüm. Peki ya mülteciler, işsiz, parasız olanların açlık sorunları. Hangi birini saysam bilemiyorum. Kısaca üzülerek söylemeliyim ki benim yurdumda ne gerçek anlamda demokrasi, ne gerçek anlamda hukukun üstünlüğü vardır. İnsan haklarına ise saygı duyulmamaktadır.”

banner22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31