08 Mayıs 2018 Salı 10:52
41 Okunma
Bu bütçeyle sağlıklı hizmet sunulamaz

Yeni Bakış gazetesinden Deniz Abidin'e konuşan; TIP-İŞ Başkanı Dr. Ahmet Varış, sosyal devletin bir parçası olan eğitim gibi sağlık politikasının da devlet politikası haline gelemediğine dikkat çekerek, bugüne kadar sistemin sürekliliğini sağlayacak düzenlemeler yapılmadığını kaydetti. Varış, bugüne kadar her gelen hükümet ve her gelen bakanın kendine göre bir yol haritası çizmeye çalıştığını ifade ederek, bunun zaman kaybına neden olduğunu söyledi. Varış, son üç buçuk yılda dört sağlık bakanı ve müsteşarın değiştiğini anımsatarak, bu sayının oldukça yüksek olduğunu kaydetti.

Dr. Varış, sağlığın evrensel bir insan hakkı olduğuna vurgu yaparak, dünya sağlık örgütünün anayasasında verilmiş olan bir hak olduğunu söyledi. Varış, buna göre hükümetlerin kendi halkının sağlığından sorumlu olduklarını ifade ederek, KKTC Anayasasında 45’inci maddede ise devletin vatandaşına sağlık hizmetini, beden ve ruh sağlığının korunmasına yönelik vermekle yükümlü olduğunun belirtildiğini kaydetti. 

“Çağdaş ülkelerde sağlığa ayrılan bütçe yüzde 12 ile 15 arasıdır. Bizde ise bu yıl sağlığa ayrılan bütçe yüzde 7’dir. Bu da çağdaş alt yapılarla hizmet veren gerçek hastanelerin yer aldığı yeni bir sağlık sistemi kurmak için yeterli değildir” diyen Dr. Varış, ülkede sadece üniversitelerde okuyan yabancı uyruklu öğrencilerin sağlık sigortası kaleminden üniversitelerin yeterli şekilde denetlenmemesinden dolayı 4 milyon dolar bir kaybın söz konusu olduğunu söyledi

“Sağlığa ayrılan yüzde 7 bütçe yetersiz”

Dr. Varış, bu çerçeveden yola çıkıldığında sağlığın partiler ve siyasiler üstü bir devlet politikası haline gelmesi gerektiğini ve yapıcı çözümlerin üretilmesi gerektiğinin altını çizdi. Varış, kişilerden bağımsız, sürdürülebilir bir sistemin kurgulanması gerektiğini belirterek, şöyle devam etti, “Çağdaş ülkelerde sağlığa ayrılan bütçe yüzde 12 ile 15 arasıdır. Bizde ise bu yıl sağlığa ayrılan bütçe yüzde 7’dir. Bu da yeni bir sağlık sistemi kurmak için özellikle altyapı bakımından yeterli değildir. Bir diğer konu, sağlık sigortası olmadan vize alamazsınız. Ancak bizim ülkemizde denetimsizlikten dolayı bırakın turist olarak gelenlerin sağlık sigortasının olup olmadığını, çalışan işçilerin bile sağlık sigortalı olup olmadıkları denetlenmiyor. Üniversitelerde okuyan öğrencilerin yıllık 50 dolar civarında bir sağlık yatırımı olması gerekmektedir. Üniversiteler bunu öğrencilerden fazlasıyla alıyor, ancak devlete sağlık katkı payı olarak yatırmıyor. Sadece bu kalemler bile sağlık altyapısı için kullanılırsa eksiklikler büyük oranda giderilebilir. Bu konuda sadece bu kalemden 4 milyon dolar bir kayıp söz konusudur.”

“Günü kurtarmaya yönelik politikalarla bu iş olmaz”

Dr. Ahmet Varış, acil sağlık hizmetlerinin vatandaşa düzenli bir şekilde verilmesi gerektiğinin altını çizerek, ancak bunun böyle olmadığını, ülkedeki acil servislerin, gündüz bir şekilde işinden izin alamamış, randevu sistemine dahil olmak istemeyen ve aylardır devam eden şikayetlerinden dolayı acile gelmeyi alışkanlık eden insanların kullandığı bir yer haline geldiğini belirtti. Varış, bu durumun gerçek anlamda acil hastalığı olan vatandaşın muayene için fazla beklemesine neden olduğunu belirterek, bu sorunun bir bütün halinde çözülmesi gerektiğini söyledi. Varış, gerekli düzenlemeler yapmadan veya gerekli istihdamlar sağlanmadan günlük popülist yaklaşımlarla günü kurtarmaya yönelik politikaların uygulanmakta olduğunu kaydetti. 

“Nitelikli kamusal sağlık hizmeti şart”

Dr. Varış, sağlığın devlet politikası olması durumunda sağlıkta reformun yakalanabileceğini belirterek, ülke şartlarına göre nitelikli kamusal bir sağlık hizmetinin verilmesinin şart olduğunu söyledi. Varış, siyasilerin yeterli irade koyamamasından ötürü ülkenin en gelişmiş hastanesi olan Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde çağımıza uygun modern revizyonların yapılmadığını ve bugün itibariyle hekimi, personeli ve alt yapısı ile KKTC’nin en donanımlı hastanesine gereken önemin verilmediğini kaydetti. Varış, binanın alt yapı eksiklikleri, ek gelişen branşların yer bulma sıkıntısı, bazı hastalıkların artmasından kaynaklı servislerdeki yatak yetersizliği sorunu ve belli bir takım teknolojik ekipmanların sadece hekimlerin bireysel çabasıyla kazandırılmasının devletin halkın sağlığına gereken önemi vermemesinden kaynaklandığını belirtti. 

“Doktor, hemşire ve eleman sıkıntısı çok”

Dr. Varış, şunları söyledi, “Hemşire, doktor ve teknik eleman sıkıntısı çok fazladır. Hekim özlük haklarındaki yetersizlikten dolayı son yıllarda birkaç branş kapandı. Meslektaşlarımız bir takım özel hastanelere ya da yurt dışına gittiler. İnsan kaynaklarımızı kötü kullanırsak sonuç bu olur. Örneğin, plastik cerrahi branşımızda 6 hekim varken, bugün 2 hekim kaldı. Çocuk nefroloji gibi birçok branşımız daha kapanmıştır. Alt yapı düzenlemeleri, sağlık kalitesinin artırılmasına yönelik düzenlemeler yapılmazsa yakın bir gelecekte yine kamuda çalışan meslektaşlarımız ayrılacaktır. Bir süredir sular durulmuş görünse de aslında durum böyle değildir.”

“Ağır vakalarda her zaman Nalbantoğlu devrededir”

TIP-İŞ Başkanı Dr. Ahmet Varış, küçük ve orta çaplı tedavilerde hastaların özel hastaneleri de tercih ettiğini, ancak ciddi ağır vakalarda Nalbantoğlu’nun devreye girdiğini söyledi. “24 saat boyunca nitelikli hizmeti verecek, özellikle acil vakalarda hizmet verecek bir kaleye ihtiyacımız var” diyen Varış, günübirlik politikalarla, hekim ve personel emeğini sömürerek bir yere varılmayacağını kaydetti.

“Bağımsız ve etik çalışmalıyız”

Varış, “Bizim işimiz hasta tedavi etmektir. Biz bu işi bağımsız olarak kendi etik ilkelerimiz çerçevesinde ve kendi bilgimiz dahilinde olan bilimsel verilere göre yapmalıyız. Alet ve ilaç eksiklikleri gibi şeylerle meşgul olmamamız gerekir. Bu enerji kaybına neden olur” diye konuştu. 

“Mahkeme kararı farklı anlatılmaya çalışıldı” 

Dr. Varış, hekimlerin mesai sonrası çalışmasıyla ilgili ise, mevcut yasaya göre yürürlüğe giren tüzük çerçevesinde bir birliğin Yüksek İdare Mahkemesi’ne ara emri talebiyle başvuruda bulunduğunu belirterek, yargının ara emri talebini reddettiğini anımsattı. Varış, daha sonra Cumhurbaşkanı tarafından görüş alınmak üzere Anayasa Mahkemesi’ne gönderilen ‘Kamu Sağlık Çalışanları Yasası’nın 40. maddesiyle ilgili Anayasa Mahkemesi’nin 20 Nisan 2018 tarihinde okuduğu karara göre değişiklik yasası ile getirilen “Özel Hasta Bakma Hakkı” tanımında sadece ‘özel’ kelimesinin ikinci işi çağrıştırdığı için Anayasaya aykırı bulunduğunu belirtti. Mahkemenin ‘hekimlik mesleğinin doğası gereği mesai saatleri dışında da kamu hekimlerinin devletin yapacağı düzenlemelerle birlikte mesleğine devam etmesi gerektiğini ve bunun haklı bir ayrım olduğunu’ belirttiğini kaydeden Varış, idarenin biran önce başta Hekim Yasası olmak üzere yasal çalışmaları tamamlaması gerektiğini kaydetti.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Doğru Söz 2018-05-08 11:58:10

Bizde hükümet edenler ruh ve beden sağlığını korumak bir yana, bilakis düşünenlerin ve yolsuzluk girdabına kapılmayanların ruh sağlığını bozmaktadırlar.