13 Aralık 2017 Çarşamba 13:05
Çarşılarda yaprak bile kıpırdamadı
banner48

Diyalog'tan Melin Dobran'ın ve Hüseyin Çiçek'in haberine göre, Hükümet ve Sosyal Sigorta Kurumunun bir hafta içinde çifte maaş ödediği Kuzey Kıbrıs’ta, çarşı esnafı beklenen canlılığın yaşanmadığını söyledi. Esnaf; reel sektör, kamu çalışanları ve emeklilere ödenen yaklaşık 600 milyon TL’nin kendilerine gelmeden borçlara harcandığını ifade etti.

Ülkede yaşanan ekonomik krizin her geçen gün arttığını, vatandaşın borç içinde yüzdüğünü belirten esnaf, “Eskiden 13’üncü maaşlar ödendiğinde çarşı bayram ederdi. Şimdi yaprak bile kıpırdamıyor. Eğer yılbaşı satışları da canlılık getirmezse birçok işyeri iflas bayrağını çeker” dedi…

Diyalog muhabirlerinin Başkent Lefkoşa ve Gazimağusa’da görüşüne başvurduğu esnafın büyük çoğunluğu işlerin durgunluğundan şikayet etti.

Lefkoşa esnafı ne dedi?

Yakup Bağca: “Piyasada hareketlenme yok. Ekmeğe, tüpe, akaryakıta zam geldiğini duyduk. 13. Maaş verildi ama piyasaya hiçbir yansımasını görmedik. Altının gramı 154 liradır. Altın 165’e kadar çıktı ve geri düşüş yaptı. Bu seviyede kalmasını bekliyoruz. Piyasanın canlanmasını görürsek bizim için iyi olur çünkü piyasa çok durgun. Esnaf ve halk olarak sadece zam gördük.”

Kazım Altuncuoğlu: “Değil 13. Maaş, bize hiçbir zaman normal maaş bile yansımadı. Memurun normal 12. Maaşı bile yansımıyor. O sadece memura verilmiş ekstra bir paradır. O para da bize değil, Rum tarafına, Dereboyu’na ve Yenikent tarafına yarıyor. Burayı küçümseyen bir toplum var. Bize memur ve halkımız uğramıyor. Halkımızın buraya hiçbir yararı yoktur. Aksine bizim faydamız var çünkü en fazla vergi ödeyen bu çarşının esnafıdır.”

Salih Doktoroğlu: “13. Maaşın ödenmesi kesinlikle çarşıya yansımadı. Etrafa bakarsanız Arasta çarşısında yerli halkın olmadığını görürsünüz. Yerli halk bu çarşıya gelmiyor. Yerli halk kumsal bölgesine, metropol bölgesine veya Rum kesimine gider. Yerlinin bize hiçbir faydası yok. Bizde fiyatlar, diğer bölgelere göre çok ucuzdur ama halk gelmiyor. Park etme sorunu var, şu var bu var diyor bunlar hep mazeret tabi ama Güney Kıbrıs’a gitmeye mazeretleri yok.”

Cemal Macila: “13. Maaşların erken ödenmesi biz esnaf açısından daha iyi oldu. Dükkânlara az insan girse de çarşıda dolaşan bir kesim var. İyi ki maaşları erken ödediler, buradan sayın bakana teşekkür ediyoruz. Maaşını alanlar en azından ileriye dönük ne yapacağını düşünüyor. Bizim dükkânımızdan yeni yıl için hediyelik olarak ufak tefek takılar alındı.”

Laden Fellahoğlu: “13. Maaşların ödenmesiyle az da olsa çarşıda bir hareketlilik var. Genelde birçok vatandaşın borcu olduğu için paralar borca gider. Dövizin de yükselmesi bizi biraz düşüşe geçirdi. Her yıl bir önceki seneyi özler olduk. Yine de şükrediyoruz. Ürünlerimizde kampanya başlattık. Şimdilik az da olsa hediye alışverişi başladı.”

Gazimağusa esnafı ne dedi?

Yıldıran Özgü: Satışlarımızda, yılbaşına yönelik ciddi bir artış yok, halkın alım gücü sürekli olarak düşmektedir. Özellikle son döviz artışının da getirdiği pahalılık dar ve orta gelirlinin belini iyice bükmüştür. Türk lirası kazanarak dövize endeksli fiyatlar ile harcama yapmak her zaman vatandaşın aleyhine olan bir durumdur. Ada ekonomilerinin sanayi ve ihracat ile kalkınamayacağı gerçeği varken, turizminde yerlerde süründüğü ülkemizde, piyasaya tek katkı üniversitelerden gelmektedir. Üniversitelerin açılış dönemlerinde piyasa epey hareketlenmektedir.

Serdar Özcan: 13’üncü maaşların yatmış olması işlerimizi biraz da olsa olumlu yönde etkiledi. Genel sıkıntının aslında 13’üncü maaşlar ya da maaş değil, dünya çapında olduğunu düşünüyorum. Dövizdeki istikrarsızlık, Türkiye’nin içerisinde bulunduğu genel bunalım ekonomiye yansıdı. Bu yansıma ülkemizi de etkiledi. Üretim toplumu olmamamı, ithalat kökenli tüketime bağlı bir hayat sürdürdüğümüz için dövizin olumsuz etkilerini yaşamaktayız. İnsanlar geçimlerini idame noktasında kaygılar yaşarken, sektörel anlamda zaruri ihtiyaç görmedikleri değerleri ikinci plana itmişlerdir. Dönem israf değil, tasarruf ve tedbir dönemidir. Toplumsal kurtuluş reçetesi; önce ülkemiz, çocuklarımızın geleceği ve sonra ben mantığı ile azimle çalışmayı ve üretmeyi öngörmeli ve başarmalıyız. Tüketim toplumu olmaktan çıkıp, üretim toplumu haline gelmemizi sağlayacak yine ülke yönetimindeki çalışmalarıdır. Her babanın ailesini düşündüğü gibi her bir bireyin de ülkesini bir ev olgusunda düşünüp sahiplenmesi gerekmektedir. Dönem, tüm dünyadan gelen savaş çanları içerisinde birlik ve beraberlik ruhu ile birbirimize kenetlenip, sahiplenip, çalışma ve hayatta kalma ve mücadele dönemidir.

Erkan İpekçioğlu: 13’üncü maaşların ödenmesi ile satışlarımız az da olsa olumlu yönde ivme kazandı. Yeni yıl öncesi piyasada hareketlilik kendini belli etmeye başladı. Umarım bu ivme artarak devam eder. Dövizin çok dengesiz olarak artışı, yurtdışı odaklı çalıştığımız için bizi olumsuz yönde etkiledi.  2018 yılında beklentimiz Türk lirasının daha fazla değer kaybetmemesi yönündedir.

Salih Oktay: 13’üncü maaşlar ödenmesine rağmen henüz müşteri görebilmiş değiliz. Ekonomik sıkıntılar yüzünden millet 13’üncü maaşını borç ve taksitlerini ödeyerek harcadı. Önceden 13’üncü maaşlar ayın sonlarına doğru ödenirken ve biz bu durumdan şikâyet ederken, bu yıl ilk kez 13’üncü maaşlar erken ödendi. Ancak bu esnafa yaramadı. Demek ki 13’üncü maaşlar erken de ödense geç de ödense hiçbir şey fark etmiyor.

Celal Yeşilada: Şimdilik yılbaşına yönelik canlılık yok ancak genel olarak satışlarda canlılık son haftalarda normal maaşların ödenmesi ile başlıyor. 13’üncü maaşların maalesef çarşıya bir tesiri olmadı. Yılbaşına yönelik kampanyalar yaptık dolayısı ile ilginin artmasını bekliyoruz. İşlerimiz çok iyi durumda değil ancak kötü gidiyor da diyemem. Genelde yılbaşı üzeri satışlarımızda bir canlanma oluyor, bunun dışında özel günlerde ve yaz sezonlarında satışlarımız artıyor. 13’üncü maaşlar genelde güneyde harcanıyor. Umarız bu yıl 13’üncü maaşlar burada harcanır ve piyasamıza para akar. 

Yılmaz Parlan: 13’üncü maaşların ödenmesi çarşıya yansımadı. Seçim rüşveti nedeni ile 15 yıldır tartışma konusu olan 13’üncü maaşlar ilk kez erken ödendi. Bizim ihtiyacımız seçim değil, çözümdür. Ani şekilde seçime gitmeleri, başarısız oldukları birçok şeyi saklamak içindir.  Bizler Mağusalı bir grup esnaf olarak örgütlendik ve seçimleri boykot kararı aldık. Bizim hiçbir sorunumuzu çözmediler; ne Derinya kapısını açtılar, ne de teşvik primi ile gelen turistleri serbest bıraktılar. Yaşadığımız döviz krizini çözemediler. Hiçbir siyasi partinin dövize karşı bir çözümü yok, o yüzden biz bir grup esnaf siyaset erbabını bu seçinde boykot kararı aldık.

Ahmet Umaner: Satışlarda son günlerde çok az da olsa bir canlanma oldu ancak normalde çarşıda işler düşük. Suriçi bölgesinin canlanması için acilen bazı tedbirler alınmalıdır.  Örneğin, Suriçi’ne bir resmi dairenin taşınması şarttır. Gazi İlkokulu’nun bulunduğu bölgedeki park alanına bazı köy minibüslerinin durması gerekir. İstiklal caddesinin tek yön olarak araç trafiğine açılması, Bandabuliya’nın canlandırılması ve en önemlisi, diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi burada da Turizm Bakanlığı’nın, mal sahiplerine teşviki ile turizm yönünde adımlar atılması gerekmektedir. 

Sabri Umay: 13’üncü maaşların ödenmesi bizim işimize yaramadı. Bir haftadır satış yapmıyorum. Halkımız ya güneye ya da büyük mağazalara gidiyor. Bugün (dün) sadece 50 TL’lik satış yapabildim. Dünkü (önceki gün) hasılatım ise sıfırdı. Gelen turistler de bize yaramıyor. Otobüsler bizden uzak bir noktada duruyor ve tüm alışverişler oradaki dükkânlardan yapılıyor. 

Niyazi Ziya: İşlerimiz şu an için iyi gidiyor. Yılbaşına yönelik kampanyalarımız olduğu için satışlarımızda bir canlanma vardır.

Tahir Kasap: Satışlarımızda yılbaşına yönelik ve 13’üncü maaşların ödenmesi dolayısı ile bir canlanma oldu. Bu yıl 13’üncü maaşların erken ödenmesi canlanmayı erken başlattı. Mağazalarımızda bir hareketlenme söz konusu… Biz genel olarak satışlarımızdan memnunuz.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ertaç Eser 2017-12-13 16:06:15

Bir çare var.14. maaş .

Avatar
Hasan 2017-12-13 21:13:10

Zamlar ve dövizin artışı karşısında, alım gücünün düşmesi bu sonucu doğurmuştur. Ülkeyi kötü yönetenlerin, ekonomiyi düzeltme anlayışı zamlardan geçtiğinden dolayı, yine benzer hükümetlerin oluşması durumunda ekonomiyi daha da kötüye sürükleyecektir ve belkide bugünler yaşanılan en iyi günler olacaktır. Ülkeyi kötü yönetenler yıllarca kaynakları verimsiz kullanmış veya şahsi çıkarlar için kullanmışlardır ve sırf daha da kötüye giden durumu düzeltmek adına zaten Asgari Ücretliyi açlık sınırında yaşamaya mahkum ederken, kamuyu da benzer duruma getirme çabaları, Özel Sektördeki bazı kesimlerin baskıları ile de gerçekleştirilmiştir. Yine özelde bu kesimlerin küçük esnafa göre daha fazla kazanması yolunda, ülkeyi kötü yöneten, beceriksiz hükümetler tarafından çıkarlar doğrultusunda adımlar atılmış ve hem küçük esnaf bu duruma sokulmuş hem de böyle zamanlarda piyasayı canlandıran kamuda da (En azından belli zamandan sonra girenler için geçerli) çöküşü tetiklemiştir.

Avatar
Hasan 2017-12-13 21:13:42

. İşin özeti, evet 13.maaş ile çift maaş gibi bir durum söz konusu olmuştur ancak zaten hali hazırda bu maaşı alanların bir çoğu, o maaşı, önceki aylarda bir şekilde kullanmak zorunda kalmış ve aslında Aralık ayı içerisinde ellerine geçen 13.maaş, aynı günlerde, önceki harcamalardaki borçları kapatmak için kullanılmıştır. Bu sebeple, hükümetleri oluşturacak olanlar seçilirken artık şahsi menfaatler göz önünde bulundurularak hareket edilmemeli, yoksa önümüzdeki yıllar içerisinde, şahsi menfaatleri uğruna oy verenler de bunun acısını daha da büyük çekecek ve o 1 defalık şahsi menfaat de işlerine yaramayacaktır.

Avatar
Hasan 2017-12-13 21:16:26

Bir de bu şartlarda, Asgari Ücretlinin halini düşününüz!! 13.Maaş alanların durumu bu halde ise, onlar ne durumdadır, herşey apaçık ortada. Hükümetler sırf 3-5 kişiyi memnun etmek için beceriksizce yönetimler yapıp, zeka düşüklüğünde kararlar almış, adımlar atmıştır.

Avatar
Hasan 2017-12-13 21:17:14

Bu ülkeyi batıranlar UBP-DP-CTP üçlüsüdür ve her hükümete geçtiklerinde ülkeyi daha da kötüye sürüklemektedirler.