banner40
08 Ağustos 2017 Salı 10:38
Çevre yandaşlara peşkeş çekiliyor

Eniz Orakcıoğlu

Kıbrıs Türk Biyologlar Doğayı Araştırma ve Koruma Derneği  Başkanı Hasan Sarpten, Çevre ile ilgili birçok sorun olduğunun altını çizerek, “Taş Ocaklarından tutun, katı atık sorununa kadar bu ülke birçok çevre sorunu ile boğuşmaktadır. Fakat ülkenin en büyük sorunu, yani temel sorun plansızlık, programsızlık ve günü birlik işlerin yapılmasıdır” şeklinde konuştu

“Atıklar denize bırakılıyor”

Yeni Bakış’a çevre sorunlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Hasan Sarpten, “Girne’de şu an beton uğruna tüm şehri neredeyse kaybetmiş durumdayız. Girne’nin resmi nüfusu 33 bin olmasına rağmen bu nüfusa asker, öğrenci, turist ve hareketli nüfusu da koyduğumuzda 100 bine yakın bir insan demektir. Oysaki Girne’de 10 bin kişiye bile hitap eden arıtma tesisi ve kanalizasyon yoktur. Bugün Girne’deki bütün atıklar kanalizasyon tesisinden bin 200 metrelik bir boru ile denizin içine bırakılmaktadır. Böyle bir ortamda ise kimse bu şehrin bütün yapısıyla planlandığını söyleyemez” diye konuştu.

“Planın yasallaşması mümkün görülmüyor”

Bugün Girne’nin 10 katlı ve 7 katlı binalarla dolduğunu, bunun yanında her yerde betonlaşma ve yapılaşma izninin verildiğini vurgulayan Sarpten, “İmar planı ise yeni yeni gündeme gelmektedir. Bu imar planı ile de Girne’deki betonlaşmanın önüne geçilmesi hedefleniyor. Öngörülen, bu planın Ekim gibi yasallaşması olsa da, önümüz seçim dönemidir ve bu sebeple bana göre bu planın yasallaşması pek mümkün görülmemektedir. Bunların yanında daha şimdiden Şehir Planlama Dairesi önünde inşaat izinleri için kuyruklar oluşmaktadır. Çünkü İmar planı geçse bile geçmişe yönelik alınan izinler yürürlükte olacaktır, yani yasa geçtikten sonrada yüksek binaların yapımına devam edilecektir. Kaldı ki Girne’deki yeşil alan ihtiyacı, kanalizasyon sorunu, okul ve hastane gibi ihtiyaçlarla ilgili çözüm üretilememektedir. İmar planı önemli ama bu ülkede plansızlık ve programsızlığını geldiği nokta geri dönüşümü mümkün olmayan boyutlara ulaşmış durumdadır” dedi.

“Devlet yasaları uygulamıyor”

Siyasetçilerin çevre ile ilgili sorun ve sıkıntıları öncelikli  politikaları içine almadığının altını çizen Sarpten, “Bizde çevre her zaman için beton dökülecek, birilerine peşkeş çekilecek, ağaçları ortadan kaldıracak bir nokta olarak görülmüştür. Ne yazık ki çevre ile ilgili yasaları da başta devlet olmak üzere uygulamıyoruz. Bir zeytin ağacının bile budanması izne tabiyken devlet yol ve bina yapacak diye bu ağaçları gözünü kırpmadan kesebilmektedir” şeklinde konuştu.

banner41
“Çevre siyasetçilerin önceliği olmalıdır”

Sarpten, sözlerine şu şekilde devam etti; “Son günlerde ne yazık ki siyasetçilerimizin diline çok tehlikeli bir söylem dolanmıştır. Girne’de ve Karpaz’da gündemde olan tartışmalar kamuoyuna da yansımış ve Girne’de bir otelin kaçak katları, Karpaz’da da kaçak bungalovlar yıkılmıştır. Hukuksuzluk ve çevre talanı öyle bir boyuta geldi ki artık insanlar ‘Girnedeki büyük otelleri yıkamazken, Karpaz’daki garibanların bungalovları yıkıyorsunuz’ demeye başladı. Öyle bir noktaya geldik ki hukuksuzluk içerisinde hangisi daha az hukuksuz olduğuna bakıp oradan bir hak doğar bir noktaya geldi. Bu bağlamda siyasetçiler ise çıkıp ‘Karpaz’daki yapılar da kaçaktır, yasadışıdır bunlarda bir ranttır ve yıkılmalıdır ama bunlarla beraber Girne’deki kaçak yapılar ve katlarda yıkılmalıdır’ diyememektedir. Çevre öncelikler arasına alınmalıdır ve politikacılar çevre ile ilgili duyarlılıklarını artırmalıdır.”

“Çevre tırnak içinde kalmıştır”

Ülkede bir Çevre Bakanlığı bile olmadığına dikkat çeken Sarpten, “Turizm ve Çevre Bakanlığı diye bir bakanlık vardır, fakat Çevre kelimesi tırnak içerisinde kalmıştır. Bunun yanında birde Çevre Koruma Dairesi var, ama onun da 1 müdürü 3-4 t personeli bulunmaktadır. Bu daire de ülkede belli şeylere izin veren bir makam konumundadır, hiçbir şeyin denetimi ve kontrolü yapılamamaktadır. Siyasetçiler de Çevre Dairesini bir sorun gibi görmekte, sanki yapılaşmanın önünde bir engelmiş gibi bakmaktadırlar. Bir yandan Emirnameler kaldırılsın konusu varken, 20 yıla yakındır imar planlarının hazırlanması ve şehirlerin planlanması konuşulurken, bunlar hazırlanmıyor. 2014 yılında çıkan Ülkesel Fizik Planı var ama ona da hiçbir yerde uyulmamaktadır. Bu plan Girne ve Lefkoşa’da yatırımların, inşaatların yoğunlaştığını, bu yatırımların Güzelyurt ve İskele gibi diğer bölgelere kaydırılması gerektiğini söylese de bu doğrultuda bir açılım yapılmamaktadır” dedi.

“Hassasiyet oy ile hesaplanır”

Genel anlamda çevre ile ilgili siyasilerde hassasiyet olmadığını vurgulayan Sarpten, “Siyasilerdeki hassasiyet bizde oy ile hesaplanmakta, sadece oy eden noktalara parmak basmaktadırlar. Bu açıdan baktığımızda ise çevrenin artık vatandaşlar içinde oy etmesi gerekmektedir. Ekonomik kalkınma önemli, hatta çözüm ve barış konusu da çok önemli, ama bu ülkede en önemli şey çocuklarımızın üzerinde yaşayacağı sağlıklı bir coğrafya bırakabilmektir. Bunu sağlayamazsak çok sıkıntılı günler bizi beklemektedir ve bu ülkede o zaman diğer hiçbir şeyinde anlamı yoktur” diye konuştu.

“Yarım inşaatlar hem çevre felaketi, hem de milli servettir”

Sarpten, sözlerine şu şekilde devam etti; “Müteahhitler Birliğinin açıkladığı rakamlara göre 30-40 bin civarında yarım inşaat tarlaların içinde atılı durmaktadır. Bu bir yandan milli bir servettir, diğer yandan ise çok büyük bir çevre felaketidir.  Dolayısıyla biz eğer plan ve program yapmazsak, ileri vadeli düşünceler ortaya koymazsak bunlarla baş edebilmemiz imkansız görülüyor. Buna bağlı olarak da artık vatandaşlarımızın bu konuları dile getirmesi ve siyasilerden talep etmesi önemlidir. Artık siyasilerden bireysel ve ekonomik açıdan bir şeyler elde etmekten vazgeçip, eğer bu düzen böyle giderse çocuklarının artık bu coğrafyada yaşayamayacaklarının farkına varmaları gerekir.”

“Siyasilerin var olma sebebi peşkeş”

Sarpten, sözlerine şu şekilde son verdi; “Geçtiğimiz günlerde Fransa’da bir yasa geçirildi ve bu yasaya göre Siyasilerin kendi akrabalarına herhangi bir kolaylık sağlamaları durumunda çok ciddi yaptırımlar getirildi. Bu yasa bizim ülkemizde geçmiş olsa buna birde arsaların peşkeş çekilmesi eklenirdi. Ne yazık öyle bir düzen kuruldu ki siyasette var olma sebebi yakınlarına, yandaşlarına peşkeş çekmek ve onlara kolaylık sağlamak oldu. Birileri birilerini seçiyor, bir yerlere getiriyor, onlarda kendi yandaşlarına menfaat sağlıyor, arsaları ve ormanlık arazileri dağıtıyor, devlet olanaklarını sunuyor. Ülkede kurulan bu düzen içerisinde gözden kaçırılan bir şey var ki oda bu ülkede birçok insanın kanserden ve kalp krizinden, olmadı trafik kazalarından ölüyor olması, doğal ölümün neredeyse kalmamasıdır. Bunların yanında siyasetçilerin akrabalarına arazileri dağıtması, ormanlık arazilerin çeşitli şekillerde elden çıkarılması gibi durumların yaşandığı bir duruma geldik ve artık bu ülkede insanların buna şaşırmadığı, bunları içselleştirdiği bir vaziyete doğru ilerliyoruz. Ama sanıyorum bunların hepsinden çıkış çevre bilincidir”

Yeni Bakış Gazetesi

banner22
Son Güncelleme: 08.08.2017 16:44
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31