banner40
20 Mart 2018 Salı 12:00
Dağlı: "İki tarafta da irade eksikliği var"

Yeni Bakış'tan Eniz Orakcıoğlu'nun haberine göre, Cumhurbaşkanı Akıncı ile Rum Lider Anastasiadis’in mutabakatına karşın, yıllardır açılmayan Derinya ve Aplış Sınır Kapılarının akıbetiyle ilgili belirsizlik sürüyor.

Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği Başkanı Ahmet Hızlı: “Kuzeyde sıkıntı yok”

Yeni Bakış’a konuşan Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği Başkanı Ahmet Hızlı,  Aplıç Kapısı’nın KKTC tarafında, asfaltlama ve altyapı konusunda bir sıkıntı olmadığına dikkat çekerek, “Sadece gümrük, polis, pasaport ve kimlik kontrolünü yapacak olan görevlilerin kulübeleri eksiktir. Öte yandan telefon altyapısında borular çekilmiş, ama kablolar henüz çekilmemiştir. Su altyapısı ise hazırdır. Aplıç Kapısı’nda şu anda tek sıkıntı ara bölgedir. Ara bölge için de ihaleye çıkılacağını duyduk, ama henüz çıkılmadığını da biliyoruz. Bunun dışında kapının açılması için Kuzey’de herhangi bir sıkıntı olmadığını söyleyebiliriz” diye konuştu.

“Güney Kıbrıs işleri yavaşlatma yoluna gidiyor”

Aplıç Kapısı’nın henüz açılmamasını Güney’in ayak sürümesine bağlayan Hızlı, “Ara bölgede yapılacak olan bir işi, her iki tarafın da mali olarak karşılaması şeklinde bir durum var. Ama bu noktada Güney ayağını sürüyerek işleri yavaşlatma yoluna gitmektedir. Birleşmiş Milletler bu konu ile ilgili olarak, Rum Dışişleri Bakanlığını birkaç kez aramasına rağmen, herhangi bir girişim olmadı. Bu nedenle Aplıç Kapısı’nın açılması için Güney Kıbrıs’ın ayağını biraz açarak yürümesi gerektiğini düşünüyorum. Yoksa bu kapının yakın zamanda açılabilmesi mümkün olmayacaktır. Başkanlık seçimlerinden önce kapının açılmasına seçimlerin engel olduğu düşünülmekteydi, ama artık o süreçte bitmiş, eski başkan görevine devam etmektedir, ekibi yine aynı ekiptir, bu nedenle biran önce Güney’in bu konuda adımlar atması gerekir” dedi.

“İki tarafın da faydasına olacak”

Hızlı, sözlerine şu şekilde devam etti; “Aplıç Kapısı’nın açılması her açılan kapıda olduğu gibi o bölgeye kazanç sağlayacaktır. Gerek ticari amaçlı, gerekse turistlik amaçlı hem Kuzey’e, hem de Güney’e fayda sağlayacaktır. Güney’den Kuzey’e, Kuzey’den Güney’e geçerken bölgedeki turistlerin yolu kısalacak ve daha kolay seyahat etmeleri sağlanacak. Bunların yanında, Güney’de kalan kişilerin denize ulaşımı da kolaylaşacaktır. Yine Güney’de yaşayan Rumlar için Lefkoşa hastanesine gitmek yerine onlara daha yakın olan Cengiz Topel Hastanesi’ne gitme ve sağlık hizmeti alma imkanı doğacak. Lefke bölgesine ise, ekonomik açıdan katkı sağlayacak, esnafın işleri canlanacak, özellikle Lefke bölgesine has hurma, portakal ve cevizin daha kolay alınması sağlanacak. Çünkü bugün açılan her kapının arkasındaki ekonomik gelişme aşikârdır. Büyük ihtimalle de, Güney Kıbrıs yönetimi bu durumun avantajını bildiği için işleri yavaşlatmaktadır ve öne Derinya Kapısı’nı sürmektedir.”

“Kapılar aynı gün açılmalı”

Önce Derinya, sonra Aplıç Kapısı’nın açılması tezine karşı olduklarını vurgulayan Hızlı, “Biz bu olayı önce Bostancı sonra da Yeşilırmak Kapısı’nda yaşadık. Her seferinde söylenileni de kabul ettik. Biz Derinya Kapısı açılmasın demiyoruz. Ama iki kapının farklı saatlerde olsa da, aynı gün içerisinde açılmasını istiyoruz. Çünkü Güney Kıbrıs Yönetimine güvenimiz kalmamıştır” şeklinde konuştu.

banner41
Mağusa İnisiyatifi Aktivisti Dr. Okan Dağlı,“İki tarafta da irade eksikliği var”

Mağusa İnisiyatifi Aktivisti Dr. Okan Dağlı ise, Derinya Kapısı’nın açılmamasındaki nedenin, iki taraftaki irade eksikliğinden kaynaklandığına dikkat çekerek, “İki taraftaki irade eksikliği Birleşmiş Milletler’e de yansımaktadır. Çünkü kapıların açılabilmesi için Güney ve Kuzey ile ara bölgedeki BM’nin gereğini yapması şarttır. Bu noktada çalışılan ortak komiteler vardır ve bu komitelerde maalesef ısrarlı değiller ve aynen Kıbrıs Sorununun çözümündeki müzakerelerin mantığı ile kapıların açılmasını talep ediyorlar. Halbuki biz kapıların açılmasını kötü giden müzakerelerin ve kötü giden Kıbrıs sorununun insanlarda yarattığı moral bozukluğunu gidermek ve insanlar arasındaki ilişkiyi, toplumlar arasındaki yakınlaşmayı artırmak için istiyoruz. Ama liderler bunu aynı müzakere süreçlerindeki gibi bir suçlama oyununa, kavgaya dönüştürüyorlar” dedi. 

“Kapıların açılması iyi niyet göstergesidir”

Dağlı, sözlerine şu şekilde devam etti; kapıların açılmasında “Sen Aplıç’ı neden bitirmedin, sen Aplıç’ı bitirmezsen bende Derinya’yı bitirmem” gibi bir mütekabiliyet anlayışı ile, sanki de memleketin sorunlarını büyük oranda bütünlüklü bir çözümle beraber çözeceklermiş gibi, Kıbrıslı Türklerin haklarını sanki de bu şekilde davranmakla korurlarmış gibi, bir mantaliteye sahiptirler. Biz bunu dışlıyoruz ve kapıların açılmasının bir iyi niyet göstergesi olduğunu, ilişkilerin geliştirilmesini sağlayacağını ve kötü giden bir şeylerin düzeltilmesi anlamına geleceğini savunuyoruz.”

“Rumlar üzerine düşeni %100 yaptı”

Rumların Derinya’da gereğini yüzde 100 yaptığını vurgulayan Dağlı, “Rumların üzerine düşeni yaptığını fotoğraflarla da belgeledik. Ama Türk Tarafı üzerine düşenlerden sadece Avrupa Birliği finansmanıyla bir asfalt döktü, bir de askerin talebiyle dikenli telleri yeniledi. Bunun dışında geçişe hazır hale getirmedi. Hal böyleyken Sayın Maliye Bakanı Serdar Denktaş ‘Biz üzerimize düşenleri yaptık, Rumlar yapmadı’ diyerek gördüklerimizi bile bize yalanlarla anlatıyor. Tepkimiz birazda bunadır. Öte yandan Sayın Akıncı ‘Kuzey’de biz de üzerimize düşeni yapmadık, maliye konusunu halledip yapacağız” diyor. Peki, 3 senedir oraya iki kabin, iki elektrik direği ve altyapıyı neden yapmadınız” şeklinde konuştu.

“Kapı açılınca birçok pozitif etkisi olacaktır”

Derinya Kapısı’nın açılmasının ilk önce barış sürecine, iki tarafın yakınlaşmasına ve ilişkilerin geliştirilmesine olumlu yansıyacağını düşündüklerini anlatan Dağlı, “Mağusa’nın 44 sene önce açık olan, Güney ve Kuzey’i birleştiren bu yolun açılması insanların daha hızlı bir araya gelmesini sağlayacaktır. Bu en önemli etkilerinden biri olacaktır. Bunun dışında ekonomik açıdan katkıları olacak ve sosyal içerikli buluşmaları birçok yönden geliştirecektir. Çünkü Mağusa ile Güney arasındaki mesafe 2 dakikaya inecektir. Ama özellikle bu bölge yaz aylarında çok hareketli olacak, çünkü Güney 2, 3 milyon civarında turistin gelip konakladığı bir bölge, öte yandan Mağusa da yaz aylarında birçok turisti ağırlayan ve denizleri dolup taşan bir bölge, bu ilişkiler gelişince iki tarafın esnafı, turizmcisi, yatırımcısı da kapıların açılmasından pozitif etkilenecektir. Lefkoşa örneğine bakacak olursak Lokmacı Kapısı’nın açılması herhangi birine zarar vermemiş ama, orada yüzlerce esnaf ve market karşılıklı olarak çalışmaya başlamış. Lefkoşa’da ölü askeri bir bölge olan yer, şu anda sivil, canlı bir alana dönüştü. Kısaca, ilişkilerin geliştiği bir alan yaratıldı” dedi.

“Üzerimize düşeni yapmalıyız”

Hızla Kuzey’in, üzerimize düşen her şeyi eksiksiz olarak bitirmesi gerektiğinin altını çizen Dağlı, “Üzerimize düşen görevleri yapmalıyız ki karşı taraf eksik bir şey yaptıysa onları eksikleri tamamlamaları için zorlayabilelim. Kaldı ki Güney’in Mağusa’da eksik bıraktığı bir şey yoktur, sadece BM’nin ihale anlamında açtı, kapattı ve yapmakta zorlanıyor. Ama eğer biz eksiklerimizi tamamlarsak bu konuda da baskıcı olabiliriz. 31 Mart’ta saat 10.00’da bu kapının açılmasını zorlamak amacıyla eylem gerçekleştireceğimizi de söylemek isterim” diye konuştu.

banner22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31