banner40
15 Mart 2018 Perşembe 11:18
“Davayı geri almam yönünde baskı yapılıyor”

Yeni Bakış gazetesinde yer alan haber0e göre; Sibel Sanıgök adlı vatandaş, babasının tüm mal varlığının taklit ve sahte belgeyle, halasının üzerine geçtiğini iddia ederek, yıllardır bu durumu ispatlamaya çalıştığını, ancak evlatlık olması nedeniyle birçok sıkıntı ile karşı karşıya kaldığını belirtti

Bugüne kadar beş avukat tuttuğunu ifade eden Sibel Sanıgök, avukatların da polisin de konuyu kapatmaya çalıştığını, son görülen davada ise, ara emri alındığını, ancak davayı geri alması yönünde baskı gördüğünü söyledi  

“Babam akıl hastası olmuştu ve doktor raporu vardı. Babamın mal varlığının halam üzerine geçtiğini öğrendiğimde ise, Girne Tapu Dairesi’nden yazı istedim. Polisten giriş çıkış belgesi aldım. Belgede, babamın, imzanın atıldığı tarihte Mersin’de olduğu yazıyordu. Tapudaki belge üzerindeki imzayı babamın bendeki imzasıyla karşılaştırdım. Aynı imza değildi. Yasal süreci bu nedenle başlattım”

Deniz Abidin'ine

Sibel Sanıgök adlı vatandaş, babasının tüm mal varlığının taklit edilerek sahte belge ile halasının üzerine geçtiğini iddia ederek, yıllardır bu durumu ispatlamaya çalıştığını, ancak aileye evlatlık olarak gelmesinden kaynaklı sıkıntı yaşadığını belirtti. Bugüne kadar beş avukat tuttuğunu ifade eden Sibel Sanıgök, avukatların da polisin de konuyu kapatmaya çalıştığını, son görülen davada ara emri alındığını, ancak davayı geri alması yönünde baskı gördüğünü söyledi.  

banner41
“Babam akıl hastasıydı”

Sibel Sanıgök, yaşadıklarını şöyle anlattı, “3 yaşımda Ömer – Hanife Sanıgök çifti tarafından Ankara’dan bir çocuk yurdundan evlatlık alındım. 2006 yılında annem vefat etti. 2008 yılında babam Ömer Sanıgök’ü ailesi başka bir kadın ile evlendirdi. Babamın ikinci eşi Mersinliydi. Babamın Mersin’de bulunduğu dönemde, mal varlığını üvey halam üzerine yaptığını öğrendim. Satış ve hibe yoluyla Ozanköy’de bulunan bir ev ve iki tarla halamın üzerine geçti. O dönem babam rahatsızdı. Akıl hastası olmuştu. Kullandığı ağır ilaçlar vardı. Doktor tarafından raporluydu. Kendi rızasıyla evlenmesi olanaksızdı. Babamın mal varlığının halam üzerine geçtiğini öğrendiğimde Girne Tapu Dairesinden yazı istedim. Polisten giriş çıkış belgesi aldım. Belgede, babamın o dönemde Mersin’de olduğu yazıyordu. Tapudaki imzanın babama ait olduğuna inanmadım. Bendeki imzasıyla karşılaştırdım. Aynı imza değildi.”

“Davayı geri almam yönünde baskı yapılıyor”

Yasal süreç başlatmak istedim, ancak bugüne kadar tuttuğum beş avukattan da bir sonuç çıkmadı. Bir süre sonra babamı da kaybettim. Ancak son avukatta bizi davayı geri almamız yönünde ikna etmeye çabalıyor. Bana göre babam adına sahte evrak düzenlendi. Babamın o imzayı atmadığına eminim. Bu arada, babamın hesabında da hiç para olmadığını öğrendim. Halam çocukluğumdan beri beni hep dışladı. Evlatlık olmamdan dolayı hakkım olmadığını düşünüyor. Son tuttuğumuz avukat 2016 yılında bana polise gitmemi ve imzaların incelenmesi için ifade vermemi istedi. Polise gittim, ifademi aldılar. Bir buçuk ay sonra bana emare var mı diye sordular. Elimde babama ait üzerinde gerçek imzası olan başka yerde kullandığı belge vardı. Ancak bir türlü konu mahkemeye intikal edemedi. Polisin meseleyi kapatmaya çalıştığını öğrendim. O günden sonra bu konuda hiçbir şekilde polis benimle iletişime geçmedi. Dosyanın kapandığını öğrendim. En son TC Elçiliğinin önerdiği bir avukatla, halam üzerinde olan mallara 2 buçuk ay önce ara emri alındı. Babamın Ozanköy’deki evinde kalıyorum. Alt katı tapuludur, üst katının tapusu yoktur. Alt katta kalan babamın ikinci eşi halam ile anlaşma yapmış. Halamın üzerine geçen bu evde halam, ömür boyu babamın ikinci eşine bakacak diye anlaşmışlar. Bana tahliye davası açtı. Şimdi ise üst katta eşimle birlikte kaldığım için kira parası istiyor. Bu konuda mağdurum.”

“2 buçuk yıl tebliğ ulaşmadı”

Sibel Sanıgök isimli vatandaş, yaşadığı bir başka mağduriyeti de şu kelimelerle anlattı: “Ben 2013 yılında bir söz olayı yaşadım. Sözlü olduğum kişi o dönem arabamı sattırdı ve bir süre sonra bana araba hediye edeceğini söyledi. 2014 yılında bana bir galeriden araba aldı. Arabayı kendisi denedi. Krediyi senin adına çekelim dedi. Çünkü o dönem bankaya borcu olduğundan araç kredisi alamayacaktı. Arabayı bankaya ipotek edelim, araba senin adına olsun dedi. Ben de kabul ettim. Bankaya otomatik ödeme çıktı. Bu araba 2016 yılına kadar ödendi. Halamın bana tahliye davası açmasıyla bana 4 bin sterlin borç kaldığını aynı anda öğrendim. 2 buçuk yıl bana tebliğ ulaşmadı. Söz konusu kişi kefilim olduğu için şimdi ondan para kesilmeye başlanmasından dolayı mahkemeye başvurmuş. Bunun üzerine tek taraflı bir dava olmuş. Söz konusu kişi adresimi bilmesine rağmen yanlış adres göstererek tebliğ memurunu oyaladı. Beş farklı adres gösterildiğini sonradan öğrendim.”

“Polis sürekli taciz ediyor, seni tutuklayacağız diyor”

“Bu durumu üç hafta önce öğrenmiş oldum. Bir gün evde iken kapım dahi çalınmadan kapımın önündeki araba çekici ile alıp götürüldü. Arabamın çalındığını zannettiğim için polise şikayetçi oldum, meğer tebliğ memuru 2 buçuk yıl beni bulamamış, hakkında dava dosyalanmış ve 4 bin sterlin borcum var diye arabam kapımın önünden çekildi. Polis ise böyle bir durumda beni aradı ve bana arabanın anahtarını getirmemi söyledi. Ben o sinir anında arabanın anahtarını denize fırlattım. Bunu polise anlattım. Ancak beni sürekli taciz ederek, anahtarı getirmezsen seni tutuklayacağız diye tehdit ediyorlar. Bu ülkeye geldiğimden beri yaşamadığım kalmadı.”

banner22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Magusalı 2018-03-15 14:43:17

Bir devir ya kişinin hür iradesi ile tapuda, vekaletname ile, mahkeme tarafından satış ile veya ölenin mal paylaşımı tereke ile olur. Kendi imzası olarak görülürse Kıbrısta olması lazım. Aksi takdirde sahte bir devirdir.

Avatar
Magusalı 2018-03-15 14:46:22

Eğer söylendiği şekilde ise polis tarafından tahkikat başlatılması lazımdır. Bir avukat da dava açıp ara emri ile malların kaçmaması için tapuya vermesi lazım.

banner5

banner31