banner40
24 Mayıs 2018 Perşembe 10:59
“Dövizin yükselişi toplumun her kesimini aynı oranda etkilemiyor”

Dövizin önüne geçilemeyen yükselişi ile birlikte asgari ücretliden yapılan kesintilerden sonra vatandaşın elinde kalan para tuzla buz oldu. 

Yeni Bakış gazetesinden Özlem Çimendal'a konuşan Ekonomist Okan Veli Şafaklı ekonomik dengelerden ve hızla yükselen dövizden en çok etkilenen kesimin asgari ücretli olduğunu savunarak, hükümetin artık Robin Hood’luğa soyunarak, yapacağı vergi düzenlemeleri ile zenginden alıp fakire vermesinin zamanının çoktan geldiğini hatta geçtiğini vurguladı. 

Ekonomist Okan Veli Şafaklı “Asgari ücretliye sağlanacak çeşitli muafiyetleri; zenginden, servet düşkününden, şatafata, şova ve lükse para harcayanlardan, para kaçıranlardan, Kıbrıs’a gelen şarkıcılardan vergilendirerek toplanan fonları, dar gelirli, insanca yaşamak için gerekli olan mali güce sahip olmayan vatandaşlara aktararak yapacaksınız” diyerek, hükümetin artık bir an evvel modern Robin Hood’luğa soyunması gerektiğini vurguladı.

Bazı işverenlerin çalışan adına devlete yatırılması gereken ücretlerin kendilerinin değil, çalışanın cebinden karşılanması taraftarı olduğunun da altını çizen Şafaklı, “Brüt ve net farklılığı da göz önünde bulundurulduğu zaman, belirlenen asgari ücretin daha da altında ödeme yapılmaktadır” dedi.

Hayat pahalılığının döviz üzerinden değil, enflasyon üzerinden ölçülmesi gerektiğine vurgu yapan Şafaklı, “Dövizin yükselişi toplumun her kesimini aynı oranda etkilemiyor. Gerçekleşen enflasyon rakamının süratle yansıtılması gerekmektedir asgari ücrete” diye konuştu.

“Asgari ücretli herkesten fazla dövizden direkt etkilenen kesim”

Açlık sınırının da altında olan asgari ücretlinin ülke ekonomik şartlarından en çok da dövizin yükselişinden direkt etkilenen kesim olduğunu dile getiren Şafaklı, alım gücünün yükseltilmesi için acilen asgari ücretlinin bazı vergi yükümlülüklerinde düzenlemeye gidilerek, muafiyete tabi tutulması gerektiğini vurguladı. 

“Harcanabilir geliri yükseltmek için girişim yapılmalı”

Şafaklı, “Türkiye bunu şu anda konuşuyor. Harcanabilir gelirleri düştüğü için bu kesimin, vergi muafiyeti ve belli başlı katkıların aile bütçesine yarar sağlanması için bu önlemler düşünülüyor. Zaten açlık sınırının altında olan asgari ücretli dövizin de artışı ile birlikte daha da zorlandı” dedi. 

“Brüt-net maaş ve işçinin cebinden yapılan kesintiler ciddi sorun” 

banner41
Bazı işverenlerin çalışan adına devlete yatırılması gereken ücretlerin kendilerinin değil, çalışanın cebinden karşılanması taraftarı olduğunun da altını çizen Şafaklı, “Brüt ve net farklılığı da göz önünde bulundurulduğu zaman belirlenen asgari ücretin daha da altında ödeme yapılmaktadır. Her şeye rağmen asgari ücretlinin gelirlerini artırmak adına yapılabilecek en önemli şey olan vergi muafiyetinin devreye sokulması gerekmektedir. Ulaşım, sağlık, eğitim alanlarında bu asgari ücretlileri sübvanse etmelidir” şeklinde konuştu. 

“Hükümet, artık sosyal devlet anlayışına bürünmeli” 

Hükümetin artık sosyal devlet anlayışını kavraması gerektiğine vurgu yapan Şafaklı, “Mevcut imkanlar çerçevesinde devletin yapması gereken önlemlerdir bunlar” ifadelerini kullandı. 

“Sistemin örnek teşkil eden ülke sistemlerine entegresi gerekmekte”

Asgari ücret sisteminin artık söylemlerden öteye örnek sistemler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Şafaklı, “Fransa’da olduğu gibi düzenleme yapılması en ön görülebilir yaklaşım olacaktır. Asgari ücret bütçe rakamlarını etkilediği için çünkü buna bağlı olarak devletin harcamaları değişiyor, belli yükümlülükleri artıp azalıyor. Dolayısı ile asgari ücretteki herhangi bir artışta devleti bağlayıcı bir gelişme yaşanacağı ve yükümlülüklerinin artacağı gerçeği söz konusu olduğu için devlet artırımda bunları engel olarak görmeye başlıyor. Dolayısı ile bu konuda kısır tartışmalara girmek yerine, Fransa’da uygulanan belli bir formüle bağlamamız oldukça mantıklı olacaktır” ifadelerini kullandı. 

“Öngörülü olarak mantıklı oranlandırılmalar yapılmalı”

DPÖ’nün yaptığı enflasyon ve büyüme hedeflerine bakılarak, asgari ücretin de enflasyon ve büyüme hedefine oranlandırılarak belirlenmesi gerektiğinin altını çizen Şafaklı, “Gelecek dönemler için şimdiden öngörebileceğimiz sistemler lazım. Önceden hangi yıl hangi oranlarda artış olacağı belirlenirse, bunu hem bütçenize yansıtırsınız hem de bu kısır tartışmalara girmezsiniz. Sonrasında da büyüme oranı dediğimiz ekonomiden payını alır, bir de enflasyon oranında da alım gücü düşmez. Bununla birlikte tahminler ve gerçekleşmelere bakılarak bu sistem ve oranlar yeniden revize edilebilir. Beklenen enflasyon ile gerçekleşen uyuşmaz ise bunlar üzerinden yeniden revize edilir” ifadelerini kullandı. 

“Dövizin yükselişi toplumun her kesimini aynı oranda etkilemiyor”

Hayat pahalılığının döviz üzerinden değil, enflasyon üzerinden ölçülmesi gerektiğini hatırlatan Şafaklı, “Dövizin yükselişi toplumun her kesimini aynı oranda etkilemiyor. Gerçekleşen enflasyon rakamının süratle yansıtılması gerekmektedir asgari ücrete” dedi. 

“Bir ailenin asgari tüketim harcamaları 4.500-5 bin TL”

Hayat pahalılığının dövizin hızla arttığı bu ortamda sadece senede iki defa değil, daha sık aralıklarda asgari ücrete yansıtılması gerektiğini ifade eden Şafaklı, “Böylelikle bu kesimin de alım gücü korunmuş olur. Hane halkı tüketim harcamaları 4.500-5 bin civarında bir haneye girmesi gereken. Yoksulluk sınırları ortada. Bir evde bir kişi değil, iki kişi de çalışsa asgari harcamanın minimum seviyesine gelinebilmektedir” diye konuştu. 

“Hükümet artık modern Robin Hood’luğa soyunmalı”

“Asgari ücretliye sağlanacak çeşitli muafiyetleri; zenginden, servet düşkününden, şatafata, şova ve lükse para harcayanlardan, para kaçıranlardan, Kıbrıs’a gelen şarkıcılardan vergilendirerek toplanan fonları, dar gelirli, insanca yaşamak için gerekli olan mali güce sahip olmayan vatandaşlara aktararak yapacaksınız” diyen Şafaklı, hükümetin artık bir an evvel modern Robin Hood’luğa soyunması gerektiğini vurgu-ladı.  

banner22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31