banner40
15 Mayıs 2018 Salı 10:56
En rasyonel hat Türkiye

Havadis'ten Eniz Orakcıoğlu'nun haberine göre, KKTC Los Angeles Fahri Temsilcisi, iş insanı, Transglobal Financial Kurucusu ve Başkanı Mehmet Mustafaoğlu, doğal gazla ilgili yaptığı geniş değerlendirmede Türkiye’nin tek taraflı olarak Kıbrıs-Türkiye doğal gaz hattının inşasına başlaması konusu üzerinde durdu. Bu hat ile Türkiye’nin 1 taşta iki kuş vuracağını söyleyen Mustafaoğlu, “stratejik olarak ‘bende varım, ciddiyim, sondaj gemimi aldım, boru hattımı da şimdiden yapıyorum” mesajını vermesi için boru hattına başlaması çok önemlidir” şeklinde konuştu.

“Piyasa canlanmazsa, gaz ekonomik olarak mahsur kalır”

Doğal gazın Kıbrıs Sorununda etkisini de değerlendiren Mustafaoğlu, sözlerine şu şekilde devam etti; “Rumlar Kuzeyde aşağı yukarı bir buçuk milyon arazi bıraktılar, biz ise güneyde yarım milyon dönüm arazi bıraktık. Dolayısıyla arada tazmin edilmesi gereken bir milyon dönümlük arazi söz konusudur. Doğal gazdan gelecek olan gelir ile bu tazminat işi bir formül bulunarak çözülebilir. Akılda tutulması gereken çok önemli bir diğer konu ise keşfedilen büyük bir doğal gaz yatağı vardır, fakat yıllardır doğal gaz piyasası çok düşük maliyetlerle çalışmaktadır. Kısacası keşfedilen gaz derin denizdedir ve bu gazın geliştirilmesi ile çıkartılıp, taşınması çok pahalı bir şeydir. Bu yüzde Kıbrıs’ta doğal gaz bulundu ve hemen kucağımıza dolarlar yağacak diye bir durum söz konusu değildir. Eğer doğalgaz piyasası canlanmaz ve yükselmezse, bu gaz burada ekonomik olarak mahsur kalmaya mahkumdur. Bu nedenle gaz için şu an kavga etmeye değmez, ama prensipler üzerinde anlaşmaya değer” dedi.

“Türkiye tek taraflı hattın inşasına başlamalı”

Türkiye’nin tek taraflı olarak Kıbrıs-Türkiye doğal gaz hattının inşasına başlaması tavsiyesinde bulunan Mustafaoğlu, “Bunu yapmanın Türkiye içi stratejik bir hareket olduğunu söyleyebilirim. Çünkü şu anda Orta Doğu’yu ve Doğu Akdeniz’i bir satranç tahtası olarak görürsek, bu adım Türkiye’nin dama taşının hareket etmesine benzer. Doğu Akdeniz’de şu anda yaşanan gelişmeler arasında Yunanistan, İsrail ve Güney Kıbrıs’ın ortak olarak üzerinde çalıştıkları Doğu Akdeniz boru hattı vardır. Bu boru hattının İsrail’den başlayarak Kıbrıs üzerinden geçmesi, oradan da Girit’te, Yunanistan’a ve İtalya’ya gitmesi konuşulmaktadır. Ama bu hattın da sorunları bulunmaktadır, sorunlardan bir tanesi maliyettir. Ortaya çıkacak olan maliyet 6 milyar Euro, yani 7,2 milyar Dolar civarındadır. Kısacası bu hat çok pahalıdır, bu proje ile derin deniz ve deprem bölgesinden geçmesi gerekmektedir” şeklinde konuştu.

“En ekonomik yol İsrail, Kıbrıs ve Türkiye hattıdır”

Mustafaoğlu, sözlerine şu şekilde devam etti; “2’inci bir proje ise Mısır’da kullanılmamış ve kapasitesi çok olan sıvılaştırma terminalleri olduğundan dolayı Kıbrıs ve İsrail gazının oraya gidip sıvılaştırılarak Avrupa’ya sevk edilmesidir. Amerika ve Avrupa’nın ise bu noktada stratejik bir gayesi vardır ki o da Avrupa’nın Rusya’ya olan gaz bağımlılığını azaltmaktır. Fakat bu 2’inci projede de da yine gaz piyasası fiyatlar yüzünden çok az bir kar bırakacaktır. En ekonomik yol ise İsrail, Kıbrıs ve Türkiye hattıdır. Bu hattın maliyeti 2 milyar dolar civarındadır, kısacası diğer boru hattının 3’de biri civarında bir maliyeti vardır. Dolayısıyla Türkiye’nin stratejik olarak ‘bende varım, ciddiyim, sondaj gemimi aldım, boru hattımı da şimdiden yapıyorum” mesajını vermesi için boru hattına başlaması çok önemlidir.”

“Türkiye bir taşla iki kuş vurabilir”

“Türkiye’nin Kıbrıs’a Doğal gaz borusunu getirmelerini tavsiye etmemin bir sebebi de Kıbrıs’taki elektrik durumudur” diyen Mustafaoğlu, “Boşu boşuna boru döşeyip de sonrasında müşteri beklemek doğru bir şey değildir. Elektrik için artan talep, öte yandan da hava kirliliği konuları ortada durmakta, artan talep ve kirliği önlemek için KIB-TEK alternatiflere bakmaktadır. Konuşulan bir alternatif Türkiye’den kablo ile elektrik getirmektir ki bu adalar için kullanılan klasik bir yöntemdir. İkinci yöntem ise sıvılaştırılmış doğal gaz getirip onu ısıtarak tekrar gaza döndürmek ve kullanmaktır. Bir üçüncüsü karaya yakınlık söz konusuysa boruyla doğal gaz getirmektir. Bunların maliyetlerine bakıp fizibilitelerini çalışmak da önemlidir. Eğer kabloyla elektrik getirilebilecekse bu bence en iyi opsiyondur. Ama bunun içinde bir yedek kapasiteye ihtiyaç olacaktır. Kısacası Boru hattının maliyeti ile kablonun maliyeti bence hemen hemen aynı olacaktır. Bu nedenle boru hattını buraya getirmekle Türkiye bir taşla iki kuş vurabilir. Eğer bu şekilde yapılırsa hem temiz yakıtla yerel enerji üretilir, hem de gelecekte buralarda doğal gaz bulunursa boru hattının istikameti değiştirilerek gaz Türkiye’ye sevk edilebilir” dedi.

“Hedef Kıbrıs’ın NATO ülkesi olmasıdır”

Amerika’nın teşviki ile Türkiye’nin etrafında bir çember oluşturulma çabası olduğunu vurgulayan Mustafaoğlu, “Amerikalıların Kıbrıs Sorununu çözmek istemelerindeki bir etken; Birleşik Kıbrıs’ın bir NATO ülkesi olması, İsrail ile beraber Orta Doğu’ya çok yakın olarak karışabilmeleri ve Kıbrıs’ın Rusların kucağına oturmasını engellemek içindir. Kıbrıs ne zaman üye olmak için NATO’ya müracaat etse bilindiği üzere Türkiye veto etmiştir. Bu yüzden Kıbrıs Konusu çözülmeden Kıbrıs NATO’ya üye olamaz. Tüm AB ülkelerinin NATO’ya üye olduğunu biliyoruz ve bu noktada sadece Kıbrıs’ın ve belki biri ki ülkenin daha üye olmaması gerçeği de vardır. Bu da son zamanlarda kurulan Avrupa Ordusu ile NATO arasındaki işbirliğini önlemektedir. Öteki taraftan baktığımızda askersiz, garantisiz bir Kıbrıs ısrarının bir sebebi de Türkiye’yi Kıbrıs’tan uzaklaştırmaktır. Çünkü Türkiye ile Amerika’nın hedefleri son zamanlarda Orta Doğuda çatışmıştır ve Türkiyesiz bir taş parçasına ihtiyaçları vardır” diye konuştu.

“İsrail, Rumların ayağına basmaz”

Siyasetteki yüksek sesle, ticaretteki gerçeklerin karıştırılmaması gerektiğini söyleyen Mustafaoğlu, “Türkiye ile İsrail arasında İsviçre’deki meselede sonra havalar çok gerginleşmiştir. Fakat o günden bu güne Türkiye ile İsrail arasındaki ticaret dört katına çıkmıştır. Kısacası iş ticaret ve paraya geldi mi insanlar daha değişik düşünebilirler. Boru hattının önerilmesinin ise iki sebebi vardır. Türkiye’den geçeriz diyen İsraillilerin bir iki Türk şirketi ile de konuşmaları vardır. Ama boru hattının yapılabilmesi için Türkiye’nin sert tutumunu bir tarafa atın Kıbrıs’ın ekonomik sularından geçmesi bu nedenle de Kıbrıs Sorunun çözülmesi gerekir. Türkiye üzerinden boru hattı çekebilmek için İsrail Kıbrıslı Rumların ayağına basıp boru hattını çekecek ki yapacağını zannetmem, ya da başka bir hat üzerinden gidecektir. Öte yandan Kıbrıslı Türk ve Rumların anlaştığını varsayarsak ve boru hattı Türkiye üzerinden geçecekse bile hiçbir memleket tek bir boru hattına muhtaç olmak istemez. Çünkü ilerde Türkiye ile bir sorunları olursa hattı kapatabilirler. Bu nedenle bu ikinci hat stratejik olarak önemlidir” şeklinde konuştu.

banner22
Son Güncelleme: 15.05.2018 10:59
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31