12 Mart 2018 Pazartesi 12:34
Filiz Besim: "Yasak herkese uygulanmalı"

Havadis'ten Bertuğ Topal'ın haberine göre, Sağlık Bakanı Filiz Besim, ikinci işin sadece sağlıkta değil diğer tüm kurumlarda da geçerli olduğunu ifade ederek sadece sağlıkta ikinci iş yasağının gündeme getirilmesinin toplumsal barışı bozabileceğini söyledi.

Besim, ikinci işin Anayasa’ya göre yasak olduğunu ve denetimlerini kendi alanlarında yapacaklarını ifade ederek tüm kesimlerde de sağlık olduğu gibi bu denetimlerin yapılması gerektiğini belirtti.

Sağlık Bakanı Filiz Besim, sağlıktaki sorunlara el atmaya başladıklarını ifade ederek ilk 100 günde hangi işleri yapacaklarını Havadis’e anlattı.

Soru: Yaklaşık 40 gündür bakanlık sürecini tamamlandınız. Nasıl bir bakanlık buldunuz? Önünüzde hangi sorunları buldunuz?

Besim: Ben ne bakanlığa ne de sorunlara yabancı biri değilim. Yıllardır bakanlıkla işbirliği içerisinde çalıştık. Toplumun yararına olan her konuda işbirliği ya da eleştirilerimizi esirgemedik. Her zaman biz sağlığı politika ve siyaset üstü gördük. Bizim misyonumuz ve aldığımız eğitim bunu öngörür. Bu koltuğa oturduğumda neleri bulacağım benim için çok da yabancı değildi. Yabancı olmasam da çok şeyler söylesem de aslında çok daha büyük sorunlar da buldum. Bundan öncesi sağlık bakanlıkları sağlığa çok şey katmaya çalıştılar günü sonunda sağlığa yapılan katkıyı çok kutsal buluyorum. Bu bir bayrak yarışıdır. Biz de bunu daha ileriye götürmek için çalışacağız. Bir ayda yaptığımız daha çok durum tespiti oldu. Hastaneleri gezdik. Özel hastanelerimizi gezeceğiz. Merkez hastanelerimizi gezdik. Hastanelerimizin fiziki koşulları, altyapıları, insan kaynakları ne noktada, hekim hemşirelerimizde durum nedir bunları tespit etmeye çalışıyoruz. Buna göre bir politika oluşturmaya çalışıyoruz. Bakanlığın ciddi olarak reorganizasyona ihtiyacı var. Yıllardır yasaların güncellenememesi nedeniyle bazı sıkıntılar yaşanıyor. Bakanlığın çalışması hantal ve ciddi bir yetki kargaşası içinde. Göreve geldiğimde beni en fazla etkileyen de bu oldu. Birimlerin bire bir kendiişlerini yapmadıklarını gördüm. Birçok yetkinin tek kişide toplandığını gördüm, bu da günün sonun hem toplandığı yeri çok ciddi boyutta yorucu hale getiriyor hem de bir ekip çalışması olmadığı için yeterince verimli olunamıyor. İlk geldiğimiz andan itibaren yerinden yönetime çok önem verdiğimizi vurguladık. Hastane yönetimlerinin şefler ve başhekimler tarafından yapılacağını ve iç işleyişe karışmayacağımızı söyledi. Biz başhekim ve şeflerine tam yetki verdik. Biraz da onlara öz güven olmuş oldu. Bir hiyerarşi bozukluğu vardı bu noktada bunu yeniden kazandırmak istedik. Yetkisiz yetkili gibi oldu bazı insanlar onların motivasyonunu yükseltmiş olduk.

Bu noktalarda bakanlığı ciddi bir karmaşa içerisinde buldum. Ama gerek altyapı anlamında gerek cihaz alımı noktasında ciddi çalışmalar yapılmış. Özlük haklarında sivil toplum örgütleri ile birlikte yapılan çalışmalarla bu haklar bir miktar da iyileştirilmesi artı oldu.

Soru: Sağlık Bakanlığı’nda bir karmaşa olduğunu belirttiniz. Bunun nedeni geçmiş dönemde işlerin tek bir kişi tarafından yönetilmesinden dolayı mıydı?

Besim: Her şeyin tek elden yürütülmeye çalışılmasından dolayı bazı karmaşalar evet vardı. Bu sadece sağlıkta değil bütün kurumlarımızda böyle. Nedense siyasiler kurumlara çok karışıyor. Aslında o kurumun kendi işleyişi var. Eğer siz yukarılardan o kurumlara karışırsanız o kurum kendi işlevselliğini yitiriyor ve siyasileşiyor. Ama üretimsiz de kalmış oluyor. Bunun olmaması gerektiğini kendi kurumlarımıza ilettik. Herkes kendi işini yapacak.

Bunun için bir reorganizasyona ihtiyaç duyulduğu kesindir. Bunun için de yasal düzenlemeler gerekiyor. Bu düzenlemelerle ilgili bir hukukçu ekibi kurduk. Meclis’teki sağlık komitesindeki arkadaşlarımızı da bu çalışmaya davet ettik. Bu noktadaki çalışmaları toparlanınca sivil toplum örgütleri ile de paylaşacağız.

Yasalarla ilgili diğer bir bacak ise sağlık sektörünün sürekli şekilde mahkeme koridorlarında dolaşması. Bu mahkemeler halen daha devam ediyor. Bu mahkemelerin sonucuna göre şekil almamız gerekiyor. Yasalarımızı bir zaptı-rapt altına aldık. Bu yasaların tamamlanması ve en kısa sürede nasıl bunları meclise gönderebileceğimiz ile ilgili bir planlama yaptık.

Soru: Yasalarla ilgili bir takım çalışmalar yapıldığını öğrendik. Günlük sağlık konularında ne gibi adımlar atıldı veya atılacak?

Besim: Sağlıkta yasalarla ilgili çok işimiz olsa da sağlık çok dinamiktir ve günlük çok fazla iş var. Günlük işlere boğulmadan reformu yapmak zorundayız ama günlük konularda çoğu zaman ertelenemez konulardır. Bu arada da bütçenin geçmemesine bağlı olarak ciddi bir ilaç krizi ile karşı karşıyaydık onu çözdük. Yine acil servislerimizde ciddi sıkıntılarımız onları çözme noktasında daha koordine çalışmaları için protokol çalışması başlattık. İlk 100 günlük hedeflerimiz arasına da acil servislerimizi yenide organize edip işlevsel hale getirmek için hedef koyduk.

Otomasyon konusunu çok sıkı takibe aldık. Otomasyonun yapıldığı firma ile görüşme yaparak gerek altyapı gerekse altyapı anlamında ciddi destek aldık. Sırayla hastanelerimiz ve sağlık merkezlerimiz otomasyona girebilecek. 10 yıldır bu otomasyon bitirilemedi, biz 100 günlük süre içerisinde bu konuyu tamamlamak istiyoruz. Bu konunun tamamlanması ile istatistiki bilgileri elde edeceğiz ve bu noktada ona göre bir sağlık politikası belirleyeceğiz. Yüzde 60-70’ini tamamlamış durumdayız.

Soru: Özellikle büyük hastanelerde ciddi bir yığılma var. Bunun nedeni nedir? Sağlık merkezlerinin iyileştirmesi noktasında politikanız ne olacak?

Besim: Sağlık merkezleri ve perifer hastaneler noktasında bizim politikamız buralarının kesinlikle işletilmesi noktasındadır. Sağlığın herkese eşit oranda ulaşılabilir yapmak istiyorsak insan Dipkarpaz’dan çıkıp Lefkoşa’ya gelmemek zorunda. Bunun için uzaktaki sağlık merkezlerimizde de en azından çocuk sağlığı, pratisyen hekim, çocuk doktoru, kadın doktoru ve bir diş hekiminin olabileceği merkezler haline getirmemiz gerek. Maddi olanak vardır evet sınırsız değildir. Ama burada esas hedef elimizdeki maddi olacakları ve insan kaynaklarını uygun şekilde kullanmaktır. Perifer hastanelerimiz daha çalışır hale getirirsek 3. Basamak Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin büyük oranda yükü hafifleyecektir.

Örnek verecek olursak Güzelyurt’tan birçok hasta diyaliz için Lefkoşa’ya geliyor. Biz Cengiz Topel Hastanesi’nde bir diyaliz ünitesi kurma aşamasına geçtik ki hem o insanlar buraya gelmesin buranın yoğunluğu azasın hem de insanlar daha yakına gitsin.

Soru: Son dönemlerde kapalı alanlarda sigara içme denetimi ve bir takım daha denetimler gündeme geldi. Bu noktada denetimlerin sürdüğünü biliyoruz. Hangi noktadayız?

Besim: Bu ülkede sanki denetim ayıpmış gibi bir algı vardır. küçük ülke olmanın hendikaplarıdır bunlar. Denetim olmadan hukuk devleti olamayız. Denetimle standardizasyonu sağlayabiliriz. Aktif olarak denetimlere başladık. Sigara denetimlerini aktif şekilde başlattık ve devam ediyoruz. Hedefimiz 3 ayda kapalı alanlarda sigara içmenin kökünü kurutmaktır. Bu bir utançtır. Bizim bir yasamız var ama sanki yokmuş gibi herkes sigara içecek. Sonuçlara bakıldığında güzel buluyoruz. Yakında sizinle paylaşacağız sonuçları da. Devlet dairelerinde durum çok da kötü değil. Önce biz kendimizden başlıyoruz demek için bunu devlet dairelerinden başlattık. Hastane ve meclis dahil bir çok kurumu denetleyeceğiz. Gece kulüplerini hijyen ve sigara konusunda denetledik. Uzun yıllardır buralar denetlenmiyor. Günün sonunda gerekirse deşifre de edeceğiz.

Soru:Geçmiş dönemde yeni bir hastane için yer belirlendi. Türkiye kaynaklı olacak olan hastanenin yerini Türkiye’nin Kıbrıs İşlerinden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ da gelip inceledi. Yeni dönemde bu noktada ne gibi bir politika izleyeceksiniz?

Besim: Lefkoşa bölgesinde yen bir hastaneye ihtiyaç vardır. bu yeni bir tespit değil. 2014’ten beri gündeme gelen bir konudur. 2015-2016’da yer tespiti yapıldı. Geçtiğimiz dönemde Türkiye ile bu konuda ciddi istişareler yapıldı. Bu istişareler bir protokol ile olmadı. Yazılı bir protokol yoktur. Ancak Türkiye’nin bir hastane yapımı için girişimi kesinlikle vardır. Bize de büyükelçi bunu aktardı. Bu işbirliği bizim dönemimizde devam edecek. Bunun yanında her dönemde sağlığa ciddi yardım yapmıştır. Türkiye’nin bize verdiği bu destek çok yaşamsaldır. Güzelyurt Hastanesi konusu da gündemdedir. İlk etabı bitirildi. 2. Etap için ne yapabiliriz diye baktığımızda bütçede kaynak olmadığını ve projenin hazır olmadığını gördük. Kaynak bulup bu hastaneyi bitireceğiz.

İskele için Pamuklu’da bir hastane ve Cengiz Topel’de de bir ilave tarzında bir merkez haline gelmesi için bir proje var. Bu projelerin imzalanmış bir protokolü yoktur ama bizim de ileri süreçte Türkiye ziyareti yaparak bu konuları konuşmak istiyoruz.

Soru: Sağlık reformu ile ilgili bir takvimlendirme yaptınız mı? Özellikle yarım kalan yasaların hangi süre zarfında tamamlanmasını hedefliyorsunuz?

Besim: Yasalarla ilgili reform anlamındaki en büyük konu Genel Sağlık Sigortası’dır. bunu başarır da bu fonu hayata geçirirsek zaten reform onun çerçevesinde gelecek. Onun dışında Kamu Sağlık Çalışanlarının işleyişi, Sağlık Bakanlığı’nın ülkedeki organizasyon yeteneği ile ilgili yasalar üzerinde çok ciddi bir şekilde çalışıyoruz. Hedefimiz Haziran ayına kadar bu yasaları bitirebilmektir. Genel Sağlık Sigortası noktasında ciddi bir irade koyma hedefimiz vardır ama Genel Sağlık Sigortası aslında Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın uhtesindedir. Onun için bugüne kadar Genel Sağlık Sigortası’nda başarısız olmamasının nedeni bence Çalışma Bakanlığı’nın istenç göstermemesidir. Hükümet bir irade ortaya koyarsa bu konu da çözülür. Biz bu noktada üzerimize düşen her şeyi yapacağız.

Soru: Sağlık noktasında ikinci iş konusu ciddi şekilde kamuoyunu meşgul etmişti. Bu konuda tavrınız ne olacak?

Besim: İkinci iş konusu geçmiş dönemde tartışıldı. Bizim anayasamıza göre ikinci iş yasaktır ancak ikinci iş sadece hekime mi yasaktır? Ben yüzde yüz yasalara uyulması taraftarıyım. Bu konuda hiç tavizim yoktur. Çünkü hukuk devletine ve adalete inanıyorum. Ama siz eğer ikinci işi sadece hekim için gündeme getirirseniz o zamanda toplumsal barış bozulur. O zaman meslekler birbiri ile kavga etmeye başlar. Doktor der ki öğretmen de çalışmasın. Evet yasalar uygulanmak zorundadır, yasak da ikinci iş kesinlikle yapılmayacaktır. Ama bu tüm topluma uygulanmak zorundadır. Hükümet bu noktada ciddi irade koyarak denetlemek zorundadır. O zamandır ki hekim de çok daha huzurlu şekilde bu durumu kabul edecektir. Biz her şeye rağmen yasalara göre denetimlerimizi sürdüreceğiz.

banner22
Son Güncelleme: 12.03.2018 14:40
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ertaç Eser 2018-03-12 14:51:54

Çok doğru.Yılda altı ay işleyen öğretrmenlere bu ayrıcalık niye.Özel derslerden inanılmaz gelir ediyorlar.O zamam öğretmenliği bıraksınlar.İki iş çok.

Avatar
Vatandaş 2018-03-12 15:24:25

Bütün öğretmenlere laf söylemek olmaz. Ama içlerinde bazıları var ki gözlerini para hırsı bürümüş ve dört ucunu koyvermiş durumdadırlar. Kendi bölgelerinde kime sorsanız size bunların kimler olduklarını rahatlıkla söyleyebilirler. İkinci iş yasağı bunlara da derhal hatırlatılmalı ve gereği yapılmalıdır.

Avatar
saane 2018-03-12 15:26:45

bakti olmuor camur atuim ortaik karissin

Avatar
Magusalı 2018-03-12 17:42:31

Öğretmen , öğrenciler ile okula gelecek, öğrenciler kaçmada okuldan ayrılamıyacak. Şimdi sanki part time çalışıyorlar. Dersleri bitti okuldan ayrılıyorlar.

Avatar
Kıskanmayın 2018-03-12 20:08:47

Sanki herkes bu ülkede doğru dürüst işler de hep öğretmenler göze batar. Vaktiniz varsa tüm kamu kuruluşlarını gezin bakalım herkes layıkıyla çalışıyor mu? Öğretmenlere laf atmaktan başka işi olmayanlara duyrulur. Gidin dairelerde olup da içerde olmayan birbirini idare edenleride dile getirsenize. Öğretmenletle alıp veremediğiniz ne. Kiskançlık gibi geliyor bana. Ha denemek isterseniz buyurun 30 40 kişilik sınıflara girin ve bir gün geçirin. Saygı nedir bilmeyen, amacı olmayan, hazır yiyici, üretmekten aciz yapıdaki öğrencilerle uğraşın da bu kitlenin neler çektiğini bir görün. Kendi evlatlarını bile çekemeyen onlarka bir tatil geçiremeyip keşke okullar açılsın diyen onlarca yüzlerce veli var bu ülkede. Öğretmenlete laf atanlar inanın öyle veya böyle ikinci üçüncü iş ve kazancın peşindeler. Bu gibi insanlar etrafımda dolu. Doktor örneğin. Tıp fakültesine girmek zor bitirdin TUSu vsr. Adamlar hayli emek harcıyor. Elbette senden benden fazla kazanacak. Eleştirenlete tavsiyem. Sizde onların harcadığı çabayı harcasaydınız.

Avatar
Haklısınız 2018-03-12 23:54:37

Haklısınız yasa uygulansın. Bir zahmet ofisinde oturup günü tek bir iş bile yapmadan geçiren memurları da araştırarak konuşsanız. Öğretmenin öğlene kadar harcadığı eforu 1 haftada harcamayan memurlar var.. Hodri meydan.. Yoğunluğu olmayan dairelerde gün içinde gelecek ufacık bir işe baksın diye 3 memur bütün gün oturur. 1 gün bile aksatmadan işini yapan öğretmenlerin hakkı ödenmez. İşi ticarete döken her art niyetli denetlensin..

banner5

banner31