banner40
04 Aralık 2017 Pazartesi 11:17
"Güneyde 35 bin dönüm arazi bıraktık, burada 11 bin dönüm bulduk"

Diyalog'tan Sonuç Cevizci'nin haberine göre, Türkmenköy Muhtarı Ayşe Korol, güneyde 35 bin dönüm arazi bırakan iki köy halkının, Türkmenköy’e yerleştirildiğini ve 11 bin dönüm arazi bulduklarını belirtirken, birçok konuda sıkıntı yaşadıklarını söyledi. Muhtar Korol, yetkililerin ilgisizliğinden de yakındı.

Diyalog Halk Meclisi programında konuşan köy sakinleri yaşanan sıkıntıları anlattı.

Türkmenköy Muhtarı Ayşe Korol ve Beyarmudu Belediye Başkanı İlker Edip’in ev sahipliğinde yapılan programa köy sakinlerinin yanı sıra çevre köylerden vatandaşlar da katıldı. UBP Milletvekili Zorlu Töre, CTP Milletvekili Biray Hamzaoğlulları, TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli, TKP Yeni Güçler Başkan Yardımcısı Tözün Tunalı, Hayvancıklar Birliği Başkanı, CTP Milletvekili adayı Mustafa Naimoğlulları, Patates Üreticileri Birliği Başkanı Ahmet Yeşilada ve Akdoğan Belediye Başkanı Ahmet Latif de katıldı. 

Ayşe Korol (Türkmenköy Muhtarı): “Köyümüzde sıkıntı çok. Güney göçmeniyiz; iki köyden geldik. Orada 35 bin dönüm arazi bırakıp geldik, bu köyde 11 bin dönüm arazi bulduk, hiçbir şeyi bedava bulmadık. Geldiğimiz günün duygularını hiç unutmadık, kendi ümitlerimizi, ürettiklerimizi geride bırakıp geldik. Daha önce 44 adet arsa dağıtıldı gençlerimize, yollar ayrıldı, su projesi çıktı ancak elektrik gelmedi. İnsanlarımız zorluklarla ev bitirdi yıllardır evine gidemiyor. Yeni arsalar verebilmek için yeni gelecek hükümet bize yardımcı olsun. Köylerde bir iş olacağı zaman muhtarların haberi olmuyor. Meclisten karar çıkarsınlar muhtar seçilmesin. Köyümüzde kaç tane kuyu varsa suları bitti. Çok mücadele ettik, bir çare bulunmasını istedik ancak olmadı sular bitti. Türkiye’den su geliyor dedi bakanın bir tanesi. Kendi malımıza bakmadık, su geldi denize akar. Köylü sulu tarım yapamıyor.

Nurcan Yardımcı (UBP Lefkoşa Milletvekili Adayı): Yağan yağmurlar köylüyü sevindirse de verimli kullanılmayan göletler sıkıntı oluşturuyor. Göletlerin Türkiye işbirliğiyle içerisi yüzde 70 oranında toprak dolu göletlerin temizliğinin yapılarak Türkiye’den gelen suyun buralara aktarılması için çalışma yapılmasını arzu ediyorum. Eğitim,alt yapı ve donanım eksiklikleri mevcut. Müfredat çocukların beceri ve yetenekli konusunda yararlanılması ve ülkemizin eksiği olan ara eleman yetiştirme konusunda verim sağlayacağını düşünüyorum. 

Savaş Yeşilada: Siyasilere sormak istiyorum. Köylerde kırsal kesim arsaları dağıtılırken belli başlı yerler belirlenip toplu mu dağıtılmalı yoksa bazı şahıslar istediği yerde istediği parseli beğenip verilme hakkı mı var?. Hali arazilerde birinci hak kimindir?. Zamanında puanlarıma karşılık bir araziye başvuru yaptım ancak Bakanlar Kurulu kararıyla başkasına verdiler. Yetkililer niye adaletli çalışmıyorlar, yasalara aykırı işler yapıyorlar. Bir arazim var içerisinde kuyu var yarım asırdır kullanıyorum, hayvancılık yapıyorum. Tek gelirim hayvancılık, 4 çocuğum var. Hükümet yetkilileri gelip yeri görmeden bir şahıssa 10 yıllığına kiraladılar. Adalet nerede?. Başvurmadığım yer kalmadı, cevap yok. Bir vatandaşın ekmek kapısını alıp başkasına vermek mi zihniyet.

Osman Alicenap: Güneyde 400 dönüm tarla bıraktım. Rum kurşununda ölseydim de gelmeseydim buralara. Hükümetler hep mahvetti bu kesimi.

Kemal Ebediler: Nasıl bir hükümet anlayışı varsa iş için 58 yaşında bir adama kadro verdiler. Ben 10 TL’ye saat başı Toprak Ürünleri Kurumu’nda çalışıyorum.  2017 yılındayız köle misali çalışıyoruz, hiç içeri girmeyen kişiler 30 TL alırken biz 10 TL alıyoruz. Yetkili kişilerle konuştuk bir şey yapamayız dediler. Üretici mağdur olmasın diye ilaçların içerisinde çalışıyoruz, soğukta biz mağdur oluyoruz. Bir madde bulmuşlar bizi sözleşmeli yapsınlar. Tüm siyasilere ve bakanlara sesleniyorum sözleşme meselesini ortadan kaldırsınlar. Fakir insanlar köle gibi kullanılıyor.

Vasviye Gazelci: Kırsal kesim arsaları verilirken eşit verilsin istiyoruz. Bazı ailelere ayrılıyor bölgeler. Herkes evleri zorlukla yapıyor, kimse bize kapı açmıyor. Evler bitmesine rağmen çocuklarım iki yıldır benimle yaşıyor. Devlet sadece güçlünün ve oy aldıkları insanların yanındadır. Göçe mecbur ediliyoruz. 

Hüseyin Olgunay: Kooperatif levazımda emek hırsızlığı yapılıyor. Herkes farklı partili eleştirilir diye ekmeği elinden alınıyor ortada bırakılıyor. Çiftçi tarlasını ekecek ancak Koop- Levazım gübre getiremiyor. Yolsuzluklara evet denilir noktaya gelindi. Seçimlerde aday olanlar hayvancı mekanlarına gitmeli meyhanelere değil. Çiftçi kan ağlıyor, üreticinin üretim yaptığı yerleri gezmeli ki halden anlasın. Mazot parasını ödeyemeyen bir hükümet, küçükbaşa arpa kredisi çıkmış. Üretici Kooperatif Merkez Bankasına borçlu alamıyor ürün ekip üretim yapsın.  

Ahmet Yeşilada: Siyasilere özellikle Kıbrıs konusunda özenli olmalarını öneriyorum. Rum toprakları söylemlerine karşıyız. Yeni seçilecek siyasiler üreticilerimizin ana sorunu olan mazota bir çözüm bulur umarım. Vergisiz mazottan mağduruz, pahalı üretim yapmakla karşı karşıyayız. Elektrik de pahalı, üretim ve rekabet yapamıyoruz. Gübrenin üreticilerin kullanımına Ekim ayı başında sağlanması gerekiyordu.

Hüseyin Latif: Yapımızda toplum mühendisliği var. İstediği gibi insan yetiştiren hükümetlerle geldik bugünlere. Geçen yönetimler neyi başarabildiler. Populizm yaparak insanların gönlünü nasıl alırız, oy alırız düşüncesi var. Kıbrıs Türk toplumu bu seçimden bir şey elde edebilecek mi? hiç bir şey değişmeyecektir. Her gelen bir karar alır, değiştirir kafasına göre. Usulsüzlük, partizanlıkla yol görülemez, kör bir kuyuya itildi toplum.

Ali Koşar: Kendi imkânlarımla ve alın terimle 10 dönüm bahçe kurdum. İnsanlara 100 tane kuyu izni verdiler. Bütün suç devlettedir. Bir barajın içerisine 5 tane kuyu izni verildi. Su satın aldım ağaçlarımı yetiştireyim diye, hepsi kurudu.

banner41
Şengül Özsen: Kooperatifte çalışıyorum ve bazı insanlar bir ekmeği alamaz durumdadırlar.  Aylarca bekliyoruz insanları suçlusu devlet. Çiftçi eğer devlet memuru ise bir ekmek kapısı vardır. Eğer sadece çiftçiyse köstek olmamanız gerekiyor. Yetkililerden bunu engellemelerini ve herkese bir ekmek kapısı açmasını istiyorum.  Bir ekmeği alamayan kişiler neden mağdur oluyor. 

Hasan Külahlılar: Yönetimden şikâyetçiyim, sandığa gitmeyeceğim. Yarım asırdır hangisine oy verelim diye düşünüyoruz çünkü herkes haksızlığa uğruyor. Devlet küçük dükkanıma 27 bin TL vergi koydu. Gerekli merciye gittim, inceleme yapmadan oturduğunuz yerden vergi koyamayacaklarını söyledim. Birkaç iş yapan herkes neden denetlenmiyor ancak binlerce lira vergi kestiler. Sandığa gitmeyeceğim gidecek olanları da engelyeceğim.

Hakan Kağansoy: Derdimiz aş mı aşk mı sormak lazım. Hepimiz toprak derdindeyiz. Bu sistemde herkes birbirine yardımcı olmalı, çözüm üretilebilir belki o zaman. 

Mustafa Yeşilleme: Sorunların tümü ada genelinin sorunları. Muhtarlar kaale alınmıyor, bir muhtarı köylü seçiyor. Hükümette olan partilerin başkanların kıymet veriliyor bizim ülkemizde. Örgüt başkanlarının dönemi seçim zamanındadır. Köyün sorunları muhtarla çözülür. Beklentimiz, 8 Ocak sabahı milletvekili adayı olanlar sorunları bilerek hükümete talep oldu, eğer bu sorunları çözmeyeceklerse şimdiden vazgeçsin. 

Ertan Namıkkemaloğlu: Sorunlar toplumsal sorun niteliğinde olsa da hükümetler insanları ve sorunları dikkate almadı. Şeçim furyasında değiştireceğiz söylemi var. Neyi değiştirecekler?. Yönetimi idame ettiren insanlar yıllarca hükümette olduysa hiç mi halkın suçu yok. Halk verenin yanındadır, dürüst olanın yanında değil. Halkın değişmesi lazım. Eğer bütün topluma mal olacak iş yapan varsa oy vermiyoruz. Ama arsa versin, iki kez emekli olalım, işimizi yapana oy verelim. Zihniyetin değişmesi şarttır. Sosyal demokrat bir düzen gelmezse Kıbrıslı Türkler buradan gidecek. Hali arazilerde adaletli bir dağıtım yapılmadı.

Osman Esendağlı: Akdoğan Belediyesi ile sıkıntım var. Hayvancılık yapıyorum, üç ay önce su kuyum kurudu ve mandırama su istedim. Başvuruda bulundum, su sayacı hazırdır başkandan emir bekliyoruz dedi. Başkan ne evine, ne ağılına, ne de işime belediye başkanı olduğu sürece su bağlamayacağını söyledi. Sebebi de sosyal medyada eleştiri içerikli paylaşımlarını beğenmiyor. Bir bahane buldular mandıra önünden su geçmez diye.  Sadece bir su sayacı takılacak su alabilmek için. Üç tane traktörün var istediğin yerden su al dedi. Bende ağılıma suyu taşıyorum.

Salih Özmanevra: Milletin vekili halkın temsilcidir. Hangi sektöre ne yenilik getiriler 40 yılda soruyorum. Boşuna seçim yapmayalım, aynı tas devam. Herkes ekmeğine baksın, kimse kalp kırmasın

Mashar Şaracı: İşsizlik aldı başını gidiyor. Sağlık, hastanelerde durum kötü hizmet alamıyoruz. Köy yolları perişan gece önümüzü göremiyoruz. 

Tözün Tunalı: Ülke kaos içerisinde. Usulsüzlük ve partizanlığın en hat safhada olduğu bir dönemden geçiyoruz. Sağlık dibe vurmuş durumda, eğitim aynı durumda. Yasaların işlemediği adaletin kılıcını kesmediği bir dönemdeyiz. Kırsal kesim arsaları üzerinde politikalar üretiliyor. Bizim politikamızda arsa yok bitmiş ev var.

Zorlu Töre: Devlet tarım ve hayvancılık sektörüne daha fazla para ayırmalı. İç Pazar teşvikini hayata geçirmeli. İthal ürünlerin girdileri yasaklanmalı ve otellere yerli ürün girmeli. Elektrik mazot pahalı ucuza elde edilebilmeli. Takas ve tazminat ile Kıbrıs’ta bir formül bulunabilir. Dört elle devletimize sarılmalıyız. Muhtarlara merkezi hükümet daha fazla önem vermeli.

Biray Hamzaoğluları: Ekonomi, sağlık ve eğitim ülkenin en önemli sorunları. Gerçekten yapılması gereken çok şeyler var fakat küçük krallıklar ile yönetildiğinden halk eziliyor. Halk sanığa gitmeli ve gittiği yere oy versin.

Mustafa Naimoğluları (Hayvancılar Birliği Başkanı): İnsanlara açık olunmalı. Sıkıntılar karşısında ne ortaya konulacak bunlar konuşulmalı. Maliyetler dengelenemedi, hayat pahalılığı devam eder konuma geldi. Temel gıda maddeleri süt, et, ekmek zamlanacak.  Ülkedeki insanların durumunu düşünerek politika üretilmeli maliyet düşürecek politika ortaya konulmalı.

Hüseyin Angolemli (TDP Milletvekili): Vekiller sorunları meclise taşımalı. Taş ocaklarında kanserojen sıkıntısı var ancak hükümetin umurunda değil. Kapatılma kararları var ancak kömür ocakları faaliyetlerini sürdürüyor. Çiftçi, hayvancı, üretici şikâyetçi. 1986’da yapılan yardımlar azaltıldı. Hal Yasası çıkmalı, ürünler o zaman otellere gidecek. Ambargoların en büyük zararı köylüye dokundu, ürünlerinin Avrupa’ya gitmesi engellendi. Yeni düzeni halk kuracaktır iyi düşünsün.

Ahmet Latif  (Akdoğan Belediye Başkanı): Akdoğan Belediye başkanlığı görevini yürütüyorum. Beldemize 3 milyon 750 bin TL lik proje kazandırdık. Hakkımda çıkan negatif söylentiler var. Akdoğan Belediyesi’nin suyu koli basilidir diye sayaç söktürdü bir ağıldan. 

İlker Edip ( Beyarmudu Belediye Başkanı): Bölgemiz Kıbrıs görüşmelerinde taviz konusu oluyor. Bu belirsizlik bölge için büyük bir handikap oldu. Bölgeye yatırım yapmak isteyenler sıkıntı yaşıyor. Sadece Türkiye kapısının açık olması bizim için sıkıntı. Bölgesel sorunları yeni gelecek siyasiler göz önünde bulundurarak verimli bir ortamda çözmeye çalışır umarım.

banner22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Misafir 2017-12-05 01:51:31

Bir ekonomisini bile ayakta tutamayan insanlarsınız sanki sizi zorlan getiren oldu hergün bir belediye batar ödeme yapamaz Peki bu paralara nereye gidiyor cukka cebe ve bide boş boş konuşun

banner5

banner31