08 Mayıs 2020 Cuma 09:04
1447 Okunma
Kıbrıs sorunu çözülmezse yaşasın Panda’lar!!!

Ekonomide temel teorilerden birine göre, sermaye hareketlerinin serbest olduğu bir ekonomide, hem faizi hem de döviz kurunu kontrol etmek mümkün değildir...
Ama bir ülkenin ulusal para biriminin değer kaybetmesinin çeşitli nedenleri vardır...
Para biriminin değer kaybetmesinin sebepleri arasında, elbette piyasa dengesinin TL alımlarının, döviz satışlarının çok büyük ve karmaşık ilişkisi vardır ama bundan daha da önemlisi; ülkenizdeki demokrasinin, adaletin, sosyal adaletin iyi çalışmıyor olmasıdır... Gelir dağılımı bozukluğu ve eşitsizliğidir. İnsan hakları ihlallerinin fazlalığıdır... Adil yargılanmadır...

-*-*-

KKTC için durum daha da vahimdir!
Mesela gelin hep birlikte KKTC’yi siyaseten ve demokratik anlamda “bağımsız bir devlet” olarak kabul edelim...
Para, maliye, döviz, kredi, faiz gibi çeşitli konularda “yetkisiz ve ehliyetsiz” olması nedeniyle olayın boyutu çok farklıdır...
Düşünün ki, şu anda TL’nin son derece kritik bir ciddiyetle değer kaybından zarar gören Türkiye’deki seçmen; zamanı geldiğinde sandığa gidip, mevcut hükümeti değiştirebilir...
Belki daha demokratik, daha az insan hakları ihlalinin olduğu, daha az siyasinin veya gazetecinin “görüş ve düşünceleri nedeniyle tutuklandığı” bir ülke yaratılabilir!
Ve turizm ya da benzeri hizmet sektörlerinin de avantajıyla bu ülke Gaziveranlı deyişiyle “pırlama yapar!”...

-*-*-

Ama KKTC’de vatandaş veya seçmen; ekonomik gidişattan memnun olsa da olmasa da; hükümeti değişse de değişmese de, kaderini değiştiremez.
Dünya’nın en muhteşem demokrasisine, en adil yargılama sistemine, fevkalade insan haklarına sahip olsak da; kendi irademiz dışında alınan ve alınacak kararları neticesinde mahvolabiliriz!

-*-*-

Düşünün ki; komşunuz veya köyünüzün muhtarı, evde hem karısını, hem çocuklarını dövüyor!
Onları haksız bir şekilde cezalandırıyor!
Bankalara borcunu ödeyemiyor!
Aile bütçesini bir türlü düzenleyemiyor!
Öteki komşularla kavga ediyor!
Ve sizin gelirleriniz azalıyor, satın alma gücünüz düşüyor!
Bunun gibi bir şey!

-*-*-

Gelin Türkiye ile bağımızı koparalım!
Bu önerimi, Türkiye düşmanlığı olarak algılayanların canı cehenneme!
Türkiye ile 1958’den beri elbette zorunluluk da içeren kurduğumuz “uydu” veya “al yönetim” ilişkileri çökmüş durumdadır.
“Türkiye ile bağımızı koparalım, ne hali varsa görsün” noktasında değilim.
Allah her daim Türkiye’nin yanında olsun ama bu ülke ile “ana – yavru” ilişkisinin gittiği veya mevcut şartlarda gidebileceği istikamet kap karanlıktır!

-*-*-

Defalarca söyledim; söylemeyi sürdüreceğim; Kıbrıs sorunu çözülmelidir.
Ve çözümün, Türkiye’ye de pozitif kazanımı sağlanmalıdır.
“Haydi güle güle Türkiye” değil!
“Çözümü senle birlikte bulalım Türkiye”dir doğru olan.

-*-*-

Kavga ederek, tehditlerle, kaba kuvvetle değil.
Uzlaşarak, oturup konuşarak.

-*-*-

Kaba kuvvetle, küfürle, kavgayla gidilecek olan tek coğrafya, “tahtalı köy coğrafyasıdır”...
Kavga, küfür, hırlaşma, kaba kuvvet ki toplamının adı “savaş”tır; felaketin daha da felaket halini almasıdır.

-*-*-

Ama mevcut gidişat, hiç bir açıdan kabul edilebilir değildir.
Uydu veya alt yönetim olarak; sadece stratejik amaçlı bir toprak parçasının kimliksiz, kişiliksiz, karaktersiz, ganimetçi, hazır yiyici, olduğunda karnı tok, olmadığında anasını suçlayan şımarık ve sahte vatandaşları olmamalıyız!

-*-*-

Peki çözüm kolay mı?
Kabul etmeniz gereken tek gerçek; çözümün bir tek Kıbrıslı Türkler için acil olduğu gerçeğidir.
Türkiye, çözümsüzlükten dolayı elbette tüm Dünya ile papaz haldedir. Her zaman ve her yerde Kıbrıs sorunu nedeniyle suçlanmıştır, suçlanacaktır.
Kıbrıs, Türkiye için kanayan bir yaradır.
Bu yarayı kapatması gerekmektedir.
Ama çözüm, bu ülke için elzem değildir.

-*-*-

Aynı şekilde, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin de tuzu kurudur.
Rum toplumu için çözüm olmasa da eyvallah, olsa da eyvallah!
Ama Kuzey Kıbrıs’ta yaşam süren Kıbrıslı Türk toplumu için durum aynı derecede “basit” değildir.
Tamamen yok olma; kültürel ve toplumsal anlamda kaybolma riski çok yüksektir.
Çözüm olmazsa; Kıbrıs Cumhuriyeti veya Türkiye’nin matematiksel anlamda büyüklüğü içerisinde erimek kaçınılmazdır.
Her ikisi de rahatsızlık vericidir.

-*-*-

Kısacası, Kıbrıslı Türkler için, Covid 19 salgınından çok daha tehlikeli ve çok daha öldürücü olan, “Toplumsal anlamda yok oluş salgını”dır!

-*-*-

Covid 19’a ya da koronavirüse karşı kavga veren mevcut hükümet; topluca yok olmamamızı hedeflemiyor muydu?
O zaman, toplumsal yok oluşa da dur demek için, çözüm zorlanmalıdır!
Çözümün adı nedir?
Federasyon!
Kafalarda ideal başka çözüm önerileri olabilir!
Mantıklı olan budur!
Tek vatandaşlık!
Tek kimlik!
(Zaten yok mu bunlar? Bütün bunları savunduğumuz için her gün bize hain, Rumcu diyenlerin bile ceplerinde Kıbrıs Cumhuriyeti Pasaportu vardır, Rum kulüplerinde dansa gidemedikleri için üzgün oldukları bile bilinmektedir; gazetelerinde yazdıkları, sanal alemde paylaştıkları ayıp ötesidir ki bu da ayrı bir mesele)...

-*-*-

Rum Tatarı çözümü istemiyor mu?
Doğru bir tespit!
Ama zorlamaktan başka çaremiz yoktur!
Korkmayın elimiz zayıflamaz!
Zayıflasa bile; topluca yok etmez!
Tüm Kıbrıslı Türkler Covid 19 olsa bile; yüzde 2 bilemediniz yüzde 3 ölüm yaşanır!
Ama çözümsüzlük sürerse; beş yıl içinde belki Panda’yız!!!

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
:) 2020-05-08 10:00:10

T.C vatandaşı olarak yazıyor ve dua ediyorum ki umarım en kısa süre içerisinde Türkiye Cumhuriyeti, KKTC ile olan bağlılığını koparır ve sorumluluk almayacağını beyan eder. Çözüm ise askerleri geri çekmekle başlar, ardından kimlik ile karşılıklı giriş/çıkışı kaldırmak ile devam edip, YÖK denkliğini bundan sonraki öğrenciler için kaldırmakla son bulur. En içten dileklerimle söylüyorum bunları. Bana KKTC düşmanı diyenlerin canı cehenneme :) tek bir yol var ki o da tüm bağları koparmak ve kanayan yaraya dikiş atmak. Ve yine aynı şekilde en içten dileklerimle Rumlarla çok iyi anlaşırsınız umarım böylece çoluğunuzu çocuğunuzu sokak arasında Türk diye dövüp, kanını akıtmazlar. Allah her daim sizin yanınızda olsun.

Misafir Avatar
CypTr 2020-05-08 13:57:19 @:)

Sayın Gülümseyen, TC adayı boşuna beslemiyor. Jeo-Politik yeri nedeniyle adayı bir uçak gemisi gibi görüyor ve haklıdır da. Ortadoğu’daki bu kışkırtma yüzyıl sürecekse adanın önemi büyüktür. Tabi ki soydaşız, fakat adaki Türk varlığı AB sayesinde hiç olup gidecektir. Anlaşmada TC’ye üs verilerek denge sağlanabilir. Zaten tüm konu da budur. Merak etmeyin ada eski ada değil, dünya eski dünya değil. Kimse kimseyi boğazlayamaz.

Beğenmedim! (1)
Misafir Avatar
Öz 2020-05-08 11:03:26 @:)

Türkiye'nin Kıbrıstaki rolü sadece 1960 anlaşmasına göre kurulan KC'nin garantörlüğüdür. Kıbrıs Türkiyenin bir ili değildir.

Beğenmedim! (3)
Avatar
dervis 2020-05-08 11:52:41

yok denkligini kaldirmak dusmanca tutum degil mi..yok bircok ulkenin denkliklerini taniyor zaten. kibrisinkini kaldirmak, buraya ogrenci gelmesin demek. yani bizi istemiyorsaniz ac kalinla esdeger. askeri de cekelim rumlar sizi yesin.. evet tum ictenliginizle sizi anladik. diyetinizin karsiligini vermek imkansiz. siz turkiyede karsiliksiz birsey yapmazsiniz. degil mi kibrista 500 asker savasta hayatini kaybetti. bunu sonsuza dek kafamiza kakacaksiniz. merak ediyorum. doguda pkk ile savasirken kac asker oldu, suriyede.. sadece bayramlarda trafikte kac insan oluyor orda..gerceklere bakalim. kibrisin kuzeyi turkiyenin isgali altindadir. buraya kendi vatandaslarini tasiyip oy potansiyeli yaratmaktadir ve kibrislilarin siyasi iradesini gaspetmistir. adadaki ganimetci, rantci, hirsiz ve rumdan odu kopan sahte yatak alti milliyetcilerini de kendisine yardakci yapmistir. simdi de kibrisli turklerin hakki diyerek hidrokarbon yataklarina goz dikmistir. ki bunun sonu savasa kadar gidebilir.

Misafir Avatar
:) 2020-05-08 13:47:59 @dervis

Sayın Derviş, YÖK yurt dışındaki üniversitelerin denkliğini doğrudan tanımıyor. Mezun olan öğrenciler YÖK'e başvuru da bulunması gerekiyor. KKTC üniversiteleri için aynısı geçerli değil. Bağların koparılması demek ve bunu desteklemek haliyle bu sonuçları da doğrurur. Lakin AB' ekonomisi destekli Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Türk Lirasının değersizliğini de düşünürsek öğrencilerin gelmesine de gerek kalmayacaktır. Saygılar...

Beğenmedim! (2)
Avatar
Mustafos Akınciyakis 2020-05-08 10:17:29

İncirli gayet güzel yamış, altına imzamı atarım. Lakin Doğu Akdeniz petrol hikayesi bitmedikçe Türkiye ne adadan çıkar ne de askerleri çeker. Bir şekilde Türkiye ile çözüm bulunsa bile karşıda Annan Planı'nı reddeden Rumlar var. Evet, onların tuzu kuru ve çoğununda umrunda değilsiniz. Hafta sonu ucuz alışveriş yaptıkları ülkemsiden başka bir şey değiliz ne yazık ki.

Avatar
dervis 2020-05-08 11:40:29

o zaman yarin sabah kalkinca tum dunyaya 60 anayasasina gore sahip oldugumuz haklari talep ettigimizi haykiralim. o zaman bakalim hem rumlar hem turkiye ne yapacak. bu is bu kadar basit. ki her ikisi icin de bu bir kabustur. ozellikle rumlarin tum argumanlari o anda cokmus olur. kibris sorununa cozum arayislari da sona erer.. sizi kurtardik edebiyatiyla birlikte.

Misafir Avatar
dervis 2020-05-08 16:05:53 @dervis

@CypTr. olabilir, ama geldigimiz nokta da bu..74'te savastan sonra 60 anayasasinin gerekleri yapilmaliydi. yapmadiniz..tapu dagitmayacaktiniz. kktc'yi ilan etmeyecektiniz..bunlar hayati ve zincirleme hatalar. geldigimiz noktada aslolan kibrisli turklerin gelecegi ise hatalari yapan sonuclarina da katlanmalidir. bu isin artik bitmesi gerek.

Beğenmedim! (1)
Misafir Avatar
CypTr 2020-05-08 14:08:17 @dervis

Sayın Derviş, aslında pratikte çok işe yarar bir görüştür. Zira Hukuk nettir, halka ülkeye dine göre değişmez. Ne yazık ki TC adaya para akıtıp, politikacıları elinde oyuncak ederse böyle bir kararı hiç bir hükümet veremez. Oldu da verdi bir şekilde, bu sefer 60 anayasasına göre TC’nin adayı 74’de işgal ettiği hukuki olarak kabul edilmiş olur ve ciddi savaş tazminatı ve ganimet dağıtılan binlerce mal mülkün tutarını ödemek zorunda kalır. Ciddi kıyamet senaryosu.. Böyle bir kararda hem TC’ye hem de Rum tarafına düşman olarak görülürsünüz. Küçük bir ada için çok fazla sıkıntı demektir bu...

Beğenmedim! (1)
Avatar
Vatandaş20 2020-05-08 10:42:31

En büyük sorun kendi kendimizi idare edemedik. Haksız yere paraları savurduk. İki ayağımız hiç bir zaman denk gelmedi. Özveri ile çalışma nedir, bilmedik. Tüm adayı Rumlara verirsek federasyon olur.