26 Nisan 2020 Pazar 07:30
1541 Okunma
Koronavirüs sonrasında devlet  toplumun hizmetçisi olmalı!

Yeni bir yaşam...

Hiç bir şey eskisi gibi olmayacak...

Evet, koronavirüsten sonra yep yeni bir yaşama başlayacağız...

Belki ekonomik olarak “sıfır”dan!

Sosyal olarak daha temkinli!

Ahlak açısından çok farklı!

Tokalaşma yok, sarılıp kucaklaşma yok, el öpme yok, etek öpme yok!

-*-*-

Kendimize çok iyi bakmamız gerekecek!

Covid 19 denen hastalıkların ötesinde başka hastalıklara karşı da bağışıklık kazanmak zorunda kalacağız belki de...

Ve bu, fiziksel, ruhsal anlamda çok daha güçlü olmamızı gerektirecek!

Kim bilir, belki de tıp beni bir türlü zayıflatamadı, koronavirüs korkusu zayıflatır!

Neden?

Çünkü şişman olmak, sağlıksız olmaktır!

Ve sigara!

Ve alkol!

Bu alışkanlıkları da herhalde “düzenlemek” kaçınılmaz olacak!

-*-*-

Koronavirüs salgınının hemen öncesinde Finlandiya ve İngiltere “dolaş”larım olmuştu!

Dolaş da ne demek?

“Bulaş”tan uyarladım!

Neyse; son İngiltere ve özellikle de Finlandiya ziyaretimde çok önemli bir şeyi daha fark etmiştim; “sağlıklı yaşam için spor yapmak!”...

Bunca yıldır hep göz ardı ettiğim, “Arif hocamdan selam” verdiğim spor yapmak, insanların yaşam tarzıydı.

-*-*-

Ve bilim insanı değilim elbette ama örneğin İngiltere’de sağlıklı yaşam için spor yapanlar daha çok “İngilizler”di!

Etnik toplumlar daha çok kendilerini “para” kazanmaya; belki de çok haklı sosyo – ekonomik sebepler; çok daha haklı “sömürge toplum yapısı” gereği “oluruna” bırakmıştı!

Evet, bilim insanı değilim ama çok ciddi rakamlara ulaşan İngiltere’deki ölümler içerisinde, etnik toplum mensuplarının oranı çok yüksek!

İngiliz nüfusunun yüzde 13’ünü oluşturan etnik toplum üyeleri, Covid 19 ölümlerinde yüzde 20’ye ulaşıyorsa; “sağlıklı yaşam için spor” olayının bunda önemli etkisi olmalıdır diye düşünmekteyim.

Bu bir tahmin elbette...

-*-*-

İngiltere’de Kıbrıslı Rum ve Türk ölenlerin sayısı 250’ye ulaştı...

Yaşamını yitiren dört Rum, vasiyetleri gereği Kıbrıs’ta gömülmek için bekletiliyormuş!

Ancak çok büyük bir sorun var!

Her hangi bir cenazeyi İngiltere dışına götürebilmek için “tabutun açılıp bakılması kuralı” var!

Ancak “Covid 19” ölümlerinde tabutun açılması yasak!

Haliyle dört Rum’un gelebilmesi için devletin karar vermesi, uygulamayı değiştirmesi gibi şu andaki şartlarda “imkansızı istemek” söz konusu!

Peki ne olacak bu dört cenaze?

“Yakılacak!”...

Külleri bir kavanoz ya da kutuya konulup Kıbrıs’a getirilecek!

-*-*-

Bu arada belirtmekte fayda var; Londra’dan arayıp, “cenazemizi KKTC’ye getirmek istiyoruz” diyenler var...

Birincisi; şu anda uçuş yok!

İkincisi; yukarıda anlattığım uygulama...

Bir arkadaşın anlattığına göre, en az 25 Kıbrıslı Türk aile, kaybettiklerini KKTC’de toprağa vermek istiyormuş!

Bizde inançlar da değişik tabii ki!

İslam’da “yakılma” (Cremation) yok!

İslam’da, “cenazeyi bekletmek de yok!”...

Anlayacağınız; koronavirüs ne dini inanç bıraktı, ne de “son arzu”!

-*-*-

İngiltere’de yaşamlarını yitiren kardeşlerimiz gömülecekleri toprağı “satın almak zorunda”... Ölenler satın almıyor tabii ki! Yakınları, belirli bir miktar ödeme yapıyor... Ve “o küçük toprak parçası”, ilanihaye sizin de olmuyor çoğu zaman!

“Lease” usulüyle, yani uzun süreli kiralamayla alınabiliyor...

49 yıl sonra, aynı mezar başkasına satılıyor!

Tekrar kazılıyor ve bir başkası aynı yere gömülüyor!

-*-*-

Koronavirüs, savaştan beter!

Çok şey değişti!

Son bir örnek daha vereyim...

Çocuklarım üniversite eğitimi sırasında KKTC devletinden burs aldı...

TL cinsinden beş yıl kadar önce verilen burs, Türkiye ve KKTC şartları için belki fena sayılmazdı ama Sterlin, Türk Lirası karşısında değer kazandıkça; aylık burs, neredeyse 100 Sterlin kadardı!

Kızım da oğlum da bitirdi!

Kız master yapıyor!

İngiltere’de...

Ve devlet, yurt dışında kalan her öğrenciye, burslu olsun veya olmasın, ayda bin 700 TL verme kararı aldı.

-*-*-

Cuma günü Lefke’de yağmurun sesini dinleyerek, portakal çiçeği kokusunu ciğerlere çekiyor ve yemyeşil bahçelere bakıp, korokavirüs meditasyonunda uçmaya başlamıştım ki; “diiiionn” diye telefonuma bir mesaj geldi...

Bu ses, “hesabınıza para yattı” sesidir!

En sevdiğim ses ama son bir kaç aydır işitmemiştim!

Çok heyecanlandım!

Hemen banka hesabıma girdim!

“Para yattı” dedi!

Heyecandan kuduracağım; açtım baktım, devletin kızıma verdiği bin 700 TL yatırılmış... O’nun burada hesabı yok, o yüzden benim hesabı verdik; ben göndereceğim...

Bunu neden mi yazdım?

“Hayatımda devletten ilk kez hesabıma para yattı” da ondan!

Çalışmadan, emek harcamadan, durduk yere üstelik!

Koronavirüs dönemi garipliği!

200 Sterlin kadar bir miktar!

Türkiye için iyi bir rakam; İngiltere için de elbette “Şükran!”...

Ama çok farklı bir duygu!

Oturuyorsunuz; devlet size para veriyor!

Ne hoş!

-*-*-

Teşekkürler KKTC!

Teşekkürler Hükümetim!

Gerçekten farklı bir duygu!

Hiç emek harcamamışsınız ama size para veriyorlar!

53 yaşımı devirdim; hayatta bir ilk yaşadım; ona da koronavirüs sebep oldu!

Farklı bir duygu!

Devletimin çalışanlarının çoğu eminim ne anlatmak istediğimi anlamakta çok zorlanacaktır ama bambaşka, yepyeni ve hoş bir duyguydu!

Paylaşmak istedim!

Evde oturuyorsunuz ve size para veriyorlar!

-*-*-

Yeni dönemde; bu meseleyi; bu yazının ikinci bölümünde ne anlatmak istediğimi; “devlet” olgusunu; devletin aslında toplumun hizmetçisi olması gerektiğini; KKTC’de çok hantal ve gereksiz ölçüde büyük olduğunu falan yani...

Bu konuyu da umarım yeniden ele alırız!

-*-*-

Ve Mustafa Doğrusöz...

Ne yazsak boş...

Ne anlatsak, yersiz...

Çocukluğumdan tanıdığım; bir yazı ustası, sağlam bir dost, güzel bir insan...

Nurlar içinde uyusun...

Uğurlar olsun...

Saygıyla...

Son Güncelleme: 26.04.2020 08:13
Anahtar Kelimeler:
Serhat İncirli
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ertaç 2020-04-26 10:05:52

Bu bir Pazar esprisi olsa gerek

Avatar
Öz 2020-04-26 12:00:22

Devletin toplumun hizmetçisi olabilmesi için,
Birisinin nüfus, diğerinin eşit olarak seçileceği üyelerden kurulu iki meclis ve Başkanlık Sistemi olması şart.

Avatar
CypTr 2020-04-26 13:55:36

01• Sayın İncirli, yazınızdan Vatandaşlık Geliri uygulamasının altyapısının kurulması gerektiği izlenimini aldım. Sosyal Adalet için yüzyıllardır düşünülmüş bir uygulama fakat gerçek olarak uygulayan bir ülke henüz yok. (Alaska Hükümeti petrol gelirinin bir kısmını fon olarak halka dağıtıyor, fakat tam anlamı ile Vatandaşlık Geliri değildir.) Adanın bunu başarması aslında çok daha kolaydır zira adada izin verilmiş onlarca Kumarhane vardır. ABDde Kızılderili kabileleri kendi rezerv alanlarında özel statüdedir ve büyük kumarhaneler işletirler. Gelirleri kendilerinindir. Adada zamanında izin verilen bu kumarhaneler tüm gelirini vergi hariç yurtdışına yollamaktadır. Oysa devlet kendi işletirse adanın en yüksek geliri olan bu işten kazandığı para ile görece az olan nüfusa bu Vatandaşlık gelirini dağıtabilir.

Avatar
CypTr 2020-04-26 13:56:44

02• Zamanında kapitalist sisteme acımasızca uyarlanıp tüm üretim alanları yıkılan ada, el avuç açıp dilenci konumuna getirilmiş, bir de kumar sistemi adapte edilmiş, vergi verdirilerek kazanç sağlanması amaçlanmış. Oysa bırakın tüm gelirlerini buralarda çalışan personelin neredeyse tamamı yabancı statüsündedir ve tüm kazançlarını ülke dışına göndermektedirler. Tabi ki ekonomide özel sektör lokomotiftir, onsuz olmaz fakat bu gibi kilit alanlarda ciddi gelir vardır ve akıllı, bağımsız bir devlet bunu görmemezlikten gelmemelidir. Yeni Korona dünya düzeni sosyal devleti geri getirecektir. Yıllarca korkulan, aşağılanan Sosyalizm sayesinde devlet hastane, okul, laboratuvarları elinde tutacak, bu gibi felaketlerde paragöz olanları umursamadan her bireye eşit yardım eli uzatabilecektir.

Avatar
Hüseyin Becer 2020-04-26 17:31:20

Sn. İncirli. Sizi çok izledim. Yazılarınızı okudu. Beğensem de beğenmesem de okuyorum. Son zamanlarda sizde bir değişim hissediyorum. Bilmem yanılmış olabilirmiyim.

Avatar
Hüseyin Becer 2020-04-26 17:35:19

İsveçte bir TC vatandaşı hastalanıyor. Orada hastaneye bile alınmıyor. TC ambulans uçak gönderiyor ve bu kişiyi alıyor. İşte şimdiye kadar göğe çıkarılan Avrupa. Demokratik ülkeler.

Misafir Avatar
Daş 2020-04-26 23:03:46 @Hüseyin Becer

O kişi akp üyesi çıktı kendi adamlarını almışlar show yapıyolar

Beğenmedim! (0)
Avatar
Hüseyin Becer 2020-04-26 17:38:08

Gelelim İngiltereye. Bu insanlar yıllarca orada çalıştı. Vergisini de ödedi. Bu güne kadar tamam. Şimdi birçoğuna ambulans bile gönderilmiyor. Demek ki önce İngilizlere hizmet, ondan sonra bu ülkede yaşayan diğerlerine.

Avatar
Hüseyin Becer 2020-04-26 17:42:03

Sn. İncirli . Siz Türk ve Rumların ölümlerde yüzdelik oranının fazlalığını spora bağlamak istediniz. Öğle değildir. İngiltere öyle söylemedi. Ölen ölsün kalan kalsın ve bağışıklık olsun politikası gütmüştür. Şimdi o Britanya vatandaşlarına hizmet veremiyor. Önce benimkiler diyor. Ayrım yapıyor. Apaçık ortada.