24 Şubat 2020 Pazartesi 19:25
763 Okunma
Olgun: "Hükümetin Kapalı Maraş politikası doğrudur"

Cumhurbaşkanlığı eski Müsteşarı Ergün Olgun, hükümetin Kapalı Maraş politikasının doğru olduğunu belirtti.

Olgun, bu aşamadan sonra Türkiye’nin, Cumhurbaşkanlığın ve KKTC hükümetinin ortak bir politika üretmesi gerektiğini belirterek, “Her kafadan bir ses çıkmamalı. Farklı konuşma içinde olmamaları lazım” ifadelerine yer verdi.

TV Güneş ekranlarında yayınlanan “Parantez” programına katılarak Ferda Ekinci’nin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanlığı eski Müsteşarı Ergün Olgun, Kapalı Maraş konusunda gelinen noktayı değerlendirdi ve bundan sonra yapılması gerekenler konusunda önerilerde bulundu.

“MARAŞ TUTSAK HALE GELDİ” 

Olgun, Kapalı Maraş’ın tutsak hale geldiğine dikkat çekerek, Maraş’ı, Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünden kurtarmak gerektiğini vurguladı.

Maraş’ın KKTC’nin egemenliğinde bir bölge olduğunun altını çizen Olgun, “yani ara bölge değil, BM’nin kontrolünde olan bir bölge değil ve KKTC tarafından kapatıldı. BM tarafından kapatılan alan değil. Biz burayı askeri bölge yaptık, askeri bölge olmaktan çıkarabiliriz.

Dolayısıyla burası KKTC’nin iradesinde olan bir bölge” ifadelerine yer verdi. Olgun, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin Kapalı Maraş İle ilgili almış olduğu 2 kararını anımsatarak, “bunlar, 550 ve 789 sayılı karar, bu kararlarda da Maraş KKTC tarafından açılacaksa eski sakinlerine açılmasını öngören kararı var, bir de BM’nin kontrolüne verilmesiyle ilgili öngörü var” dedi ve bu kararların bağlayıcılığının olmadığını söyledi.

Olgun, KKTC’de Taşınmaz Mal Komisyonunun oluşturulduğunu hatırlatarak, “Bu komisyon Rum tarafında hak sahibi olduğunu iddia eden kişiler 3 formülle bu alanlar değerlendirebilir. Ya iadesini isteyebilir, ( sınırlı iade, kullanılmıyorsa), iki mübadele konusu var- takas yapabilir ya da tazminatla olabilir” dedi.

“Bu formüllerle KKTC’nin diğer alanlarında böyle imkân verilmiş ama bu hak şu an Maraş’ta geçerli değil” diyerek sözlerini sürdüren Olgun, Türk tarafının yapmaya çalıştığının, Maraş’a da bu imkânı verip, orada hak sahibi olan kişilerin bu 3 formülle yeniden değerlendirebilecek bir noktaya getirmek” olarak değerlendirdi.

“RUMLARIN BAĞNAZLIĞINDA DEĞİŞME YOK”

Rumların bağnazlığında değişmenin olmadığını da vurgulayan Olgun, Rumların, adanın tamamına sahip olma düşüncesinin devam ettiğini söyledi ve Maraş’ın atıl vaziyette beklediğini söyledi.

Olgun, KKTC’nin Kapalı Maraş’ı çözümsüzlüğün tutsaklığı halinden kurtarma amacı olduğunu ifade ederek Rum’a mesaj verildiğini, “artık yeni değerlendirme yapma zamanı geldi, çantada keklik gördüğünüz Maraş duruyor, değerlendirme yapın” denildiğini kaydetti.

“BU STATÜKO ZORLAMADAN DEĞİŞMEYECEK”

Olgun, Rumların ikiyüzlü tavır sergilediğini ifade ederek, “Kendi işlerine yarayan konularda ortak komite kuralım diyor, Kıbrıs Türk tarafının haklı olduğu konularda onu reddediyor. Rum tarafı tüm adaya kendi otoritesini yayma düşüncesinde. Biz de bunu zorlamak mecburiyetindeyiz. Bu statüko zorlanmadan değişmeyecek. Sadece müzakere masasında değişmeyecek. Rum tarafı müzakere masasını zaman kazanmak için yapıyor. Zorlamanın formüllerini anlaşılır kılmak lazım. Türk tarafının akıllı politika üretmesi lazım” şeklinde konuştu.

“HUKUK YOLUYLA ÇÖZÜLMESİ EN DOĞRU YOL” 

Maraş’taki hak sahipliği konusuna da değinen Olgun, bu konunun ihtilaflı bir konu olduğuna dikkat çekerek, “Oranın gerçek hak sahibi olduğunu iddia eden vakıflar var, ellerinde buranın İngiliz dönemi bakımında tapuları var. Vakıf mallarının statüsü değişemez. Onlar vakıf olarak kalmak zorunda. Bu da insanlık yararına vakfedilen mallar. İngiliz döneminde oradaki arazilerin büyük çoğunluğunu gayri yasal şekilde Rumlara devredilmiş. Vakıfların hak iddiası var. Rumlar da İngiliz bana verdi diyor. Vakıflar da kendi haklarına sahip çıkmaya çalışıyor. Belgeler ortaya çıktı. Oradaki hukuk gelişmeleri bir takım argümanlar üretiyor. Bunların sonuçlanması lazım. Taşınmaz mal komisyonu aracılığı ile değerlendirtilmesi en iyi yol. Hukuk yoluyla çözülmesi en doğru yol” dedi.

“ORTAK BİR POLİTİKA ÜRETİLMELİ” 

Ergün Olgun, şu anda Kıbrıs Türk hükümetinin izlediği politikanın doğru olduğunu ifade ederek, önemli önerilerde bulundu.

“Zorlanmadan Rumlar bir şey yapmayacak” diyen Olgun, “Maraş bu açıdan önemli. 2004 yılında Maraş iade edilecek alanlardandı. 93 yılında güven arttırıcı paket içinde Lefkoşa Uluslararası havaalanın açılması iki tarafa hizmet edecek şekilde, Maraş’ın da BM kontrolünde sahiplerine açılması öngörülüyordu. Rumlar bunu da reddetti. Hatta karar alarak kesinlikle bu söz konusu değil diyerek reddettiler. Şimdi zorlanınca ne yapacağız diye düşünmeye başladılar” hatırlatmasını yaptı.

Olgun, “Ben doğru bir politika olduğu kanaatindeyim. Hükümetin değerlendireme yapıp sonucunda tamamlandıktan sonra Türkiye, Cumhurbaşkanlığı ve KKTC hükümetinin ortak bir politika üretmesi lazım. Her kafadan bir ses çıkmamalı. Farklı konuşma içinde olmamaları lazım” önerisinde bulundu.

“ÇALIŞMA GENİŞ BİR ŞEKİLDE ELE ALINMALI” 

Şu anda hükümetin teknik çalışma yaptığına dikkat çeken Olgun, bölgenin açılmasının yanında yapılması gereken çok çalışma olduğuna da dikkat çekerek sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Bu meşru bir şey zaten. Bunun içinde neler var kapsamlı düşünülmeli. Hangi konsepte göre açılacak, alt yapı yatırımları kimler tarafından karşılanacak, burası için oluşturulacak özel bir yönetim olması gerekiyor. Buranın kurgulanmasına ihtiyaç var. Buraya dış yatırımın hangi boyutlarda olacağı konuşulması lazım. Oraya yapılacak yatırım Bafra’yı nasıl etkiler, bunları düşünmek lazım. Mesela Karpaz’a bilecek rol nedir? Bütünlüklü plan gerekiyor. Şu an yapılmaya çalışılan, tüm yünüyle meseleyi ele almak ki bu sektörden insanlar katıldı. Bu ön toplandıydı. Bundan sonra ihtisas toplantıları yapılması lazım. İnsan kaynakları yönü de var. Pazarlama yönü var. Sonrasında insanların nasıl geleceği konusu var. Ercan’ın uluslararası uçuşlara açılması yönü var”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.