banner40
02 Nisan 2018 Pazartesi 11:13
"Öncelikle hükümet, alacaklarında dövizden vazgeçerek, TL’ye geçmeli"

Ekonomist Okan Veli Şafaklı, hükümetin, döviz başta olmak üzere ülkenin içerisinde bulunduğu ekonomik çıkmaza önlem niteliğinde atacağı adımları görüşmek üzere, Meclis’te temsil edilen partilerle yapacağını açıkladığı istişare toplantılarından çıkabilecek olası sonuçları, Yeni Bakış gazetesinden Özlem Çimendal'a yorumladı. 

Dövize önlem mümkün değil

KKTC’de dövize önlem alınmasının mümkün olmadığını dile getiren Şafaklı, öncelikle devletin güçlü kaynakları olması gerektiğini mevcut yapıda ise, böyle bir şeyin gerçekleşemeyeceğine dikkat çekti. Şafaklı, KKTC kaynaklarının denk bütçe için uğraşmasına rağmen açık verdiğine işaret ederek, önlem almanın ilk yolunun devletten geçtiğini kaydetti. 

Güçlü kaynakların olması gerekir 

Şafaklı, devletin kendi alacaklarından vazgeçerek, kaynaklarından katkı yapması ile genelde ekonomik tedbirlerin özelde ise, dövize alınacak önlemlerin hayat bulacağına işaret ederek, bunun da şu anda hayalden öteye geçemeyeceğini kaydetti. 

KKTC piyasaya müdahalede yetersiz 

Okan Veli Şafaklı, KKTC yönetiminin piyasaya müdahale etmekte de yetersiz kalacağı gerçeğinin göz önünde olduğuna dikkat çekerek, piyasaya müdahalenin iki yönü olduğunu ifade etti. Şafaklı, “Döviz alanlar ve döviz verenler olmak üzere bu piyasa iki yönlüdür. Arz-talep ile oynarsanız denge bozulur. Dolayısı ile dövize bu şekilde bir önlem söz konusu değildir” dedi. 

“Devlet, kaynaklarını kullanarak, dövizde muafiyet sunmalı”

KKTC hükümetinin, döviz konusunda önlem alabilmesi için, döviz borçlananlara dövize yönelik rahatlama ve muafiyetler sunması gerektiğine işaret eden Şafaklı, “Devletin kaynakları ile döviz sıkıntısı olanlara muafiyet sunması gerekir, yine Merkez Bankası’nın döviz politikasının buna göre belirlenmesi gerekir” şeklinde konuştu. 

Öncelikle hükümet, alacaklarında dövizden vazgeçerek, TL’ye geçmeli 

Hükümetin önlemler çerçevesinde öncelikle, kendi alacaklarını döviz cinsinden almaktan vazgeçmesi ve kendi yükümlülüklerinden feragat etmesi gerektiğine işaret eden Şafaklı şöyle konuştu: Stopaj ve ithallerde dövizi TL’ye sabitlemek ve TL üzerinden işlem yapmak demek, devletin kendi alacaklarından feragat etmesini gerektirir. Bizim şu anda öyle bir lüksümüz yok, zaten KKTC bütçesi denk vermeyen bir bütçedir.

Tüketici kredilerinde TL şartı 

Faiz Yasası tartışmalarının da yoğunluk kazandığı şu günlerde, tüketici kredilerinin ticari olmaması nedeni ile döviz borçlanılmasının yasaklanmasının da bir önlem yolu olabileceğine dikkat çeken Şafaklı, “Ancak bankaların alacaklarının yani tahsillerinin döviz mi, TL mi olduğuna bakıldığında, dövizde tahsili gecikmiş batak kredi oranı yok verilere göre. Öncelikle devletin bunu açıklaması gerekmektedir. Çözüm üretmek için soruna bakmak lazım. Döviz kimlere zarar verdi, kimlere ne kadar hangi ölçülerde sıkıntı verdi, bunların tespit ederek açıklanması gerek” şeklinde konuştu. 

“TL ödenen döviz borçlanmışsa, o riski göze almış demektir”

Ekonomistlerin yıllardır söylediği tek şeyin TL ödenenin TL ile borçlanması gerektiğinin altını bir kez daha çizen Şafaklı, “TL ödenen biri döviz borçlanmışsa, ona göre riski de göze almış demektir. Ancak buna rağmen devletin yarattığı bir bağlılık var, stopaj ve alacaklar gibi. İşte burada önce devletin alacaklarını döviz değil, TL’ye endekslemesi gerekir. TL ödenenin TL borçlanması gerekirken, bugün bir araba kredisi bile döviz üzerinden alınıyor” dedi. 

banner41
“Ev-dükkan kira cinsi TL olanlara vergi indirimi yapılabilir” 

Diğer yandan, KKTC’de ev, dükkan kiraları ve daha birçok kiralama sisteminin döviz üzerinden olduğuna da dikkat çeken Şafaklı, bunun önüne geçilmesinin mümkün olduğunu, ancak yine iki taraflı düşünülmesi gerektiğini ifade etti. Şafaklı şunları söyledi: Yapılan sözleşmelerin TL karşılığı olması ve TL karşılığı yapanlara vergi ayrıcalığı tanınabilir ve TL olanların ödemelerinin de banka üzerinden olması kaydı ile sistemi sorunsuz işleterek bu yönüyle bir düzenleme getirebilir. Mal sahiplerine kiralarının döviz değil, TL üzerinden yapması şartı ile kira artışlarına hayat pahalılığı üzerinden artış getirmeleri salık verilebilir. Bunları da bankacılık sistemi üzerinden yapacaklar ki takip edebilsinler. Bugün üniversiteler bile bu sistemi uygulayarak, dövizdeki artışı göz önünde bulundurarak ya sabitlemeye ya da TL’ye geçişi sağlayabiliyor.”

“Hükümetin döviz üzerinden aldığı vergilerden vazgeçme lüksü yok”

Öncelikli olarak hükümetin dövize önlem alabilmesi için döviz üzerinden aldığı vergilerden vazgeçmesi ve vergide gerekirse indirime gitmesi gerektiğinin altını çizen Şafaklı, hükümetin böyle bir lüksü olmadığını söyledi. Siz bunları yapmaya kalkarsanız, devlet vergileri toplayamayacağı için açık artacak, bu defa da borçlanmayı artırarak, piyasadaki finansmanın maliyetini artırarak piyasaya başka zorluklar yaratacak” ifadelerini kullandı. 

“Elimiz mahkum gerçeğinden hareketle bu önlemler alınamadı”

Geçmiş hükümetin bu önlemleri alamamasının altında da bu gerçeklerin yattığına işaret eden Şafaklı, “Elimiz mahkum gerçeğinden hareketle bu önlemler alınamadı” dedi. Şafaklı, “Siz gerçekten dövize önlem almak istiyorsanız, öncelikle siz devlet olarak tüm işlemlerinizde TL kullanmak zorundasınız. Kiraları da sözleşmeleri de ülkedeki birçok şeyi TL üzerinden yoluna koyacaksınız, yeni düzenleme getireceksiniz, oto kontrol oluşturacaksınız ve buna uymayanlara da yaptırım uygulayacaksınız” diye konuştu. 

“Öncelikle devlet kendi elinde olan önlemleri almalı”

Dövize önlemin TL’ye endekslenmesi temelinde çok da mümkün olmadığının altını çizen Şafaklı, “Siz kalkıp diyemezsiniz ev kiralayan ya da dükkan kiralayana sözleşmesi devam ettiği sürece TL alacaksın diye. Arz-talep dengesinin korunması gerekmektedir. Bu iş iki yönlüdür. Siz bir tarafın üzerinden çözüm yapmaya çalışırken, diğer tarafa bir şey yapamayacaksanız bu bir işe yaramaz. Hükümet döviz üzerinden değil, dövizin yarattığı sorunlar üzerinden sonuç alabilir. İlk olarak, devlet olarak dövizin yarattığı maliyetin düşüreceği kendi elinizde olan önlemleri alacaksınız, daha sonra da ülkedeki kiraların TL bazında olmasını sağlayacaksınız. Daha sonra da Merkez Bankası ile yapılan çalışmalar ışığında batık krediler incelenerek, dövizin ve TL’nin oranları hesaplanmalıdır. Eğer batık kredilerde döviz, TL’den daha fazla ise Türkiye’deki gibi yasa ile bunun önüne geçerek, tüketici kredilerinin TL üzerinden yapılmasına müsaade edeceksiniz. Ancak böyle engellenebilir belki dövizin verdiği tahribat” ifadelerini kullandı. 

Batık kredilerde döviz, TL’den daha fazla değil 

Yapılan çalışmalar ışığında batık kredilerde dövizin, TL’den daha fazla olduğu yönünde bir realitenin de söz konusu olmadığına dikkat çeken Şafaklı, “Yani sorun o değil, döviz ile borçlananlar bugün ödüyor borçlarını” diye konuştu.

“Öncelikle ithal vergilerinin yüksekliğine çare bulunması gerekir”

Önemli olanın döviz borçlanmasından en çok kim veya kimlerin etkilendiğinin tespit edilmesi olduğunu anlatan Şafaklı, öncelikli olarak ithal vergilerinin yüksekliğine çare bulunması gerekir dedi. Şafaklı, “Devlet alacaklarını dövizden TL’ye çevrilecek, kiralar TL’ye çevrilecek ve ithal ürünler üzerinden ve döviz üzerinden alınan vergilerde TL’ye endeksleme yapılacak” şeklinde konuştu. 

“Dövize önlem lafla olmaz”

“Önlem lafla olmaz” diyen Şafaklı, geçmişte dövizin yarattığı krizin fırsata çevrilebileceğinin de birçok kez ekonomistlerce vurgulanmasına rağmen, hiçbir adım atılmamasını da eleştirdi. 

“Kriz fırsata çevrilmedi”

Şafaklı, “Dövizin yükselmesi bizim turizmimizi ucuzlatır ve Güney’deki malların Kuzey’e göre daha pahalı hale gelmesine neden olur. Siz bunu gelen turiste de Güney’e alışverişe gidene de gerekli farkındalıkları oluşturarak anlatacaksınız ve kayan ekonomiyi ülke içerisinde tutacaksınız. Ancak biz bunu da yapamadık” dedi. 

banner22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31