21 Şubat 2020 Cuma 10:07
948 Okunma
Özersay: Geldiğimiz nokta tamam değil

Bağımsız Cumhurbaşkanı adayı Kudret Özersay BRT’de yayınlanan Basın Odası programına konuk oldu.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, The Guardian Gazetesine verdiği röportaj nedeniyleTürkiye yetkilileri ile arasında  alevlenen gerilim ile ilgili konuşan Özersay, Akıncı’nın basın üzerinden, Türkiye ile konuşmasını eleştirdi.

Türkiye’ye ile güven yaratıcı önlemler alınması noktasına gelindiğine dikkat çeken Özersay “İki cumhurbaşkanı diyalog kurma noktasından uzaklaştı” dedi.

Özersay’ın konuşması şöyle:

Ben bu konu üzerinde durmadım. Çünkü burada üzülerek söylemek zorundayım ki seçim bağlantılı bir manevra gözlemliyorum. Yani Kıbrıs sorunun çözümü ile ilgili özellikle Crans Montana ertesinde, çözümün çok yakın olduğu oldu oluyor, olduğu gibi bir umut pek kalmadığı için ortada oradan yürümek yerine “Türkiye bizi yutuyor” gibi korku üzerinden siyasi strateji yürütüldüğünü düşünüyorum. O yüzden ben buna çok fazla girmedim ama daha önce Türkiye ile ilişkiler konusunda düşüncelerimi ortaya koydum. Bizim en önemli müttefikimiz, stratejik ortağımız, her hangi bir kapsamlı çözümde garanti sisteminin devamında çok güçlü bir toplumsal talep var ortada, bugüne kadar tüm bütün zor zamanlarımızda yanımızda durmuş bir Türkiye Cumhuriyeti.

Öte yandan Türkiye ile ilişkide bizim kavga etmeden de gırtlak gırtlağa gelmeden de dik durmamız mümkün. Çünkü kullanmamız gereken şey yumuşak güçtür. Bilgidir, birikimdir, ikna yeteneğidir, diplomasidir. Bunları kullandığımız taktirde, Türkiye Cumhuriyeti ile ilgili ilişkilerde çok daha eşitlikçi dengeli bir ilişkinin oluşabileceğine ben şahsen inanıyorum.

Burada önemli olan şey karşılıklı olarak güven vermemiz. Türkiye ile kurulacak olan ilişkide, basın üzerinden değil de doğrudan diyalog yöntemini izlememiz gerek. Ben şuna anlam veremiyorum. KKTC Cumhurbaşkanı, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanını telefonu kaldırdığında arayabilmesi gerek. Biz şu anda Kıbrıs Rum lideri ile Kıbrıs Türk liderinin bir telefon hattı ile bir birine bağlanmasını önemsiyoruz, krizleri önleyeceğini söylüyoruz ama şuan geldiğimiz noktadadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet başkanı ile bizim devlet başkanımız arasında böyle bir diyalog kalmadı. Bu sağlıklı bir durum değil. Kimseyi suçlamak için bunu söylemiyorum ama cumhurbaşkanı seçilmem durumda Türkiye Cumhuriyeti ile doğrudan diyalog, samimiyet üzerinden karşılıklı güvenin yeniden oluşmasını sağlamak olacak.

Öyle bir notaya geldik ki Kıbrıs Rum tarafı ile güven arttırıcı önlemlerden bahsederken, Türkiye ile güven arttırıcı önlemlere ihtiyaç duyduğumuz bir noktaya doğru gidiyoruz. Geldiğimiz nokta tamam değil.

“İki yanlış bir doğru etmiyor”

Ben bu ilişkiyi kavga etmeden dik durulabilecek olan eşitlikçi bir ilişkiye dönüştürebileceğim iddiasındayım. Zaten geçen yıllar içerinde dış politikayı şekillendirme bağlamında bunun örneklerini gördük. Ben “A” kişisi “B” kişisi onun söylediği, yanıt üzerinden bir yorum yapmak istemiyorum, ama şunu da söylemeden geçemem iki yanlış bir doğru etmiyor. Siyasette de etmiyor karşılıklı açıklamalarda da etmiyor. Bu yarayı derinleştirmemek lazım. Bu cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmak için bir gerilim siyaseti izlemek ya da bu gibi konular üzerinden spekülasyon yapmak size seçimde avantaj sağlayabilir, ama toplumsal barışı yitirirsiniz. En önemli tehlike bence budur. Bu şekilde yarayı derinleştirecek seçim yatırımı şeklinde yarayı durmadan kaşıyacak davranışların toplumsal barışın önüne geçen hatta seçimde size avantaj kazandırabilecek bir şey olabileceğini ama seçim ertesinde topluma kaybettirebileceğini hepimizin görmesi gerektiğine inanıyorum

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
yurttaş 2020-02-21 11:00:15

Bunun tek suçlusu sayın Akıncı mı?Sana hakaret edeni sen yanağında mı öpeceksin?saygı tek taraflı olmaz...

Avatar
Vatandaş 2020-02-21 12:12:48

Siz hiç bu güne kadar Rum tarafından herhangi bir siyasinin cumhurbaşkanımıza ağıza alınmayacak ifadelerle hakaret ettiklerini duydunuz mu? k-Keşke bu konuda da biraz sesiniz çıksaydı. Yazıklar olsun...